“Acil önlem şart”

GÜNDEM 26.03.2026 - 15:07, Güncelleme: 26.03.2026 - 15:07 145 kez okundu.
 

“Acil önlem şart”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişeri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Savaşın tarım üzerine olan etkileri ve çözüm önerileri üzerine TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Gürer, “ABD-İsrail ve İran arasında olan ve dört haftayı geride bırakan savaş, ülkemiz tarımında var olan sorunlarının katlamasına yol açmıştır. Özellikle gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde arz açığımız dışa bağımlığımız sorunun doğrudan her kesimi de etkilemektedir. Tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi, Ukrayna-Rusya Savaşı, küresel iklim değişikliği süreçlerinde uyarı verse de, iktidarın laftan öte geçmeyen ve kağıt üzerinde kalan önlemleri neticesinde, bugün yaşanmakta olan savaşın etkisini daha ağır hissedilmesine neden olmuştur. Gıda da arz açığı ithalat ile giderilmeye çalışılmakta yerli üretimi destekleme de gerekenler yapılmamaktadır. Tarımın sanayi ve turizm karşısında ikinci plana atılmasına karşın turizm ve sanayide de sorunların oluştuğu da görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu 2025 yılına ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla Verilerine göre Türkiye ekonomisi 2025 Yılı 4. çeyreğinde yüzde 3.6 büyüdüğü açıklanırken tarımsal üretim ise sert düşüş yaşayarak yüzde 8.8 gerilemiştir. Hububat ve meyvelerde çift haneli kayıplar sebzede düşme meydana gelmiştir. Yapısal ve yönetsel sorunlarla boğulan tarım kesimi savaşın da olumsuz etkisi ile zor bir sürece evrilmiştir. Acil önlemler şarttır” dedi.
DESTEKLER ARTIRILMALIDIR Ömer Fethi Gürer, tarım topraklarının ülkemizde yeterli olmasına karşı AKP iktidarları döneminde daraldığını, mera alanlarının bozulduğunu yeterli destek  verilmeyen çitçi üretici sayısının nüfusa uygun artmadığın savundu. Gürer, “Ülkemiz  tarım için  yeterli topraklara  ve verimliliğe sahip olmasına karşın tarım alanlarının daralması, çiftçi sayısının artan nüfusa orantılı artmaması, tarımsal girdi artışlarına karşı önlem alınmaması, tüccara bırakılan kamunun kenarda durduğu  düşük alım politikalarının yaratılması, taban fiyat uygulamalarından vazgeçilmesi, kamucu, planlı, öngörülebilir ve kooperatifçiliğin de destekleneceği uygulamalardan uzak durulması tarla da kalan ürünün kamu tarafından değer bulmasının sağlanmaması, dondurulmuş, işlenmiş katma değerli ürüne dönüşen markalaşmış bir tarım politikasının oluşturulmaması, tarım kanunun 21. maddesine uygun çiftçiye destek verilmemesi, yaş ortalaması 24’ü bulan traktöründen sulama suyuna mera ıslahından toplulaştırmaya sulama suyundan ürün desenine ve bölge dokusuna uygun üretim modellerine geçiş sağlanmamasına kadar yapısal sorunlar tarımı zora sokmuştur.  Bunun yansıması rafta ürün fiyatı artması çiftçinin besicinin korunmaması ithalat ile çözüm sağlanacağı düşüncesi ile ithal lobilerinin zenginleştirilmesi yolunu açmıştır” diye konuştu. ÇÖZÜM VAR. İKTİDAR ELİNİ ÇABUK TUTSUN Gürer; “Tarımın yapısal sorunlarına eklenen savaşın getirdiği olumsuzluklar ile gıda önemli bir sorunlu sürece evrilmiştir. “Paramız var, ithal ederiz“den, “marketlerde hiçbir ürün eksiği yok” savunmasına geçmek yerine, iktidar halkımız yeterince beslenebilecek gıdayı alabiliyor mu? İthal ürün bulunmazsa ya da savaş ile fiyatlar daha da fırlarsa ne yapılmalı? noktasında daha gerçekçi