Yazı Detayı
09 Kasım 2019 - Cumartesi 15:02 Bu yazı 36 kez okundu
 
CUMHURİYET’TEN ÖNCE…
İSMAİL ZAN
 
 
 
 

 

Yarın, üşlemizin kurucucnu anacağız. 81 yıl değil, milyon yıl da geçse onu unutamayız. Bu ülke nasıl ki ilelebet yaşayacaksa Atatürk de kalplerde yaşamaya devam edecek. Ne çok şey borçluyuz ona değil mi?

Mazlum milleter arasında ilk kurtuluş mücadelesini veren ve ezilen uluslara örnek olan Atatürk Türkiye’si   en zorlu badireleri atlattı.  Sayısız ihanet yaşandı. Hatta ihanet diz boyuydu. Cumhuriyetimizin temellerini atan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yakın çevresinden de çok ihanet gördü. Nedeni ise padişahlığın ve halifeliğin devam ettirilmek istenmesiydi. Hatta onu zehirleyerek bile ortadan kaldırmaya çalışmışlardı. 
Maltepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Yardımcı Doç. Dr. Orhan Çekiç, bu yaşananları ayrıntılı bir şekilde ortaya koydu. 
Hatta orhan Çekiç’in bu anlatımı Ali Kuzu’nun Atatürk ve CHP’nin Saklı Tarihi” adlı kitabında yer aldı. 
Çekiç’in anlatımına göre CHP diye bir parti olmayacaktı. 
Lozan günleriydi. İsmet Paşa ve Türk heyeti 17 Kasım 1922’de Lozan’a hareket etmişti. İlahi adalet o ki: Aynı gün Sultan Vahdettin İngilizlere sığınmış, Malaya zırhlısıyla Malta’ya doğru kaçıyordu. Aradan bir kaç gün geçmişti. Lozan’da müzakereler sürüyor, kıyamet kopuyordu. Bir gün, Vekiller Heyeti Reisi yani Başbakan Rauf Bey, Gazi’nin TBMM’deki başkanlık odasına gelerek onu Refet (Bele) paşanın Etlik’teki bağ evine yemeğe davet etti. 
Rauf Bey, o günlerde Moskova Büyükelçimiz olan ve o sırada Ankara’da bulunan ortak arkadaşları Ali Fuat Cebesoy Paşa’nın da (Salacaklı Fuat) bu yemekte bulunması için Gazi’nin onayını aldı. Gazi, Rauf bey, Refet Paşa, akşam sofrada bir araya geldiler. 
Hatır sormalar henüz bitmiş, yemek bile başlamamıştı ki, Rauf bey Gazi’ye döndü; “Kemal” dedi, “Davetimizi kabul edip geldiğin için teşekkür ederiz. Yemeğin yanı sıra seninle baş başa konuşmak istediğimiz bir konu var. “
Hisleri onu yanıltmazdı. Bozuntuya vermedi. “Buyurun, konuşalım!” dedi.
Rauf bey eteğindeki taşları dökmeye başladı:
“Kemal! Bu Meclis senden korkuyor, o yüzden sana gelemiyor, tüm şikayetler başbakan olarak bana geliyor…”
Gazi şaşırdı, beli etmemeye çalıştı, “Neyimden korkuyorlarmış?” deyiverdi. 
Rauf bey konuya doğrudan girdi: “Senin Cumhuriyet kuracağından korkuyorlar. Dedikodular giderek yayılıyor. Bazen o kadar abartıyorlar ki, eline bir fırsat geçerse, senin padişahı bile bu ülkeden kovacağını söylüyorlar!...”
Soğuk kanlılığını korumaya çalışıyordu. Rauf bey ise içini dökmeye başladı:
“Kemal! Bu vatan tehlikeye düştü, işgale uğradı. En çok sen çaba gösterdin, kurtardın, biz de sana yardım ettik. Şimdi vatan kurtuldu.  Bize göre ‘emaneti sahibine’ iade etmenin zamanı geldi.”
Gazi yemek davetinin bir bahane olduğunu anlamıştı. “Peki, Rauf, Sultan Vahdettin için ne düşünüyorsun?”
Rauf Bey, “Kemal, benim babam padişahın baş mabeyinliğini yaptı. Boğazında padişahın ekmeği var. Şimdi o ekmek benim gırtlağımda. Ben yediğim ekmeğe ihanet etmem kardeşim. Rejim sorunum yok. Padişah bir İslam halifesi, ben de Müslüman’ım. Dini terbiyem nedeniyle  de padişaha bağlıyım. O makamlar uhrevi makamlar. Senin, benim gibi kişilerin ulaşabileceği makamlar değil. Kaldı ki bu milletin yüzlerce yıldan bu yana alıştığı yönetim de mutlakıyet yönetimidir, cumhuriyet değil.”
