"BUĞDAY ÜRETİMİ YETERSİZ”

GÜNDEM 24.06.2024 - 12:36, Güncelleme: 24.06.2024 - 12:36 3678 kez okundu.
 

"BUĞDAY ÜRETİMİ YETERSİZ”

Türkiye’nin Buğday Krizi: Çiftçi Zarar Ediyor, Kazanan Başkaları
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2024 yılı için açıklanan buğday alım fiyatları, Türkiye'deki tarım sektörünün sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. TMO'nun belirlediği fiyatlar, çiftçilerin ekim masraflarını bile karşılamaktan uzak kalırken, Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, çiftçilerin bu duruma yönelik tepkilerini dile getirdi.Suiçmez, buğday üretimindeki düşüşe dikkat çekerek, "1980’de Türkiye’nin nüfusu 43 milyonken biz 17,5 milyon ton buğday üretiyorduk. Son 10 yıla baktığımızda ortalama 20 milyon ton gibi bir buğday üretimi var. Peki, nüfus sürekli artarken bu buğday üretimi yeterli mi? TÜİK rakamlarına göre 17,5 milyon ton buğday üretildiğinde kendi kendimize yeterliliğimiz yüzde 87’lerdeydi, 19,5 milyon ton olduğunda ise yüzde 97’lerdeydi" dedi. "GİRDİ MALİYETLERİ ÇOK YÜKSEK” Suiçmez şöyle devam etti: "Geçen yıl 22 milyon tona yakın bir buğday üretimi oldu ve bu yıl TÜİK’in birinci tahminine göre 21 milyon ton, ikinci tahmininde ise 20 milyon tona kadar düştü," ifadelerini kullandı. Buğday üretimindeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çeken Suiçmez, "Mazot, tohum, ilaç ve sulama-elektrik maliyetlerinin yüksek olduğu bir ortamda TÜİK’e göre tarımsal girdi fiyat endeksi yüzde 49,9. Durum böyleyken girdi maliyetleri ile ilgili somut destekler gerekiyor ki çiftçi girdi kullanabilsin. Sulak tarım yapılan bölgelerde küçük çiftçilik yaygın. Bu çiftçilerin öz sermayesi yeterli olmadığı için çektiği kredinin karşılığı olarak arazisini, traktörünü, hayvanını ipotek ettiriyor. Eğer ki kar edemezse ipotek ettiği şeyler elinden alınıyor," dedi. "BUĞDAY İTHALATI YASAKLANMALI” Suiçmez, çiftçinin buğday üretmemesinin doğuracağı sorunları işaret ederek, "TMO’nun açıkladığı rakamlardan sonra gelecek yıl buğday üretiminin azalacağını tahmin etmek zor değil. Bu aşamalarda çözüm ithalatçı politikalarda aranıyor. Şimdi Rusya-Ukrayna Savaşı’nda, biz Rusya’dan hem buğday, arpa ve ayçiçek yağı dâhil olmak üzere çeşitli tarım ürünleri alırken geçen yıl 12 milyon tona yakın buğday aldık. TMO’nun şimdi buğday depoları doluyken bu yıl açıklanan buğday fiyatları hem geç açıklanması hem de girdi maliyetlerinin altında açıklanması 2024 yılında buğday piyasasının özel sektörün insafına bırakıldığı anlamına geliyor," şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİYE SOMUT DESTEKLER GEREKİYOR” 2024 yılının ilk üç ayında 1,2 milyon tonluk bir buğday ithalatı yapıldığını belirten Suiçmez, "İthalat politikasının yanlış olduğunu vurgulamak istiyorum. 31 Ekim’e kadar ithalat yasaklandı ama bu geçici bir çözüm. İthalata bağımlı bir tarım politikası uzun vadede yerli üreticiyi daha da zor durumda bırakacak. Ayrıca, sanayicilere verilen ucuz buğdayın zamanında teslim edilmemesi, fiyatların yükselmesine neden olacak. Bu da çiftçinin daha fazla zarara uğramasına sebep olacak," dedi.Buğday üretiminde girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Suiçmez, "Çiftçilerin ayakta kalabilmesi için mazot, tohum, ilaç ve sulama-elektrik gibi girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor. Aksi takdirde, çiftçiler üretimden çekilecek ve bu da Türkiye'nin gıda güvenliği açısından büyük bir risk oluşturacak," ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Buğday Krizi: Çiftçi Zarar Ediyor, Kazanan Başkaları