çözümlere yönelinmesi zorunludur. Halen ekim yapılmış ürünler yanında ekim yapılacak ürünler vardır. Acil plan kapsamında hangi üründe ne kadar açığımız varsa o ürünlerin üretimine yönelik bölgesel tarama sağlanmalıdır. Ürün deseni üzerinde yapılacak ekimler teşvik edilmelidir. Dünyada tarımda gelişen ülkeler acil tarım destek paketleri ile çiftçisine üreticisi destek verirken iktidar ithalat ile çözüm arayışındadır. Acilen ekimi desteleyecek besiciyi koruyacak önlemler açıklanmalıdır. Ülkemiz gübre ithalatı en çok yaptığı ülkeler ABD, Almanya, Avustralya, Arjantin gibi ülkelerdir. İran da ülkemiz için önemli bir gübre tedarik merkezidir.” şeklinde ifade etti. TARIMDA ACİL ÇÖZÜM POLİTİKALARI “Bu bağlamda yapılması gerekenleri de kamuoyu ile paylaşarak iktidarı uyarıyorum” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tarımda alınması gereken acil önlemleri de madde madde sıraladı. 1- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet  ve makul kar ile  alım fiyatı oluşturulacak  ve yem destekli cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır. 2- Gübre ve yem de % 50 oranında sübvanse sağlanmalıdır. Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek  üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır. 2020 yılında  tonu 2 bin 140 lira olan taban  ve üst gübre olarak kullanılan  fosfor ve azotlu DAP gübre 39 bin lira bayi fiyatıdır. Tunus’tan ithal edilmektedir. Ülkemizin fosfatlı gübre ihtiyacının bir kısmını karşılamak ve ithalata bağımlılığını azaltmak amacıyla 1974 yılında kurulan tesis; özelleştirme yüksek kurulu kararıyla, özelleştirme idaresi başkanlığınca da ihaleye çıkarılarak 2011 yılı Temmuz ayında Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding geçen tesis Eti Gübre %100 yerli hammaddeyle üretim yapan tek tesis özelliğindedir. Buna karşın ithal DAP gübre de gelmektedir. Bitki gelişimini artıran azot içeren ÜRE gübrede 2020 yılında  1860 lira ton fiyatı iken 31 bin 200 lira ton fiyatı çıktı ki 2 Şubat 2026 tarihinde Üre gübre  24 bin 350 lira fiyatla bayide işlem görüyordu. Şeker gübre olarak da üreticinin tanımladığı Amonyum Sülfat gübre 2020 yılında ton fiyatı bin 100 TL iken ton fiyatı 19 bin liraya çıktı. Amonyum Sülfat Gübre tonu şubat 2026’da 12 bin 100 lira idi. Kök sistemi güçlendiren dal yaprak ve sürgü için gerekli  azot fosfor potasyum içeren 20-20 gübre 2020 yılında ton fiyatı 2140 lira iken 25 bin 750  liraya çıktı. Can gübre 1160 liraydı şubat ayı 13 bin 850 lira halen 19bin 700 liradan bayide işlem görmektedir ve bazı gübrelerin temininde de sorun yaşanmakta ve gübre fiyatı nerede ise her gün değişmektedir.  Bu yıl gübre desteğinde iktidar yeni düzenlemeye gitti. Geçen yıl verilen destek bir yıllık zammı karşılamamıştı. Gübre de acilen yapılması gereken en az % 50 oranında kamu tarafından sübvanse sağlanmalıdır.   İthal yem fiyatları da artmaktadır 50 kg süt yemi 1000 lirayı bazı bölgelerde aşmıştır. Çiğ süt sabit tutulurken yem fiyatı artış hayvancılık yapanları zorlamaktadır. Hayvan kesim ve satışı yerine özellikle süt inekleri korunması sağlanmakla ve  yem de de sübvanse edilerek % 50 destek verilimledir. Kimyasal gübreler önemli ölçüde doğalgaza bağlıdır. Sakarya Gaz Sahası, Türkiye'nin en büyük doğal gaz keşif edildiği ve 2023 itibarıyla karaya ulaştırılmaya başlandığı açıklanmıştı. Bu doğal gazdan gübre üretimi nasibini alması sağlanıp özelleştirme ile fabrikaları satılarak dışa bağımlı kılınan gübre için yeni yol haritası oluşturulmalıdır.” dedi. TARIM KANUNUNU UYGULAYIN CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tarım Kanun uygulanmasını da istedi ve önerilere şöyle devam etti. 3- TARIM Kanun 21 maddesinde yer alan milli gelirin % 1   çiftçiye destek olarak verileri maddesi gereği 772 milyarı bulan destek yerine 2026 yılında 168 milyar destek ayrılmıştı. Bu destek kanuna uygun olarak verilmesi sağlanmalıdır. 4- Akaryakıtta ÖTV VE KDV Kaldırılmalı ve tarım kesimi ile nakliyecilere akaryakıt desteği sağlanmalıdır. Tarım kesimine verilen akaryakıt desteği artırılmalıdır. Kırmızı mazot uygulamasına geçilmelidir. 5- Tarım kesimi ve nakliyeciler ile esnaf  için  kredi borç yapılandırmasına gidilmeli, faizler silinmeli, ek kredi desteği sağlanmalıdır. 2025 yılı destekleri hemen ödenmelidir. Haciz işlemleri icralar derhal durdurulmalıdır. 6- Küçük aile işletmelerinde sigorta prim  ödeme desteği verilmelidir. 7- Bu yıl Mayıs ayında Çukurova da hasadı başlayacak Başta buğday arpa gibi ürünlerin alım fiyatını girdi maliyeti esas alınarak hemen açıklanmalı ki diğer bölgeler de ekim yapılmayan yerlerde üretici de buna göre planlaması yapması sağlanmalı ve  Bu kere alım fiyatı değil AKP dönemlerinde uygulanmayan Taban fiyat uygulamasına dönülerek açıklanan fiyatın altında borçlarından dolayı tüccar muhtaç kalan çiftçi üretici korunacağı bir düzenleme sağlanıp TMO fiyatları altında fiyat olmaması sağlanmalıdır. TMO alım garantisi ile üretimi desteklemesi sağlanmalıdır. 8- Sulama suyu ve sulamada kullanılan elektrik faturaları sabitlenmeli hasat sonuna bırakılmalı 4 yılda 75 bin sulama için elektriği kesilen tarım alanı varlığı gerçeğinden yola çıkarak sulu tarımın sağladığı gelir dikkate alınıp sulama suyunun elektrik borçları ve sulama suyu borçları nedeniyle kesilmesi 2026 yılı için olmaması sağlanmalıdır. 9- İhtiyaç sahibi üreticilere fide tohum desteği ile sözleşmeli üretimin sağlanması için hızlı tarım yapılmalı ve çözüm acil sağlanmalıdır. 10- Arz açığı olan hububat ve bakliyat ürünleri başta olmak üzere 21 ürün için öncelikli üretim artırıcı destekler derhal uygulamaya geçirilmelidir. 11- Ahır giderleri düşürülmesi yanında en az bir yıl süre ile veteriner ve aşı giderleri kamu tarafından karşılanmalı gebe ineklerin kâğıt üzerinde kalan kesilemez uygulaması alanda gerçeğe dönüştürülmeli ve borcu olan gebe ineği zorunlu kesime göndermek zorunda kalan hayvan sahibinden TİGEM eli ile hayvan alınıp yavrulaması sağlanarak bu bağlamda buzağı kayıpları önüne geçilmelidir. 12- Hayvan hastalıkları ile mücadele buzağı ölümleri önlemek adına alan çalışmaları artırılmalıdır. 13- Nakliye köprü yol ücretleri bir yıl boyunca alınmamalıdır. 14- İhtiyaca göre üretim planlaması yanında boş alan bırakılmadan ekim için tüm destekler ve alım garantileri sağlanmalıdır. 15- Tarlada üretici çiftçi kazanmaz ve ürün satmakta zorlanırken tüccara geçtikten sonra katlayarak fiyatı artan ürünlerin en az iki yıl fiyat artışları kontrolü sağlanmalıdır. 16- Toplum yararı projesi kapsamında alınan işçilerin üretim alanlarında üretici ürünü hasat dönemlerinde talebe göre çalışmasını sağlayacak planlamaya gidilmelidir. 17- Tarım kredi kooperatifi gibi yaygın market ağları için tarladan üreticiye doğrudan ulaşması sağlanacak ürünlerin nakliyesi için kamuya ait kamyonlarında Hafta sonları ürün sevkinde kullanılması sağlanmalıdır.”
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişeri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Savaşın tarım üzerine olan etkileri ve çözüm önerileri üzerine TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Gürer, “ABD-İsrail ve İran arasında olan ve dört haftayı geride bırakan savaş, ülkemiz tarımında var olan sorunlarının katlamasına yol açmıştır. Özellikle gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde arz açığımız dışa bağımlığımız sorunun doğrudan her kesimi de etkilemektedir. Tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi, Ukrayna-Rusya Savaşı, küresel iklim değişikliği süreçlerinde uyarı verse de, iktidarın laftan öte geçmeyen ve kağıt üzerinde kalan önlemleri neticesinde, bugün yaşanmakta olan savaşın etkisini daha ağır hissedilmesine neden olmuştur. Gıda da arz açığı ithalat ile giderilmeye çalışılmakta yerli üretimi destekleme de gerekenler yapılmamaktadır. Tarımın sanayi ve turizm karşısında ikinci plana atılmasına karşın turizm ve sanayide de sorunların oluştuğu da görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu 2025 yılına ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla Verilerine göre Türkiye ekonomisi 2025 Yılı 4. çeyreğinde yüzde 3.6 büyüdüğü açıklanırken tarımsal üretim ise sert düşüş yaşayarak yüzde 8.8 gerilemiştir. Hububat ve meyvelerde çift haneli kayıplar sebzede düşme meydana gelmiştir. Yapısal ve yönetsel sorunlarla boğulan tarım kesimi savaşın da olumsuz etkisi ile zor bir sürece evrilmiştir. Acil önlemler şarttır” dedi.

DESTEKLER ARTIRILMALIDIR

Ömer Fethi Gürer, tarım topraklarının ülkemizde yeterli olmasına karşı AKP iktidarları döneminde daraldığını, mera alanlarının bozulduğunu yeterli destek  verilmeyen çitçi üretici sayısının nüfusa uygun artmadığın savundu. Gürer, “Ülkemiz  tarım için  yeterli topraklara  ve verimliliğe sahip olmasına karşın tarım alanlarının daralması, çiftçi sayısının artan nüfusa orantılı artmaması, tarımsal girdi artışlarına karşı önlem alınmaması, tüccara bırakılan kamunun kenarda durduğu  düşük alım politikalarının yaratılması, taban fiyat uygulamalarından vazgeçilmesi, kamucu, planlı, öngörülebilir ve kooperatifçiliğin de destekleneceği uygulamalardan uzak durulması tarla da kalan ürünün kamu tarafından değer bulmasının sağlanmaması, dondurulmuş, işlenmiş katma değerli ürüne dönüşen markalaşmış bir tarım politikasının oluşturulmaması, tarım kanunun 21. maddesine uygun çiftçiye destek verilmemesi, yaş ortalaması 24’ü bulan traktöründen sulama suyuna mera ıslahından toplulaştırmaya sulama suyundan ürün desenine ve bölge dokusuna uygun üretim modellerine geçiş sağlanmamasına kadar yapısal sorunlar tarımı zora sokmuştur.  Bunun yansıması rafta ürün fiyatı artması çiftçinin besicinin korunmaması ithalat ile çözüm sağlanacağı düşüncesi ile ithal lobilerinin zenginleştirilmesi yolunu açmıştır” diye konuştu.
ÇÖZÜM VAR. İKTİDAR ELİNİ ÇABUK TUTSUN
Gürer; “Tarımın yapısal sorunlarına eklenen savaşın getirdiği olumsuzluklar ile gıda önemli bir sorunlu sürece evrilmiştir. “Paramız var, ithal ederiz“den, “marketlerde hiçbir ürün eksiği yok” savunmasına geçmek yerine, iktidar halkımız yeterince beslenebilecek gıdayı alabiliyor mu? İthal ürün bulunmazsa ya da savaş ile fiyatlar daha da fırlarsa ne yapılmalı? noktasında daha gerçekçi çözümlere yönelinmesi zorunludur. Halen ekim yapılmış ürünler yanında ekim yapılacak ürünler vardır. Acil plan kapsamında hangi üründe ne kadar açığımız varsa o ürünlerin üretimine yönelik bölgesel tarama sağlanmalıdır. Ürün deseni üzerinde yapılacak ekimler teşvik edilmelidir. Dünyada tarımda gelişen ülkeler acil tarım destek paketleri ile çiftçisine üreticisi destek verirken iktidar ithalat ile çözüm arayışındadır. Acilen ekimi desteleyecek besiciyi koruyacak önlemler açıklanmalıdır. Ülkemiz gübre ithalatı en çok yaptığı ülkeler ABD, Almanya, Avustralya, Arjantin gibi ülkelerdir. İran da ülkemiz için önemli bir gübre tedarik merkezidir.” şeklinde ifade etti.
TARIMDA ACİL ÇÖZÜM POLİTİKALARI
“Bu bağlamda yapılması gerekenleri de kamuoyu ile paylaşarak iktidarı uyarıyorum” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tarımda alınması gereken acil önlemleri de madde madde sıraladı.
1- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet  ve makul kar ile  alım fiyatı oluşturulacak  ve yem destekli cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır.
2- Gübre ve yem de % 50 oranında sübvanse sağlanmalıdır.
Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek  üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır. 2020 yılında  tonu 2 bin 140 lira olan taban  ve üst gübre olarak kullanılan  fosfor ve azotlu DAP gübre 39 bin lira bayi fiyatıdır. Tunus’tan ithal edilmektedir. Ülkemizin fosfatlı gübre ihtiyacının bir kısmını karşılamak ve ithalata bağımlılığını azaltmak amacıyla 1974 yılında kurulan tesis; özelleştirme yüksek kurulu kararıyla, özelleştirme idaresi başkanlığınca da ihaleye çıkarılarak 2011 yılı Temmuz ayında Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding geçen tesis Eti Gübre %100 yerli hammaddeyle üretim yapan tek tesis özelliğindedir. Buna karşın ithal DAP gübre de gelmektedir. Bitki gelişimini artıran azot içeren ÜRE gübrede 2020 yılında  1860 lira ton fiyatı iken 31 bin 200 lira ton fiyatı çıktı ki 2 Şubat 2026 tarihinde Üre gübre  24 bin 350 lira fiyatla bayide işlem görüyordu. Şeker gübre olarak da üreticinin tanımladığı Amonyum Sülfat gübre 2020 yılında ton fiyatı bin 100 TL iken ton fiyatı 19 bin liraya çıktı. Amonyum Sülfat Gübre tonu şubat 2026’da 12 bin 100 lira idi. Kök sistemi güçlendiren dal yaprak ve sürgü için gerekli  azot fosfor potasyum içeren 20-20 gübre 2020 yılında ton fiyatı 2140 lira iken 25 bin 750  liraya çıktı. Can gübre 1160 liraydı şubat ayı 13 bin 850 lira halen 19bin 700 liradan bayide işlem görmektedir ve bazı gübrelerin temininde de sorun yaşanmakta ve gübre fiyatı nerede ise her gün değişmektedir.
 Bu yıl gübre desteğinde iktidar yeni düzenlemeye gitti. Geçen yıl verilen destek bir yıllık zammı karşılamamıştı. Gübre de acilen yapılması gereken en az % 50 oranında kamu tarafından sübvanse sağlanmalıdır.   İthal yem fiyatları da artmaktadır 50 kg süt yemi 1000 lirayı bazı bölgelerde aşmıştır. Çiğ süt sabit tutulurken yem fiyatı artış hayvancılık yapanları zorlamaktadır. Hayvan kesim ve satışı yerine özellikle süt inekleri korunması sağlanmakla ve  yem de de sübvanse edilerek % 50 destek verilimledir. Kimyasal gübreler önemli ölçüde doğalgaza bağlıdır. Sakarya Gaz Sahası, Türkiye'nin en büyük doğal gaz keşif edildiği ve 2023 itibarıyla karaya ulaştırılmaya başlandığı açıklanmıştı. Bu doğal gazdan gübre üretimi nasibini alması sağlanıp özelleştirme ile fabrikaları satılarak dışa bağımlı kılınan gübre için yeni yol haritası oluşturulmalıdır.” dedi.
TARIM KANUNUNU UYGULAYIN
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tarım Kanun uygulanmasını da istedi ve önerilere şöyle devam etti.
3- TARIM Kanun 21 maddesinde yer alan milli gelirin % 1   çiftçiye destek olarak verileri maddesi gereği 772 milyarı bulan destek yerine 2026 yılında 168 milyar destek ayrılmıştı. Bu destek kanuna uygun olarak verilmesi sağlanmalıdır.
4- Akaryakıtta ÖTV VE KDV Kaldırılmalı ve tarım kesimi ile nakliyecilere akaryakıt desteği sağlanmalıdır. Tarım kesimine verilen akaryakıt desteği artırılmalıdır. Kırmızı mazot uygulamasına geçilmelidir.
5- Tarım kesimi ve nakliyeciler ile esnaf  için  kredi borç yapılandırmasına gidilmeli, faizler silinmeli, ek kredi desteği sağlanmalıdır. 2025 yılı destekleri hemen ödenmelidir. Haciz işlemleri icralar derhal durdurulmalıdır.
6- Küçük aile işletmelerinde sigorta prim  ödeme desteği verilmelidir.
7- Bu yıl Mayıs ayında Çukurova da hasadı başlayacak Başta buğday arpa gibi ürünlerin alım fiyatını girdi maliyeti esas alınarak hemen açıklanmalı ki diğer bölgeler de ekim yapılmayan yerlerde üretici de buna göre planlaması yapması sağlanmalı ve  Bu kere alım fiyatı değil AKP dönemlerinde uygulanmayan Taban fiyat uygulamasına dönülerek açıklanan fiyatın altında borçlarından dolayı tüccar muhtaç kalan çiftçi üretici korunacağı bir düzenleme sağlanıp TMO fiyatları altında fiyat olmaması sağlanmalıdır. TMO alım garantisi ile üretimi desteklemesi sağlanmalıdır.
8- Sulama suyu ve sulamada kullanılan elektrik faturaları sabitlenmeli hasat sonuna bırakılmalı 4 yılda 75 bin sulama için elektriği kesilen tarım alanı varlığı gerçeğinden yola çıkarak sulu tarımın sağladığı gelir dikkate alınıp sulama suyunun elektrik borçları ve sulama suyu borçları nedeniyle kesilmesi 2026 yılı için olmaması sağlanmalıdır.
9- İhtiyaç sahibi üreticilere fide tohum desteği ile sözleşmeli üretimin sağlanması için hızlı tarım yapılmalı ve çözüm acil sağlanmalıdır.
10- Arz açığı olan hububat ve bakliyat ürünleri başta olmak üzere 21 ürün için öncelikli üretim artırıcı destekler derhal uygulamaya geçirilmelidir.
11- Ahır giderleri düşürülmesi yanında en az bir yıl süre ile veteriner ve aşı giderleri kamu tarafından karşılanmalı gebe ineklerin kâğıt üzerinde kalan kesilemez uygulaması alanda gerçeğe dönüştürülmeli ve borcu olan gebe ineği zorunlu kesime göndermek zorunda kalan hayvan sahibinden TİGEM eli ile hayvan alınıp yavrulaması sağlanarak bu bağlamda buzağı kayıpları önüne geçilmelidir.
12- Hayvan hastalıkları ile mücadele buzağı ölümleri önlemek adına alan çalışmaları artırılmalıdır.
13- Nakliye köprü yol ücretleri bir yıl boyunca alınmamalıdır.
14- İhtiyaca göre üretim planlaması yanında boş alan bırakılmadan ekim için tüm destekler ve alım garantileri sağlanmalıdır.
15- Tarlada üretici çiftçi kazanmaz ve ürün satmakta zorlanırken tüccara geçtikten sonra katlayarak fiyatı artan ürünlerin en az iki yıl fiyat artışları kontrolü sağlanmalıdır.
16- Toplum yararı projesi kapsamında alınan işçilerin üretim alanlarında üretici ürünü hasat dönemlerinde talebe göre çalışmasını sağlayacak planlamaya gidilmelidir.
17- Tarım kredi kooperatifi gibi yaygın market ağları için tarladan üreticiye doğrudan ulaşması sağlanacak ürünlerin nakliyesi için kamuya ait kamyonlarında Hafta sonları ürün sevkinde kullanılması sağlanmalıdır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.