“Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılmalıdır”

GÜNDEM 13.10.2026 - 11:39, Güncelleme: 13.10.2026 - 11:39 276 kez okundu.
 

“Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılmalıdır”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, afetleri yalnızca doğanın kaçınılmaz sonuçları olarak göstermenin, yaşanan yıkımların arkasındaki siyasi tercihleri ve yönetsel sorumlulukları görünmez hale getirebileceğini söyledi. 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla açıklama yapan Tatar, özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin risk azaltma politikalarındaki eksikliklerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu dile getirdi.
Afetlere karşı dirençli kentlerin bilimsel planlama, güvenli yapılaşma ve etkin denetimle oluşturulabileceğini vurgulayan JMO Şube Başkanı Dr. Tatar, güvenli yaşam hakkının kamusal bir sorumluluk olduğunu söyledi. Kapsamlı bir Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılması gerektiğini belirten Tatar, kentsel dönüşüm çalışmalarının rant ve yapı yoğunluğunu artırmaya değil, güvenli yerleşim alanları oluşturmaya hizmet etmesi gerektiğini dile getirdi. ….. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, afetlere karşı dirençli kentlerin bilimsel planlama, güvenli yapılaşma ve etkin denetimle oluşturulabileceğini vurguladı. Tatar, “Afetler kader değildir. Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur” dedi. 2026 Yılının Teması: “Dirençlilik Evde Başlar” TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında yaptığı açıklamada, afetlere hazırlığın evlerden başlayarak toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen günün 2026 yılı temasının “Dirençlilik Evde Başlar” olarak belirlendiğini ifade eden Dr. Mehmet Tatar, evlerin afetlerden en fazla etkilenebilen yaşam alanları arasında bulunduğunu, aynı zamanda afetlere hazırlığın da temelini oluşturduğunu kaydetti. Tatar, güvenli konutlarda yaşamanın, bilimsel planlamanın ve afet risklerini azaltmaya yönelik kamusal politikaların önemine dikkat çekerek kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları somut adımlar atmaya çağırdı. “Afetler Kader Değildir” Afetlerin yalnızca doğa olaylarının kaçınılmaz sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, deprem, heyelan, kaya düşmesi, sel, taşkın, çığ, kuraklık, tsunami ve obruk oluşumu gibi olayların doğal süreçlerin parçası olduğunu belirtti. Bu olayların büyük yıkımlara ve can kayıplarına dönüşmesinin önlenebileceğine işaret eden Tatar, yanlış yer seçimi, denetimsiz yapılaşma, bilimsel verileri dikkate almayan planlama kararları ve kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin afet risklerini artırdığını ifade etti. Afetleri yalnızca doğanın kaçınılmaz sonuçları olarak göstermenin, yaşanan yıkımların arkasındaki siyasi tercihleri ve yönetsel sorumlulukları görünmez hale getirebileceğini belirten Tatar, özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin risk azaltma politikalarındaki eksikliklerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu kaydetti. Dr. Mehmet Tatar, her afetin ardından benzer kayıpların yaşanmasını normalleştiren anlayışın terk edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de Jeolojik Tehlikeler Büyük Risk Oluşturuyor Türkiye’nin çok sayıda jeolojik kökenli tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirten Dr. Mehmet Tatar; diri faylar, heyelan ve kaya düşmesi alanları, tıbbi jeoloji açısından riskli bölgeler, dere yataklarındaki yapılaşma, obruk oluşumuna duyarlı alanlar, yeraltı suyu kirliliği ve volkanik tehlikelere dikkat çekti. Jeolojik tehlikelerin önceden belirlenmesi ve elde edilen verilerin yerleşim alanlarının planlanmasında dikkate alınması gerektiğini belirten JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, afet risklerinin azaltılmasında bilimsel araştırmaların ve mühendislik hizmetlerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti. “Afet Risklerini Azaltacak Yasal Düzenlemeler Yapılmalı” Açıklamasında yasal düzenlemelerdeki eksikliklere de değinen Dr. Mehmet Tatar, afet risklerinin azaltılmasını bütüncül ve bağlayıcı bir çerçeveye kavuşturacak kapsamlı bir Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılması gerektiğini belirtti. Tatar, diri faylar üzerindeki yapılaşmayı düzenlemeye yönelik bir Fay Yasası ile Cumhurbaşkanı tarafından kurulacağı ifade edilen Afet Bakanlığına ilişkin düzenlemelerin henüz hayata geçirilmemesini önemli eksiklikler arasında gösterdi. Afet yönetiminde yalnızca afet sonrasında