Türk üniversiteleri COP31'e ortak gelecek için hazırlanıyor

GÜNDEM 14.08.2026 - 14:58, Güncelleme: 14.08.2026 - 14:58 173 kez okundu.
 

Türk üniversiteleri COP31'e ortak gelecek için hazırlanıyor

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, COP31'in iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek, bugüne kadar yürütülen çalışmaların artık daha somut sonuçlara dönüşmesi gerektiğini söyledi. İklim krizinin beklenenden daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Mandal, "Bugüne kadar farkındalık oluşturmayı konuştuk. Ama artık öyle bir dönemdeyiz ki bu bir tercih değil, zorunluluk. 1,5 derece hedefinde öngörülen kritik eşiğe beklenenden çok daha önce ulaştık. Önümüzde kaybedecek zaman kalmadı. Bundan sonra hedef koymanın ötesinde, o hedeflere ulaşacak eylemleri çok daha etkili ve verimli şekilde hayata geçirmek zorundayız." dedi.
YÖK’ün internet sitesindeki açıklamada, bilim diplomasisinin COP31'in en önemli başlıklarından biri olacağını vurgulayan Mandal, üniversitelerin ortak akılla hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Daha fazla bilime ihtiyacımız var. Ama bilimi tek başına üretmeye değil birlikte üretmeye ihtiyacımız var. Ortak araştırmalar, ortak merkezler ve ortak altyapılarla bilgiyi yalnızca akademik yayın üretmek için değil çözüm üretmek için kullanmalıyız." diye konuştu. COP31 hazırlıklarında öğrencileri merkeze aldıklarını ifade eden Mandal, üniversitede oluşturdukları CORAL (Collective Resilience Alliance) yapılanmasıyla öğrencilerin süreci yönlendirdiğini belirterek, "COP31'i bekleyen değil hazırlayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz. Öğrencilerimizin katkısıyla 'COP30.5' adını verdiğimiz model bir iklim zirvesi düzenleyeceğiz. Sürecin merkezinde gençler olacak." ifadelerini kullandı. - ATAÜNİ Rektörü Hacımüftüoğlu: “Bilim Kafe toplantılarımız COP31’in öncelikleriyle örtüşüyor" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacı Hacımüftüoğlu, COP31'in üniversitelerin toplumla kurduğu bağı daha da güçlendireceğini belirterek, Yükseköğretim Kurulunun bilim diplomasisi ve bilim iletişimi vizyonunun yükseköğretime önemli bir yön verdiğini ifade etti. Hacımüftüoğlu, "Yükseköğretim Kurulu Başkanımızın COP31 kapsamında bilim diplomasisi kavramını ortaya koyması ve üniversitelere bu doğrultuda görevler vermesi önemli bir vizyon. Bizler de bu vizyon doğrultusunda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışacağız." dedi. Hacımüftüoğlu, "Bilimi toplum için üretmeye çalışıyoruz. Erzurum'un, Doğu Anadolu'nun ve Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretecek projeler geliştiriyoruz. Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında 106 toplantı gerçekleştirdik. Bölgenin sorunlarını yerinde dinledik ve bu sorunlara yönelik çalışmalar başlattık. Bunların tamamı sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ve COP31'in öncelikleriyle örtüşüyor." değerlendirmesinde bulundu. Üniversitelerde yürütülen sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca çevre alanıyla sınırlı olmadığını ifade eden Hacımüftüoğlu, ilaç hammaddesi üretimi, enerji verimliliği, sıfır karbon uygulamaları ve üniversite-sanayi iş birliklerinin de COP31 sürecine önemli katkılar sunacağını belirtti. Hacımüftüoğlu, "Sorunlarımızın çözümünü çevreye duyarlı, sıfır karbon yaklaşımıyla geliştirmek zorundayız. Üniversiteler arası iş birlikleri ve sanayiyle yürüttüğümüz ortak çalışmaların COP31 sürecinde çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkaracağına inanıyorum." dedi. - Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sözbir: “COP31’e çevreci kampüs uygulamaları ve dijital tarım projeleriyle katkı sunacağız” Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise uzun süredir sürdürülebilirlik odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirterek, COP31'e çevreci kampüs uygulamaları ve dijital tarım projeleriyle katkı sunacaklarını söyledi. Sözbir, tarımsal atıklardan geri dönüşüm, doğal kâğıt üretimi, yağmur suyu hasadı, enerji tasarrufu ve güneş enerjisi yatırımlarıyla çevreci kampüs hedefi doğrultusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, GreenMetric sıralamasında ilk 100'e girme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Dijital tarım alanında yürüttükleri projelere değinen Sözbir, "TÜBİTAK UZAY, ROKETSAN ve özel sektör iş birliğiyle yürüttüğümüz Gezgin-1 projesiyle yapay zekâ destekli bir tarım uydusu geliştiriyoruz. Amacımız görüntü işleme teknolojileriyle bitki hastalıklarını erken tespit etmek, toprak analizlerini uzaydan gerçekleştirmek ve tarımsal üretimde dijital dönüşümü hızlandırmak." dedi. Yapay zekâ ve yazılım odaklı yeni programların önemine de dikkat çeken Sözbir, "Gençlerin yapay zekâ, yazılım ve robotik alanlarına yönelmelerini tavsiye ediyorum. Bu alanlarda yetişecek insan kaynağı hem Türkiye'nin dijital dönüşümüne hem de yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, COP31'in iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek, bugüne kadar yürütülen çalışmaların artık daha somut sonuçlara dönüşmesi gerektiğini söyledi. İklim krizinin beklenenden daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Mandal, "Bugüne kadar farkındalık oluşturmayı konuştuk. Ama artık öyle bir dönemdeyiz ki bu bir tercih değil, zorunluluk. 1,5 derece hedefinde öngörülen kritik eşiğe beklenenden çok daha önce ulaştık. Önümüzde kaybedecek zaman kalmadı. Bundan sonra hedef koymanın ötesinde, o hedeflere ulaşacak eylemleri çok daha etkili ve verimli şekilde hayata geçirmek zorundayız." dedi.