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2024 yılı için açıklanan buğday alım fiyatları, Türkiye'deki tarım sektörünün sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. TMO'nun belirlediği fiyatlar, çiftçilerin ekim masraflarını bile karşılamaktan uzak kalırken, Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, çiftçilerin bu duruma yönelik tepkilerini dile getirdi.Suiçmez, buğday üretimindeki düşüşe dikkat çekerek, "1980’de Türkiye’nin nüfusu 43 milyonken biz 17,5 milyon ton buğday üretiyorduk. Son 10 yıla baktığımızda ortalama 20 milyon ton gibi bir buğday üretimi var. Peki, nüfus sürekli artarken bu buğday üretimi yeterli mi? TÜİK rakamlarına göre 17,5 milyon ton buğday üretildiğinde kendi kendimize yeterliliğimiz yüzde 87’lerdeydi, 19,5 milyon ton olduğunda ise yüzde 97’lerdeydi" dedi.

"GİRDİ MALİYETLERİ ÇOK YÜKSEK”

Suiçmez şöyle devam etti: "Geçen yıl 22 milyon tona yakın bir buğday üretimi oldu ve bu yıl TÜİK’in birinci tahminine göre 21 milyon ton, ikinci tahmininde ise 20 milyon tona kadar düştü," ifadelerini kullandı. Buğday üretimindeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çeken Suiçmez, "Mazot, tohum, ilaç ve sulama-elektrik maliyetlerinin yüksek olduğu bir ortamda TÜİK’e göre tarımsal girdi fiyat endeksi yüzde 49,9. Durum böyleyken girdi maliyetleri ile ilgili somut destekler gerekiyor ki çiftçi girdi kullanabilsin. Sulak tarım yapılan bölgelerde küçük çiftçilik yaygın. Bu çiftçilerin öz sermayesi yeterli olmadığı için çektiği kredinin karşılığı olarak arazisini, traktörünü, hayvanını ipotek ettiriyor. Eğer ki kar edemezse ipotek ettiği şeyler elinden alınıyor," dedi.

"BUĞDAY İTHALATI YASAKLANMALI”

Suiçmez, çiftçinin buğday üretmemesinin doğuracağı sorunları işaret ederek, "TMO’nun açıkladığı rakamlardan sonra gelecek yıl buğday üretiminin azalacağını tahmin etmek zor değil. Bu aşamalarda çözüm ithalatçı politikalarda aranıyor. Şimdi Rusya-Ukrayna Savaşı’nda, biz Rusya’dan hem buğday, arpa ve ayçiçek yağı dâhil olmak üzere çeşitli tarım ürünleri alırken geçen yıl 12 milyon tona yakın buğday aldık. TMO’nun şimdi buğday depoları doluyken bu yıl açıklanan buğday fiyatları hem geç açıklanması hem de girdi maliyetlerinin altında açıklanması 2024 yılında buğday piyasasının özel sektörün insafına bırakıldığı anlamına geliyor," şeklinde konuştu.

“ÇİFTÇİYE SOMUT DESTEKLER GEREKİYOR”

2024 yılının ilk üç ayında 1,2 milyon tonluk bir buğday ithalatı yapıldığını belirten Suiçmez, "İthalat politikasının yanlış olduğunu vurgulamak istiyorum. 31 Ekim’e kadar ithalat yasaklandı ama bu geçici bir çözüm. İthalata bağımlı bir tarım politikası uzun vadede yerli üreticiyi daha da zor durumda bırakacak. Ayrıca, sanayicilere verilen ucuz buğdayın zamanında teslim edilmemesi, fiyatların yükselmesine neden olacak. Bu da çiftçinin daha fazla zarara uğramasına sebep olacak," dedi.Buğday üretiminde girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Suiçmez, "Çiftçilerin ayakta kalabilmesi için mazot, tohum, ilaç ve sulama-elektrik gibi girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor. Aksi takdirde, çiftçiler üretimden çekilecek ve bu da Türkiye'nin gıda güvenliği açısından büyük bir risk oluşturacak," ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.