KÜÇÜK, ACI KONUŞTU!

 

KHK’LAR YOK HÜKMÜNDEDİR
Adana Baro Başkanı Veli Küçük, “Sadece ve tamamen terörle mücadele yönüyle düzenlemeler yapılabilecek Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) bugün Anayasa Mahkemesi’nin geçmişte yaptığı inceleme uygulamasından vazgeçmesiyle yaşamın her alanını ilgilendiren konuları kapsayacak şekilde yapılması Anayasa’ya açıkça aykırı ve hukuken yok hükmündedir” dedi. 
Küçük, Adli yıl açılışı nedeniyle düzenlenen basın açıklamasında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Avukatlar odası Mahmut Esat Bozkurt salonunda gerçekleşen Adli yıl açılışına CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin ile avukatlar katıldı. 
Yeni adli yılın hayırlı olması temennisinde bulunan Küçük, yakın zaman önce hayatlarını kaybeden avukatlar Sabri Çeviker, Haşim Yaman ile Mustafa Tuncer Özveren’e Allah’tan rahmet ailelerine başsağlığı diledi. 
ANKETLERDE YARGIYA GÜVEN ÇIKMIYOR
Küçük, yargının tek koşulunun ‘adalet’ olduğuna dikkat çekerek, yapılan anketlerde ‘adalet’ kavramına ve yargıya güvenin son zamanlarda iyice azaldığına vurgu yaptı. Bir ankette “Herhangi bir nedenle yolunuz adliyeye düştüğünde adil bir karar çıkacağına inanıyor musunuz?” sorusuna ankete katılanların yüzde 73’ünün olumsuz yanıt verdiğini, yüzde 8’inin kararsız kaldığını, yüzde 19’luk bir kesimin ise evet cevabı verdiğini hatırlatan Küçük, “Bu oranlar toplum nezdinde olumsuz algının vahametini gösteriyor.” dedi. 
BAKANIN AÇIKLAMASI ‘FIKRA’ GİBİ 
Hakkında hiçbir somut ve ciddi delil olmadan, basit telefon ihbarı, sosyal medyadaki eleştirel nitelikteki paylaşımlarda bile insanların gözaltına alınarak tutuklandığı bir ‘cadı avı’ süreci yaşandığına dikkat çeken Küçük, “Yurttaşın lekelenmeme hakkının korunacağı yönündeki Adalet bakanının açıklaması fıkra gibi bir açıklamadır. Hukuk devleti söylemlerle değil uygulamalarla hayata geçmelidir” diye konuştu. 
TEK TİP KIYAFETE TEPKİ GÖSTERDİ 
Adana Baro Başkanı Veli Küçük, henüz şüpheli konumunda olan insanlara tek tip kıyafet giydirilmesine de tepki gösterip “Günümüzde artık ‘ortaçağ mantığı’ yeniden su yüzüne çıkmıştır. Yeni Adli yılda siyasi iktidarın kadrolaşma mantığıyla baktığı yargı istemiyoruz. Bugün tek parti iktidarında tüm kurumlar liyakat ilkesinden uzak, ayrıştırıcı politikalarla kendi görüşlerine yakın olanlarla işgal edilmiştir” diye konuştu.
İktidarın, parti devleti anlayışı, otoriter-totaliter anlayışla gün geçtikçe baskısını artırdığını, Olağanüstü Hal kararı ile bu güne kadar çıkarılan 28 KHK ile ülkeyi yönetmeye devam ettiğini anlatan Küçük, “Böyle bir tablo içerisinde hukuk devletinden, adaletten bahsetmek ve yeni adli yıla umutla bakabilmek çok zor olmakla birlikte, biz umudumuzu tazeleyerek, hukukçu hassasiyetimiz ve sorumluluğumuz ile mücadeleye devam edeceğiz” dedi. 
“SİYASAL AYAĞIN GİZLENMESİ ŞAŞIRTICI”
Geçen yıl yaşanan darbe girişimi sonucu 248 vatandaşın hayatını kaybettiğini, yüzlercesinin de yaralandığını dikkat çeken Küçük, bu felaketin sorumlularının yargı önünde hesap vermesini istedi. Küçük, şöyle devam etti: “Bu vahim olay siyasal iktidarın liyakattan uzak atamalar ve cemaat mensuplarının korunması neticesinde olmuştur. Bir hukuksuzluklar zincirinin siyasal ayağının gizlenmesi ve yok sayılmaya çalışılması ise şaşırtıcıdır ve asla kabul edilemeyecektir. Hukuk devletinde sorumluluğu ve dahli olan herkes hesap verecek, hak ettiği cezayı er ya da geç alacaktır.” 