müdahaleye odaklanan yaklaşımın yeterli olmadığını vurgulayan Tatar, risklerin önceden belirlenmesi, önleyici politikaların uygulanması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. “Kentsel Dönüşüm Güvenli Yaşam Alanları Oluşturmalı” Kentsel dönüşüm çalışmalarının rant ve yapı yoğunluğunu artırmaya değil, güvenli yerleşim alanları oluşturmaya hizmet etmesi gerektiğini belirten Tatar, yapılaşma kararlarında zemin özellikleri ve jeolojik tehlikelerin mutlaka dikkate alınması çağrısında bulundu. Güvenli barınma hakkının ekonomik koşullardan bağımsız olarak bütün yurttaşlar için güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Dr. Mehmet Tatar, afetlere dirençli kentlerin ancak bilim ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış planlar, doğru idari kararlar ve etkili denetimle kurulabileceğini vurguladı. “Afetlere Ayrılan Kaynaklar Riskleri Azaltmaya Yönlendirilmeli” Türkiye’nin her yıl afetler nedeniyle önemli ekonomik kayıplar yaşadığına dikkat çeken Tatar, afetlerin ardından oluşan zararların karşılanmasına kaynak ayırmak yerine, afetlerden önce riskleri azaltmaya yönelik çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Türkiye’de afetlerin ekonomik maliyetinin gayrisafi millî hasılanın yüzde 5 ila 7’si arasında değişen oranlara ulaşabildiğini ifade ederek bilimsel araştırmaların ve kamusal yatırımların artırılması, mühendislik hizmetlerinin geliştirilmesi ve kamu denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Afetlere yol açan ihmallerin ve yanlış politikaların sonuçlarının normalleştirilemeyeceğini belirten Tatar, risk azaltma çalışmalarının ertelenebilir bir harcama değil, toplumun yaşam hakkını koruyan temel bir kamu yatırımı olarak görülmesi gerektiğini söyledi. “Güvenli Yaşam Hakkı Kamusal Sorumluluktur” 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla yetkililere çağrıda bulunan Dr. Mehmet Tatar, afet risklerini azaltmanın öncelikli bir kamu politikası haline getirilmesini istedi. Afetlere dirençli kentlerin afet sonrasında verilen sözlerle değil, afet öncesinde bilim ve mühendisliğin rehberliğinde alınan kararlarla inşa edilebileceğini vurgulayan Tatar “Afetler kader değildir! Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur.” dedi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, afetleri yalnızca doğanın kaçınılmaz sonuçları olarak göstermenin, yaşanan yıkımların arkasındaki siyasi tercihleri ve yönetsel sorumlulukları görünmez hale getirebileceğini söyledi. 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla açıklama yapan Tatar, özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin risk azaltma politikalarındaki eksikliklerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu dile getirdi.


Afetlere karşı dirençli kentlerin bilimsel planlama, güvenli yapılaşma ve etkin denetimle oluşturulabileceğini vurgulayan JMO Şube Başkanı Dr. Tatar, güvenli yaşam hakkının kamusal bir sorumluluk olduğunu söyledi. Kapsamlı bir Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılması gerektiğini belirten Tatar, kentsel dönüşüm çalışmalarının rant ve yapı yoğunluğunu artırmaya değil, güvenli yerleşim alanları oluşturmaya hizmet etmesi gerektiğini dile getirdi.
…..

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, afetlere karşı dirençli kentlerin bilimsel planlama, güvenli yapılaşma ve etkin denetimle oluşturulabileceğini vurguladı. Tatar, “Afetler kader değildir. Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur” dedi.
2026 Yılının Teması: “Dirençlilik Evde Başlar”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında yaptığı açıklamada, afetlere hazırlığın evlerden başlayarak toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini belirtti.
Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen günün 2026 yılı temasının “Dirençlilik Evde Başlar” olarak belirlendiğini ifade eden Dr. Mehmet Tatar, evlerin afetlerden en fazla etkilenebilen yaşam alanları arasında bulunduğunu, aynı zamanda afetlere hazırlığın da temelini oluşturduğunu kaydetti.
Tatar, güvenli konutlarda yaşamanın, bilimsel planlamanın ve afet risklerini azaltmaya yönelik kamusal politikaların önemine dikkat çekerek kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları somut adımlar atmaya çağırdı.
“Afetler Kader Değildir”
Afetlerin yalnızca doğa olaylarının kaçınılmaz sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, deprem, heyelan, kaya düşmesi, sel, taşkın, çığ, kuraklık, tsunami ve obruk oluşumu gibi olayların doğal süreçlerin parçası olduğunu belirtti.
Bu olayların büyük yıkımlara ve can kayıplarına dönüşmesinin önlenebileceğine işaret eden Tatar, yanlış yer seçimi, denetimsiz yapılaşma, bilimsel verileri dikkate almayan planlama kararları ve kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin afet risklerini artırdığını ifade etti.
Afetleri yalnızca doğanın kaçınılmaz sonuçları olarak göstermenin, yaşanan yıkımların arkasındaki siyasi tercihleri ve yönetsel sorumlulukları görünmez hale getirebileceğini belirten Tatar, özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin risk azaltma politikalarındaki eksikliklerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu kaydetti.
Dr. Mehmet Tatar, her afetin ardından benzer kayıpların yaşanmasını normalleştiren anlayışın terk edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de Jeolojik Tehlikeler Büyük Risk Oluşturuyor
Türkiye’nin çok sayıda jeolojik kökenli tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirten Dr. Mehmet Tatar; diri faylar, heyelan ve kaya düşmesi alanları, tıbbi jeoloji açısından riskli bölgeler, dere yataklarındaki yapılaşma, obruk oluşumuna duyarlı alanlar, yeraltı suyu kirliliği ve volkanik tehlikelere dikkat çekti.
Jeolojik tehlikelerin önceden belirlenmesi ve elde edilen verilerin yerleşim alanlarının planlanmasında dikkate alınması gerektiğini belirten JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, afet risklerinin azaltılmasında bilimsel araştırmaların ve mühendislik hizmetlerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti.
“Afet Risklerini Azaltacak Yasal Düzenlemeler Yapılmalı”
Açıklamasında yasal düzenlemelerdeki eksikliklere de değinen Dr. Mehmet Tatar, afet risklerinin azaltılmasını bütüncül ve bağlayıcı bir çerçeveye kavuşturacak kapsamlı bir Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılması gerektiğini belirtti.
Tatar, diri faylar üzerindeki yapılaşmayı düzenlemeye yönelik bir Fay Yasası ile Cumhurbaşkanı tarafından kurulacağı ifade edilen Afet Bakanlığına ilişkin düzenlemelerin henüz hayata geçirilmemesini önemli eksiklikler arasında gösterdi.
Afet yönetiminde yalnızca afet sonrasında müdahaleye odaklanan yaklaşımın yeterli olmadığını vurgulayan Tatar, risklerin önceden belirlenmesi, önleyici politikaların uygulanması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kentsel Dönüşüm Güvenli Yaşam Alanları Oluşturmalı”
Kentsel dönüşüm çalışmalarının rant ve yapı yoğunluğunu artırmaya değil, güvenli yerleşim alanları oluşturmaya hizmet etmesi gerektiğini belirten Tatar, yapılaşma kararlarında zemin özellikleri ve jeolojik tehlikelerin mutlaka dikkate alınması çağrısında bulundu.
Güvenli barınma hakkının ekonomik koşullardan bağımsız olarak bütün yurttaşlar için güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Dr. Mehmet Tatar, afetlere dirençli kentlerin ancak bilim ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış planlar, doğru idari kararlar ve etkili denetimle kurulabileceğini vurguladı.
“Afetlere Ayrılan Kaynaklar Riskleri Azaltmaya Yönlendirilmeli”
Türkiye’nin her yıl afetler nedeniyle önemli ekonomik kayıplar yaşadığına dikkat çeken Tatar, afetlerin ardından oluşan zararların karşılanmasına kaynak ayırmak yerine, afetlerden önce riskleri azaltmaya yönelik çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Türkiye’de afetlerin ekonomik maliyetinin gayrisafi millî hasılanın yüzde 5 ila 7’si arasında değişen oranlara ulaşabildiğini ifade ederek bilimsel araştırmaların ve kamusal yatırımların artırılması, mühendislik hizmetlerinin geliştirilmesi ve kamu denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Afetlere yol açan ihmallerin ve yanlış politikaların sonuçlarının normalleştirilemeyeceğini belirten Tatar, risk azaltma çalışmalarının ertelenebilir bir harcama değil, toplumun yaşam hakkını koruyan temel bir kamu yatırımı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
“Güvenli Yaşam Hakkı Kamusal Sorumluluktur”
13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla yetkililere çağrıda bulunan Dr. Mehmet Tatar, afet risklerini azaltmanın öncelikli bir kamu politikası haline getirilmesini istedi.
Afetlere dirençli kentlerin afet sonrasında verilen sözlerle değil, afet öncesinde bilim ve mühendisliğin rehberliğinde alınan kararlarla inşa edilebileceğini vurgulayan Tatar “Afetler kader değildir! Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur.” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.