ÖZLEM ÖZGEÇ
Köşe Yazarı
ÖZLEM ÖZGEÇ
 

Kentsel dönüşüm şart

Kentsel dönüşüm uygulamalarının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri ile peşinden Şanlıurfa ve Adıyaman’ı vuran sel felaketlerinin ardından bir kez daha gördük. Son dönemlerde ülkemizde inşaat sektörü ülkenin dört bir yanında yeni yeni çok katlı binalar üretirken, arsa değeri yüksek yerlerde de “kentsel dönüşüm” adı altında ama esasen “yerinde dönüşüm” olan, eski binaları yıkıp, yerine yoğunluğu artırılmış şekilde yenilerini diktiler. Yap-satçılar bu yöntemle ceplerini doldururken, kentlere de yeni maliyetler, külfetler getirdiler. Çünkü, plansız programsız yapılan yerinde dönüşüm uygulamalarında, belediyelerin alt ve üst yapı hizmetleri yetersiz kaldı. Oysa, yap-satçıların yerinde dönüşüm projelerinden çok, yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar, kentlerin eskimiş, yerleşim alanlarına gerçek anlamda kentsel dönüşüm projeleri uygulamış olsalardı, öyle sanıyorum ki, biz bu felaketlerde daha az can kaybı yaşardık. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, son günlerde her fırsatta tarım alanlarının artık yapılaşmamaya açılmaması yönünde açıklamalar yapıyor. Bu açıklamaları önemsiyorum. Ama bunun hayat bulması için de acil önlemler alınması gerekmez mi? Yerel yönetimler, kentleri planlarken, imar uygulamalarını yaparken, bu gerçekten yola çıkarak hareket etmelidir. İmar rantı yerine kentsel rant yaratarak, kent halkının da çıkarını gözetmeleri gerekir. Ama ne yazık ki ülkemizde bunun hep tersi yaşanmış, bir avuç rantiyecinin çıkarları ön planda tutulmuştur. İleri ki süreçlerde daha fazla acı yaşamamamız için kentsel dönüşüm projeleri bir an önce hayata geçirilmelidir.
Ekleme Tarihi: 24 Mart 2023 - Cuma

Kentsel dönüşüm şart


Kentsel dönüşüm uygulamalarının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri ile peşinden Şanlıurfa ve Adıyaman’ı vuran sel felaketlerinin ardından bir kez daha gördük.
Son dönemlerde ülkemizde inşaat sektörü ülkenin dört bir yanında yeni yeni çok katlı binalar üretirken, arsa değeri yüksek yerlerde de “kentsel dönüşüm” adı altında ama esasen “yerinde dönüşüm” olan, eski binaları yıkıp, yerine yoğunluğu artırılmış şekilde yenilerini diktiler.
Yap-satçılar bu yöntemle ceplerini doldururken, kentlere de yeni maliyetler, külfetler getirdiler. Çünkü, plansız programsız yapılan yerinde dönüşüm uygulamalarında, belediyelerin alt ve üst yapı hizmetleri yetersiz kaldı.
Oysa, yap-satçıların yerinde dönüşüm projelerinden çok, yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar, kentlerin eskimiş, yerleşim alanlarına gerçek anlamda kentsel dönüşüm projeleri uygulamış olsalardı, öyle sanıyorum ki, biz bu felaketlerde daha az can kaybı yaşardık.
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, son günlerde her fırsatta tarım alanlarının artık yapılaşmamaya açılmaması yönünde açıklamalar yapıyor. Bu açıklamaları önemsiyorum. Ama bunun hayat bulması için de acil önlemler alınması gerekmez mi? Yerel yönetimler, kentleri planlarken, imar uygulamalarını yaparken, bu gerçekten yola çıkarak hareket etmelidir. İmar rantı yerine kentsel rant yaratarak, kent halkının da çıkarını gözetmeleri gerekir. Ama ne yazık ki ülkemizde bunun hep tersi yaşanmış, bir avuç rantiyecinin çıkarları ön planda tutulmuştur.
İleri ki süreçlerde daha fazla acı yaşamamamız için kentsel dönüşüm projeleri bir an önce hayata geçirilmelidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.