OHAL KOŞULLARI OLUŞMADI FAKAT!
Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasına göre, hain darbe girişiminin 2 gün içinde bertaraf edildiğini hatırlatan Küçük, “AKP bunu yeterli görmemiş ve her ne kadar OHAL koşulları tam manasıyla oluşmasa da; 20 Temmuz’da olağanüstü hal ilan edilerek çok kısa sürede özellikle yargı, emniyet mensupları, milli eğitime bağlı kurumlardan çok sayıda ihraç, gözaltı ve tutuklama gerçekleştirilmiştir. Devlet kurumlarının tümüne ve üst düzeylerine kadar yerleşen, yerleştirilen terör örgütü mensuplarının buralara nasıl geldiği açıklanamamıştır. Bugüne kadar yapılan uygulamalarsa 20 Temmuz OHAL döneminin yapılan hukuksuzluklarla birlikte bir sivil darbe olduğunu, hukuk devletinin askıya alınarak, millet iradesinin yok sayılarak, bunun tecelli noktası Meclis devre dışı bırakıldığı bir süreç ile devam etmektedir. OHAL’in bir yılı aşacak şekilde uzatılması, ihraç, gözaltı ve tutuklamaların keyfiyete çevrilerek, muhalif kimliklere ve farklı seslere yöneltilerek cadı avı başlatılması kabul edilebilir bir durum değildir.”
“GÜLMEN VE ÖZAKÇA’YA ÖZGÜRLÜKLERİ VERİLMELİ”
Ülkede keyfi uygulamalar, demokrasi ve insan hakları ihlalleriyle binlerce insanın mağdur edildiğini dile getiren Küçük, “OHAL uygulamaları, hak ve özgürlükler adına, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi gibi daha birçok evrensel hukukun temel ilkelerini yerle bir etmiş, Cumhuriyetin 94 yıllık kazanımlarını geriye götüren, adeta ezip geçen hal almıştır. KHK ile işlerinden atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevinin 181. gününde. Ölümün karşısında yaşamı kutsama herkesin görevidir. Bu nedenle görev ve sorumluluk noktasında olanlara, telafisi imkansız sorunlar yaşanmadan bu sorunu çözmeleri için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” dedi. 
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ YENİDEN GELMELİ 
Küçük, Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay ve Niğde illerini kapsayan Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin göreve başladığını kaydederek, “Bu olumlu ve güzel gelişmeleri ülkemizin dosya sayısı en fazla 3. mahkemesi iken Konya’ya götürülen Bölge İdare Mahkemesi’nin yeniden Adana’ya gelmesi ve faaliyete geçmesi için de diliyoruz” dedi. 
“İKTİDAR YARGIDA KADROLAŞIYOR”
Adana Barosu’na mensup dört avukatın yazılı sınavları, akademi sınavını yüksek başarı puanlarıyla geçtiğini, ancak sözlü mülakatta elendiklerini hatırlatan Küçük, “Yayımlanan KHK ile 70 olan hakimlik-savcılık sınav barajı ortadan kaldırılmış, başarı puanı 54’e kadar gerilemiş, baromuz mensubu 4 meslektaşımız yanlı ve partizanca yaklaşımla “o bizden değildir mantığı ile hakim-savcı yapılmamıştır. Bu yolla siyasal iktidar, yargıda kadrolaşmaktadır. Bir kez daha söylüyoruz, tüm kurumlardan ellerinizi çekin ve liyakat ilkesini egemen kılın.” 
“KORKU İMPARATORLUĞU YIKILACAK”
Küçük, 15 yıldır tek başına iktidar olanların, toplumsal huzur ve barışı sağlaması gerektiğine dikkat çekerek, ancak iktidarın huzur ve barışı sağlamak yerine izlediği ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı politikalarla, farklı din, dil, ırk ve kültürleriyle tam bir mozaik olan Türkiye’de farklılıkları ayrıştırıcı unsur haline getirdiğini ileri sürdü. 
Küçük, şunları kaydetti: “Güzel ülkemiz, geçmiş dönemlere özenilerek ismine külliye denilen kaçak saraydan tek adam yöntemiyle yönetilemeyecek kadar büyüktür ve ülkesini seven yurtseverlerle doludur. Bu korku imparatorluğu yıkılarak ve güzel ülkemiz normal ve olağan günlerine dönerek, aynı zamanda çağdaşlaşma yolunda kazanımlarının üzerine ekleyerek, mutlaka gerçek demokrasiyi, hukuk devletini ve adaleti yakalayarak geleceğe ilerleyecektir.”