YÖK’ün internet sitesindeki açıklamada, bilim diplomasisinin COP31'in en önemli başlıklarından biri olacağını vurgulayan Mandal, üniversitelerin ortak akılla hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Daha fazla bilime ihtiyacımız var. Ama bilimi tek başına üretmeye değil birlikte üretmeye ihtiyacımız var. Ortak araştırmalar, ortak merkezler ve ortak altyapılarla bilgiyi yalnızca akademik yayın üretmek için değil çözüm üretmek için kullanmalıyız." diye konuştu.
COP31 hazırlıklarında öğrencileri merkeze aldıklarını ifade eden Mandal, üniversitede oluşturdukları CORAL (Collective Resilience Alliance) yapılanmasıyla öğrencilerin süreci yönlendirdiğini belirterek, "COP31'i bekleyen değil hazırlayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz. Öğrencilerimizin katkısıyla 'COP30.5' adını verdiğimiz model bir iklim zirvesi düzenleyeceğiz. Sürecin merkezinde gençler olacak." ifadelerini kullandı.
- ATAÜNİ Rektörü Hacımüftüoğlu: “Bilim Kafe toplantılarımız COP31’in öncelikleriyle örtüşüyor"
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacı Hacımüftüoğlu, COP31'in üniversitelerin toplumla kurduğu bağı daha da güçlendireceğini belirterek, Yükseköğretim Kurulunun bilim diplomasisi ve bilim iletişimi vizyonunun yükseköğretime önemli bir yön verdiğini ifade etti.
Hacımüftüoğlu, "Yükseköğretim Kurulu Başkanımızın COP31 kapsamında bilim diplomasisi kavramını ortaya koyması ve üniversitelere bu doğrultuda görevler vermesi önemli bir vizyon. Bizler de bu vizyon doğrultusunda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışacağız." dedi. Hacımüftüoğlu, "Bilimi toplum için üretmeye çalışıyoruz. Erzurum'un, Doğu Anadolu'nun ve Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretecek projeler geliştiriyoruz. Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında 106 toplantı gerçekleştirdik. Bölgenin sorunlarını yerinde dinledik ve bu sorunlara yönelik çalışmalar başlattık. Bunların tamamı sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ve COP31'in öncelikleriyle örtüşüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Üniversitelerde yürütülen sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca çevre alanıyla sınırlı olmadığını ifade eden Hacımüftüoğlu, ilaç hammaddesi üretimi, enerji verimliliği, sıfır karbon uygulamaları ve üniversite-sanayi iş birliklerinin de COP31 sürecine önemli katkılar sunacağını belirtti. Hacımüftüoğlu, "Sorunlarımızın çözümünü çevreye duyarlı, sıfır karbon yaklaşımıyla geliştirmek zorundayız. Üniversiteler arası iş birlikleri ve sanayiyle yürüttüğümüz ortak çalışmaların COP31 sürecinde çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkaracağına inanıyorum." dedi.
- Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sözbir: “COP31’e çevreci kampüs uygulamaları ve dijital tarım projeleriyle katkı sunacağız”
Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise uzun süredir sürdürülebilirlik odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirterek, COP31'e çevreci kampüs uygulamaları ve dijital tarım projeleriyle katkı sunacaklarını söyledi. Sözbir, tarımsal atıklardan geri dönüşüm, doğal kâğıt üretimi, yağmur suyu hasadı, enerji tasarrufu ve güneş enerjisi yatırımlarıyla çevreci kampüs hedefi doğrultusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, GreenMetric sıralamasında ilk 100'e girme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Dijital tarım alanında yürüttükleri projelere değinen Sözbir, "TÜBİTAK UZAY, ROKETSAN ve özel sektör iş birliğiyle yürüttüğümüz Gezgin-1 projesiyle yapay zekâ destekli bir tarım uydusu geliştiriyoruz. Amacımız görüntü işleme teknolojileriyle bitki hastalıklarını erken tespit etmek, toprak analizlerini uzaydan gerçekleştirmek ve tarımsal üretimde dijital dönüşümü hızlandırmak." dedi.
Yapay zekâ ve yazılım odaklı yeni programların önemine de dikkat çeken Sözbir, "Gençlerin yapay zekâ, yazılım ve robotik alanlarına yönelmelerini tavsiye ediyorum. Bu alanlarda yetişecek insan kaynağı hem Türkiye'nin dijital dönüşümüne hem de yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.