Ev sahibi Refet Paşa’ya döndü; “Sen ne düşünüyorsun Refet?” diye sordu. 
“Aynen Rauf bey gibi düşünüyorum Paşam!...”deyip kestirip attı Refet Paşa. 
Gazi masadaki Fuat Paşa’ya ,”Senin görüşün Fuat?” diye sordu. 
Fuat Paşa Gazi’nin Harbiye’den sınıf, hatta sıra arkadaşıydı. 
Gazi’nin yakın arkadışı Fuat Paşa, “Paşam” dedi, “Biliyorsunuz uzun süredir Moskova’daydım, duruma mittali değilim, izin verin birkaç gün düşüneyim.”
Yani o bile, “Kemal, ben senin arkandayım!...” diyemedi. 
Masada olmayan dördüncü kişi, Kazım Karabekir Paşa ise Erzurum’daydı ve telefonun öbür ucunda, bu toplantıdan çıkacak kararı bekliyordu. Beşinci kişiyse kendisiydi. Anadolu’ya çıkan ilk beş komutan işte masadaydılar ve henüz devlet kurulmamıştı ama kozlar paylaşılıyordu. 
“Benden ne yapmamı istiyorsunuz?” diye sordu Gazi. 
“Yarın kürsüye çık, bunları yapmayacağına söz ver!” dedi Raufbey. 
“Bana bir kağıt verin…” Bağ evinde gece yarısı kağıt bulamadılar, içtiği sigarının kapağını yırttı ve hırsla arkasına yazdı: “Günü geldiğinde padişahla ilgili kararı en yüce icrai organ olan  TBMM verecektir.” Yüksek sesle okudu ve sordu: “Bu sizi ve meclisi tatmin eder mi? Bunu yarın çıkıp okursam, sizce Meclis tatmin olur mu?”
“Hah, işte bu olur. Bunu çık, yarın kürsüden oku!...”dedi Rauf bey. Sofra buz gibi olmuştu. Ayrılırlarken gün ışıyordu.  O günden itibaren Gazi yollarını da bu arkadaşlarından ayırmak zorunda olduğunu görmüştü. 
Ertesi gün kürsüye çıktı ve yazdıklarını aynen okudu. Meclis ve komutanlarla bir tartışmaya girmeden bu krizi atlatmalıydı. Öyle de yaptı. 1921 Anayasasına göre Meclis her iki yılda bir seçim yapmak zorundaydı. Zaman gelmişti ve seçimlere gidildi. Gazi bu meclisten kurtuluyor gibiydi. Komutanlar yeniden endişeye düştüler: “Ya, Kemalist bir meclis gelirse!”
Gazi’yi meclise sokmamak için  seçim yasasına değiştirmeye karar verdiler. Erzurum Milletvekili Necati Bey, Samsun Milletvekili Emin Bey, Mersin Milletvekili Albay Emeklisi Çolak Selahattin bey, bir önerge hazırladılar:
1-Bundan böyle milletvekili adayının doğum yeri Misak-ı Milli sınurları içinde osun!..”Ancak Selanik dışındaydı. 
2-Milletvekili adaylığını koyduğu yerde en az beş senedir oturuyor olsun!” Mustafa Kemal cephelerde koşturmaktan değil beş yıl, 5 ay bile oturmamıştı. 
Hedef belliydi. Kendisini seçtirmemek için bu yapılıyordu. Bu önerge verilince kürsüye zorla çıktı ve avaz, avaz:
“Doğum yerim Selanik Misak-ı Milli sınırları dışında kalırken, devlet Selaniği tek kurşun atmadan Yunan’a verirken, bu millet bilsin ki ben diğer bir yurt köşesi Derne’de savaşıyordum. Hiç bir yerde 5 yıl oturmadım. Otursaydım, Bingazi’de, Derne’de, Sina’da, Filistin’de, Çanakkale’de, Kafkaslar’da, Sakarya’da olamazdım. Ama ben oralarda olmasaydım, bu efendilerin de doğum yerleri Allah korusun Misak-ı Milli sınırları dışında olurdu. Şimdi millete soruyor ve yanıtını milletten bekliyorum. “
Ve millet öyle düşünmüyordu. Çuvallar dolusu telgrafla olay protesto edildi, önerge geri cekildi. Gazi, Ankara’nın Bala ilçesinden Milletvekili seçilip meclise girdi ve Cumhuriyeti kurdu. Gazi, bu olayı hiç unutmadı ve Nutuk’ta tüm ayrıntısıyla yazdı. 
**

 
 
