Babacan: En ağır mağduriyeti bu ülkenin gençleri yaşadı

 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programında gündemi değerlendirdi. Babacan şu ifadeleri kullandı:

 

“Ekonomik buhran yaşıyoruz”

“Adını koymak lazım. Bir ekonomik buhran yaşıyoruz. Bu, bir krizin ötesine geçti artık. Depresyon dediğimiz şey buhran. Normal bir kriz nedir? Ülke krize girer, çıkar. Ama bu hükûmet işin başında olduğu sürece buhrandan ne zaman, nasıl çıkacağınızla ilgili kimsenin bir fikri olmaz.”

 

‘Gençler kısa yoldan ekonomik durumunu düzeltmenin derdinde’

“Gençlerin bazıları evine kapanıyor; bazıları gece yaşıyor, gündüz uyuyor; bazıları kuponmuş, kumarmış, kısa yoldan nasıl ekonomik durumunu düzeltmenin derdinde. Genç işsizlik tarihî yüksek seviyelerde. Cizre’de gençlerle sohbet ettik. Bir arkadaşımız ‘TikTok kullanan varsa canlı yayın yapalım’ dedi. 19-20 yaşlarında bir genç ‘Canlı yayın yaparsak yarın polis alır beni götürür’ dedi. Bir muhalefet partisinin genel başkanıyla bir TikTok canlı yayınının polisin alıp götürme sebebi olabileceğine inanmış. Böyle bir ülkede ekonominin toparlanmasını nasıl bekleyebiliriz? Ekonomi öncelikle insanların yarınlara umutla bakabilmesini sağlayıcı bir ortam oluşturma meselesidir. Şu 4-5 yılda en ağır mağduriyet yaşayan kitle bu ülkenin gençleri.”

 

‘Döviz satışlarının ülkeye bir faydası olmadı’

“Merkez Bankası niye rezerv biriktiriyor? Rezerv para birimleri var. Rusya’dan doğal gaz alıyoruz, Rusya Türk Lirası kabul etmiyor. Suudi Arabistan’dan petrol alıyoruz, Suudi Arabistan Türk Lirası kabul etmiyor, döviz istiyor. Ayrıca deprem, ekonomik kriz, pandemi gibi sıkıntılar için döviz rezervi biriktirilir. Türkiye’deki sorun, bu döviz rezervinin çarçur edilmesi… Biz ona kibrit çakıp yakma ifadesini de kullandık. Çünkü bu döviz satışlarının bir faydası olmadı ülkeye, yani bir şey kazandırmadı.”

 

‘Merkez Bankası cayır cayır döviz yakıyor, kimsenin haberi yok’

“Temel sorun gizli kapaklı satılışı, toplumla ve piyasalarla paylaşılmaması. Niçin gizli saklı yaptınız diye soruyoruz. Hadi gizli saklı yaptınız, hiç olmazsa geçmişe doğru açıklayın. Mesela, 2019 yerel seçimlerinden önce piyasayı güzel göstermek için yoğun satış yapıldı deniyor, öyleyse bilmek isteriz. Kamu bankalarında kayıtlar var, çünkü satış yapan kamu bankası. Genel müdürleri isterlerse açıklayabilir. Merkez Bankası’nın kendi döviziydi, isterse Merkez Bankası açıklayabilir. Ne zaman ve ne kadar sattınız, diyoruz. Merkez Bankası’nın kuru belli bir noktada tutmak için döviz satma gibi bir görevi yok. Eğer öyle bir şey yaptıysa serbest kur rejimi değişti demektir. Belli bir kuru savunmak için Merkez Bankası cayır cayır döviz yakıyor, bundan kimsenin haberi yok. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Açıklamak şeffaflığın gereği, seçilmiş hükûmetler siyasi hesabını vermeye hazır olmalı.”

 

“Kiralık kasalardaki değerler vezneye girse ülke nefes alır”

“Bankalarda, kiralık kasa bulmak zor. Niye? Çünkü vatandaşlarımız gidip vezneye parasını yatıracaklarına ya da altın hesabı açacaklarına bodrum kata iniyorlar, kiralık kasaya koyuyorlar. Çünkü üst kata, vezneye koyduklarında para gidiyor, kredi olarak kullandırılıyor, şu oluyor, bu oluyor… Güvenmiyorlar. Her şeyi bir kenara bırakın, Türkiye’deki kiralık kasalardaki değerler, eksi birinci kattan zemin kata, vezneye girse ülke nefes alır.”

 

‘İtibarlı bir ülke olsaydık kendimizi salgında sigorta ederdik’

“Salgının ekonomide küresel bir kriz getireceği belliydi. Küresel mekanizmaların içinde olun, dedik. ABD Merkez Bankası 3 trilyon dolar para bastı. Bu büyük merkez bankaları 14 ülkeyle karşılıklı swap anlaşmaları yaptı. Birçok ülke kendini sigorta etti. Türkiye'nin talepte bulunduğunu ve taleplerin karşılanmadığını biliyoruz. Bu durum Türkiye’nin yeterince kaynak bulamamasını beraberinde getirdi. Türkiye para basmayı denedi. Rezervler ciddi şekilde azaldığı için basılan para kur krizini tetikledi. Rezerviniz eksi ise para basmanın ağır bedeli olur. Türkiye itibarlı, güvenilir bir ülke olsaydı bu hatlara mutlaka girer, kendini sigorta ettirmiş olurdu.”