26 YILLA YARGILANAN İSTİSMARCININ CEZA KARARI BOZULDU

Adalet Arayışı: Üç Kız Kardeşin İstismar Davası Yeniden Gündemde

26 YILLA YARGILANAN İSTİSMARCININ CEZA KARARI BOZULDU 

Adana'nın Kozan İlçesi'nde yaşanan korkunç bir olayın yankıları sürüyor. Üç kız kardeşe yıllarca sistematik cinsel istismarda bulunmakla suçlanan H.İ. adlı erkeğe verilen 26 yıllık ceza, Yargıtay'ın kararıyla bozuldu. Bu kararın ardından üç kız kardeş, adalet arayışlarına devam ediyor. 2019 yılında başlayan dava sürecinde, T.Y. isimli çocuğun annesine yaşadığı istismarı anlatması üzerine, diğer kardeşin de aynı kişi tarafından istismara uğradığı ortaya çıktı. Mahkemede sunulan raporlar, çocukların yaşadığı travmanın boyutunu ortaya koyarken, sanık H.İ. toplamda 26 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, Yargıtay'ın delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı bozması sonucunda, üç kız kardeşin adalet arayışı devam ediyor. Sanığın serbest bırakılması, ailede büyük bir endişe ve tedirginlik yaratmış durumda. Üç kız kardeş, adaletin sağlanması için 2 yıldır Yargıtay'dan gelecek kararı beklerken, toplumun desteğini alarak mücadelelerini sürdürüyor. Adaletin yerini bulması için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirtiyorlar.

İSTİSMAR MAĞDURU T.Y. "ADALETİN KULAĞI SAĞIR!"

Adana'nın Kozan İlçesi'nde yıllarca istismara uğrayan T.Y., adaletin işleyişine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. T.Y., şahsın rahatlıkla dolaşarak çocukları tehdit ettiğini ve cezasının bozulmasıyla cesaretlendiğini belirtti."Maalesef bu s** ruhlu insan dışarıda çocuklar bahçesini evine giriyor, yani toplumun ortasında elini kolunu sallaya sallaya rahatlıkla geziyor ve cezası bozulduğu için de yaptığı şeyi farklı olarak insanlara anlatarak çeşitli iftiralara başvuruyor" diyen T.Y., yaşadıklarıyla ilgili adaletin işlememesinden yakındı.Boşanma sürecinde olduğu iddialarının da gerçeği yansıtmadığını dile getiren T.Y., mahkemenin şahsın iddialarını ciddiye almadığını ve gereken araştırmaları yapmadığını savundu. Adaletin kanunu kulağı sağır olduğunu ifade eden T.Y., mağduriyetlerinin görmezden gelindiğini ve adaletin yerini bulmadığını söyledi. T.Y.'nin açıklamaları, toplumda infial yaratırken, adalet sisteminin hassasiyetle ele alınması gerektiği bir kez daha gündeme geldi.

“SUÇLULAR CEZA ALMADIĞI SÜRECE CESARETLERİ ARTACAK” 

T.Y., bu tür suçluların derhal yargılanması gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde suçlarını sürdüreceğini belirtti. İstanbul'da yaşanan benzer bir olayı örnek gösteren T.Y., suçluların ceza almadığı sürece cesaretlerinin artacağını dile getirdi ve en ağır cezalarla cezalandırılmalarını talep etti. Sosyal Hizmetler öğrencisi olduğunu ve bu olaylardan sonra böyle bir bölümü seçtiğini açıklayan T.Y., başka çocukların benzer travmaları yaşamaması için bu alanda eğitim almayı tercih ettiğini ifade etti. Suçlunun sürekli takip edilmesi gerektiğini ve cezaevine gönderilip en ağır cezayla yargılanması gerektiğini savunan T.Y., adaletin işlememesine dair eleştirilerini sürdürdü. Delil yetersizliği gerekçesiyle verilen kararın anlaşılmaz olduğunu belirten T.Y., hakimler ve savcıların bu tür insanları adaletin önüne çıkarırken daha duyarlı olmaları gerektiğini ifade etti. Ayrıca, birçok insanın benzer şikâyetlerde bulunduğunu ve bu şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

TOPLUM MAĞDURUN YANINDA DEĞİL SUÇLUNUN YANINDA

T.Y., toplumun mağdurların değil suçluların tarafında yer aldığını belirterek şunları söyledi: "Şahsın fiili bir tehdidi olmasa da, özellikle benim kolumu defalarca sıkarak üzerimde baskı oluşturdu. Aile içinde husumetli olduğu bir kişi tarafından şahitlik yaptırılarak, haksız yere suçlandık. Hiçbir şekilde para talep etmedik veya istemedik. Bu olay basına yansıdıktan sonra ailemize ve bize yönelik müstehcen yorumlar yapıldı. Bu yorumları da değerlendirerek bu kişiler hakkında dava süreci başlatacağım." Toplumda dejenere bir durumun olduğunu ve mağdurları cesaretlendirmek yerine suçlulara cesaret verildiğini söyleyen T.Y., "Ülkemiz katillerin, istismarcıların, tecavüzcülerin elini kolunu sallaya sallaya gezdiği cesaret aldığı bir ülke haline geldi. Maalesef ceza almayan suçlular büyük bir ödül kazanıyor ve toplumun bu gibi insanları cesaretlendirmesi daha büyük suçları doğuruyor. Kadınlarımız, şiddet mağdurları, istismara uğrayanlar cezalandırılıyor, onlar değil hepimiz baskı altındayız. Ben sadece bu mücadeleyi kendim için vermiyorum, bu toplumsal mücadelede sonuna kadar mücadele edeceğim. Bizlere ve ailemize yöneltilen bu gibi yorumların sahiplerine de suç duyurusunda bulunacağım." dedi.

"CEZASIZLIK POLİTİKALARI KADIN VE ÇOCUKLARI GÜVENCESİZLEŞTİRİYOR"

Adana'da üç kız kardeşe yıllarca sistematik cinsel istismarda bulunan H.İ.'ye verilen 26 yıl cezanın bozulmasının ardından, Adana Kadın Platformu harekete geçti. Platform üyeleri, Heykelli Park'ta bir araya gelerek cezasızlık politikalarına tepki gösterdi. Platform adına açıklama yapan Zeliha Korkmaz, kadınların ve çocukların kazanılmış haklarının her gün yeniden tartışmaya açıldığını vurgulayarak, "Cezasızlık politikaları ile çocukların ve kadınların yaşamlarını güvencesizleştiren erkek adalettir" dedi.Çocukların her türlü suçtan korunmasının devletin ve toplumun yükümlülüğü olduğunu belirten Korkmaz, "Verilen bu hukuksuz kararı tanımıyoruz. Başta çocuk hakları sözleşmesi ve çocuğu cinsel istismardan korumaya yönelik yasalar uygulanmalı. Çocuk istismarcısı H.İ. derhal tutuklansın. Üç kız kardeşi de sizin adaletinize bırakmayacağız. Davanın takipçisi olacağız" şeklinde konuştu.Platform üyeleri, adaletin sağlanması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtirken, çocukların ve kadınların güvende olması için toplumun desteklenmesi gerektiğini vurguladılar.