 
Etiketler: CUMHURİYET’TEN, ÖNCE…, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Keşke yiyebilsek
Sokağı konuşalım.
KARA TABLO
Atatürk ve CHP ne yaptı ki bu ülkeye?
HUYSUZUN HALİ
Yoksul ne yapsın?
Tünelin ucundaki ışık
YOLDAŞLIK DEYİP GEÇME
ÜÇ KARINCA
AZMİN ÖNEMİ
Söz ola kese savaşı
Herkes elini taşın altına koymalı
Yerinde dönüşüm mü?
Büyük konuşma
Unutmamak lazım *
Bir ahmağın sevgisi
Başka dünyaların yağmuru
Hoşgörülü olalım
Ortak olmayın
Nefsi yenmenin önemi
Samimi olmalıyız
Aklı kullanmayı bilmek?
Ne kaybederiz?
GENÇLER NEDEN NEDEN İŞSİZ?
Aslını unutma
İsabetli bir seçim yapmak gerek
Gramajlı aldatma
Kadın cinayetleri
Her şeyin karşılığı vardır
Pamuk eller cebe!
Dünyanın hali
Doğru duvar yıkılmaz!
Zor günlerden kurtulmak için
Bir Veli’nin nasihatı
Gece Davulcusu
Bir Öğretmen Hikayesi
Eşkıyaya Dua Eden Vaiz
İnsanı köleliştiren duygu
Şayban-ı Rai’nin hikayesi
Tövbe…
Bu gerçeği iyi anlamak gerek
Sevginin kılıcı çelik kılıçtan keskindir
Şehirleşme üzerine
Şehri bir el atın artık
Ölüm fermanı
Sözün gücü
Birileri şu kente el atsın
Başkanların işi zor!
ADANA’NIN HALİ
Atın Yavrusuna Nasihati
Aptal aşık
Yazık etmeyin
24 TEMMUZ BAYRAM DEĞİL
Bir çare bulmalı
Şehzadenin gerçek aşkı bulması
Adana’nın hali
Bir şey yapmalı
Sevgiyle geçelim dünyadan
YİTİRDİKLERİMİZ
Hz.Süleyman ve tacı
Sizlerden çok şey bekliyoruz
MISIR'DAKİ HAZİNE
Her türkünün hikayesi var
Sebahattin Ali üzerine
BİR MASAL VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (2)
Bir masal ve düşündürdükleri (1)
Şeyh ile padişah
Onlar yaşayacak
Şehir Hastanesi ve hırsız!
Apta kuşun hikayesi
Adalet demek uygun olanı yapmaktır
Cumhuriyet’te angarya yoktur
NAZIM USTA ...
Sözü uzatmamalı
17 Mart 1923 Tarsus
Mümin, müminin aynasıdır
Bu dünya zehir, öbür dünya cehennem olmasın!
Terzinin hilesi
Rızkın Mecburiyeti‏
İbrahim (a.s) ve Cebrail
Hz. İsa ahmaktan niye kaçtı?
Şiddete, tacize hayır!
Padişah’ın cariyeye olan aşkı
Zülkarneyn Kaf Dağında
Atam, gel görki ne halde senin çocukların
Avcının başına gelenler
İmkansızı başarmak ve devrimler
Toplumcu gerçek üzerine
Atın kusuru
Yükselen değer
İyilik ve kötülüğün hikayesi
Ahmağın sevgisi
Bir sevdadır Adana
'Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin!''
Bir sanatçı, yürek insanı ve Atatürk sevdalısı
Üç arkadaş
Aradan Perde Kalkınca
Susuz kalan kervan
Hz. Hamza’nın kahramanlığı
Doymayan nefs
Ya beni götürürlerse
Hz. Bilal’in hatası
Ulaşalmayacak hedef yoktur
Kararı zaman ve millet verir
Adana’yı kazandık!
Sineğin hayali
Bedevi’nin armağanı
MISIR'DAKİ HAZİNE
Üç Şehzade Öyküsü
ASKERLE GÜREŞ
Sağırın Hasta Ziyareti
Köylünün hali
Atatürk bizden biridir
SES VE İMAN
Şeyhin karısı
Naçizane öneriler
Sıkıntı büyük
Hz. Ömer ve Çalgıcı
Zahide
Atatürk’ün çocuk sevgisi…
Sutan Mahmut ve hırsızlar
Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki
Hz. Musa ve çoban
Ayının dostluğu
Şeyhin oğlu
Nutuk’tan!
İYİLİK VE KÖTÜLÜK
Şeyh İle Padişah
Bedevi’nin köpeği
Fil yavruları
Hz. Musa ve çoban
Peşin mi,Veresiye mi?
MISIR'DAKİ HAZİNE
Hileci vezir
Duyarlı olunursa sorun biter
Bir şairle iki vezir
Kötü huylu sofi
Hayvana işkence sadece kabahat
Helva yapma sırası oyuncularda
Sevginin gücü
Sahip çıkalım
Aşklar…
Topraklarımız…
Bizim köy öksüz kaldı
Hz. Ömer’in yangını söndürmesi
Gençliği de bitirdiniz
Emaneti getiren Melek
Koltuğa yapışılan yerde başarı olmaz
Yarının Adamı Olmak
Kaderin önüne geçemezsin
Atatürk’ü anlamak
Bilgin ile gemici
Aşk…
BSK
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı