AMBULANS SÜRÜCÜLERİ RADAR CEZASI KISKACINDA
GÜNDEM
19.07.2026 - 12:58, Güncelleme:
19.07.2026 - 12:58 1459 kez okundu.
AMBULANS SÜRÜCÜLERİ RADAR CEZASI KISKACINDA
Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, acil sağlık personelinin adeta cezalar altında ezildiğini belirterek yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu. Görev esnasında hız sınırı nedeniyle ambulans şoförlerine Elektronik Denetleme Sistemi ve radarlar üzerinden otomatik kesilen idari para cezalarına tepki gösteren Taşkın, Yargıtay Ceza Dairesi'nin, acil hasta veya yaralı taşıyan sivil araçlara kesilen cezaları bile Türk Ceza Kanunu’ndaki "zorunluluk hali" maddesi uyarınca iptal ettiğini hatırlattı.
Taşkın, "Yargıtay emsal kararlarında, hayati tehlikesi olan bir hastayı yetiştirmek amacıyla yapılan hız veya kurallı ışık ihlallerini hukuka uygun bulmuştur. Sivil bir vatandaşın hastasını yetiştirirken tabi olduğu bu hak, asıl işi hayat kurtarmak olan 112 ambulans şoförlerine hayli hayli uygulanmalıdır. Yargıtay 'hayat kurtarmak trafik kuralından önce gelir' derken, idarenin ambulans şoförlerimize ceza yağdırması tam bir hukuk tezatıdır” dedi.
……………..
Hayat kurtarmak için zamanla yarışan Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları, peş peşe kesilen trafik cezaları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyor. Görev esnasında hız sınırı nedeniyle ambulans şoförlerine Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) ve radarlar üzerinden otomatik kesilen idari para cezaları, sağlık çalışanlarının sabrını taşırdı.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (ANADOLU SAĞLIK-SEN) Genel Başkanı Necip Taşkın, acil sağlık personelinin adeta cezalar altında ezildiğini belirterek yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu.
"Ambulanslar Makam Aracı Değildir, Keyfi Hız Yapılmaz"
Genel Başkan Necip Taşkın, ambulanstaki ekiplerin tek gayesinin hastayı hayatta tutmak ve en kısa sürede hastaneye yetiştirmek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Ambulans kullanan Acil Tıp Teknisyeni (ATT), paramedik ve şoförlerimiz, kelimenin tam anlamıyla can pazarı yaşandığı anlarda direksiyon sallıyor. Arkada bir insanın hayatı kurtarılmaya çalışılırken, sürücü personelimizin üzerine adeta yağmur gibi trafik cezası yağıyor. Radarlar ve EDS sistemleri, görevdeki bir ambulans ile sivil bir aracı ayırt edemiyor. Bu cezalar doğrudan personelin maaşından kesiliyor. Ambulanslar makam aracı değildir. İçinde hasta olsun ya da olmasın, ya bir vakaya yetişmeye çalışıyordur ya da kendi istasyon bölgesine dönüyordur.
112 ambulansların vakaya giderken veya hasta taşırken geçiş üstünlüğü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 71. maddesi ve Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Tabii ki bu üstünlük, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartıyla kullanılabilir. Bu Kanun ve Yönetmelik, ambulansların siren ve tepe lambası kullanarak trafik kısıtlamalarından muaf olabileceğini düzenlemektedir. Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği ise ambulansların acil sağlık hizmeti sunumu için en kısa sürede ve güvenli şekilde olay yerine ulaşmasını öngörmektedir. Dolayısıyla siren ve tepe lambası açık ambulansın geçiş üstünlüğü dikkate alınarak her türlü kolaylık gösterilmelidir.
Yargıtay’dan Emsal Karar: "Zorunluluk Hali" Cezalandırılamaz
Açıklamasında yargı kararlarına da dikkat çeken Taşkın, Yargıtay’ın bu konuda net emsal kararları bulunduğunun altını çizdi. Yargıtay Ceza Dairesi'nin, acil hasta veya yaralı taşıyan sivil araçlara kesilen cezaları bile Türk Ceza Kanunu’ndaki "zorunluluk hali" maddesi uyarınca iptal ettiğini hatırlatan Taşkın, "Yargıtay emsal kararlarında, hayati tehlikesi olan bir hastayı yetiştirmek amacıyla yapılan hız veya kurallı ışık ihlallerini hukuka uygun bulmuştur. Sivil bir vatandaşın hastasını yetiştirirken tabi olduğu bu hak, asıl işi hayat kurtarmak olan 112 ambulans şoförlerine hayli hayli uygulanmalıdır. Yargıtay 'hayat kurtarmak trafik kuralından önce gelir' derken, idarenin ambulans şoförlerimize ceza yağdırması tam bir hukuk tezatıdır” dedi.
İptal Davaları Bürokrasi Çilesine Dönüşmesin
Mevcut sistemde haksız cezaların iptali için izlenen yasal sürecin sağlık çalışanlarını tüketeceğini, işinden soğutacağını, moral ve motivasyonunu düşüreceğini belirten Necip Taşkın, iptal davalarına dönüşecek bürokratik çileyi şu sözlerle aktardı:
"Maaşından binlerce lira ceza kesilen personel, bu cezaları iptal ettirebilmek için tebliğ tarihinden itibaren Sulh Ceza Hâkimliklerine itiraz etmek zorunda kalacak. Dava dosyasına acil servis giriş fişleri, triyaj formları, 112 arama kayıtları ve görev kağıtları gibi onlarca delil eklemek zorunda kalacak. Kahraman sağlık çalışanlarımız vakaya mı yetişsin, yoksa adliyelerde iptal davaları ve bürokrasiyle mi uğraşsın? Sürücülerimiz 'Yine ceza yer miyim, maaşım kesilir mi?' korkusuyla baskı altında çalışıyor. Bu durum, acil sağlık hizmetlerinin ruhuna aykırıdır."
Skandal Uygulama: Kaza Zararı Sağlıkçıya Rücu Ediliyor!
Trafik cezalarının yanı sıra personeli en çok yıpratan konunun kazadan sonraki mali yükümlülükler olduğunu ifade eden Taşkın, kazanın mali boyutuyla ilgili olarak da şunları söyledi:
"Ambulans sürücülerimiz sadece haksız cezalarla uğraşmıyor; personelin omuzlarında çok daha ağır bir yük var. Saniyelerle yarışırken ambulans kaza yaptığında, kasko ve sigorta prosedürleri arkasından kamunun uğradığı zararın yanı sıra karşı tarafın aracının yattığı süre kadar zararın tazmini de ambulansı kullanan ATT, paramedik veya şoförümüze rücu ettiriliyor! Yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık araç hasarları ve tazminatlar hayat kurtaran personelin sırtına yükleniyor. Devletin malıyla, devletin görevini yaparken kaza yapan personele 'bu zararı sen ödeyeceksin' demek hangi vicdana sığar? Bu korkuyla personel nasıl can kurtaracak?"
Sağlık Bakanlığı ve Emniyete Ortak Sistem Çağrısı
Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, bu haksızlığın ortadan kalkması için Sağlık Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü arasında acilen otomatik bir entegrasyon kurulması gerektiğini belirtti. Taşkın, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı:
Yazılım Entegrasyonu Sağlanmalı: Sağlık Bakanlığı'nın 112 vaka takip sistemleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı EDS sistemleri birbiriyle uyumlu hale getirilmelidir.
Cezalar Otomatik Düşmeli: Aktif olarak görevde veya hasta naklinde olduğu sistem üzerinden doğrulanan ambulanslara kesilen cezalar, personelin önüne hiç gelmeden doğrudan sistemden silinmelidir.
Maddi ve Manevi Mağduriyet Bitmeli: Sağlık çalışanlarının sırtındaki bu ekonomik yük ve adliyelerdeki dava süreçleri derhal sonlandırılmalıdır.
Taşkın, açıklamasını "Hayat kurtaran ellerin, sistemsel hatalar yüzünden cezalandırılması ve mahkeme kapılarında koşturulması kabul edilemez. Hükümetimizden ve ilgili Bakanlıklarımızdan bu kanayan yaraya kalıcı bir düzenleme getirmesini bekliyoruz" diyerek noktaladı.
Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, acil sağlık personelinin adeta cezalar altında ezildiğini belirterek yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu. Görev esnasında hız sınırı nedeniyle ambulans şoförlerine Elektronik Denetleme Sistemi ve radarlar üzerinden otomatik kesilen idari para cezalarına tepki gösteren Taşkın, Yargıtay Ceza Dairesi'nin, acil hasta veya yaralı taşıyan sivil araçlara kesilen cezaları bile Türk Ceza Kanunu’ndaki "zorunluluk hali" maddesi uyarınca iptal ettiğini hatırlattı. Taşkın, "Yargıtay emsal kararlarında, hayati tehlikesi olan bir hastayı yetiştirmek amacıyla yapılan hız veya kurallı ışık ihlallerini hukuka uygun bulmuştur. Sivil bir vatandaşın hastasını yetiştirirken tabi olduğu bu hak, asıl işi hayat kurtarmak olan 112 ambulans şoförlerine hayli hayli uygulanmalıdır. Yargıtay 'hayat kurtarmak trafik kuralından önce gelir' derken, idarenin ambulans şoförlerimize ceza yağdırması tam bir hukuk tezatıdır” dedi. …………….. Hayat kurtarmak için zamanla yarışan Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları, peş peşe kesilen trafik cezaları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyor. Görev esnasında hız sınırı nedeniyle ambulans şoförlerine Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) ve radarlar üzerinden otomatik kesilen idari para cezaları, sağlık çalışanlarının sabrını taşırdı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (ANADOLU SAĞLIK-SEN) Genel Başkanı Necip Taşkın, acil sağlık personelinin adeta cezalar altında ezildiğini belirterek yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu. "Ambulanslar Makam Aracı Değildir, Keyfi Hız Yapılmaz" Genel Başkan Necip Taşkın, ambulanstaki ekiplerin tek gayesinin hastayı hayatta tutmak ve en kısa sürede hastaneye yetiştirmek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ambulans kullanan Acil Tıp Teknisyeni (ATT), paramedik ve şoförlerimiz, kelimenin tam anlamıyla can pazarı yaşandığı anlarda direksiyon sallıyor. Arkada bir insanın hayatı kurtarılmaya çalışılırken, sürücü personelimizin üzerine adeta yağmur gibi trafik cezası yağıyor. Radarlar ve EDS sistemleri, görevdeki bir ambulans ile sivil bir aracı ayırt edemiyor. Bu cezalar doğrudan personelin maaşından kesiliyor. Ambulanslar makam aracı değildir. İçinde hasta olsun ya da olmasın, ya bir vakaya yetişmeye çalışıyordur ya da kendi istasyon bölgesine dönüyordur. 112 ambulansların vakaya giderken veya hasta taşırken geçiş üstünlüğü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 71. maddesi ve Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Tabii ki bu üstünlük, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartıyla kullanılabilir. Bu Kanun ve Yönetmelik, ambulansların siren ve tepe lambası kullanarak trafik kısıtlamalarından muaf olabileceğini düzenlemektedir. Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği ise ambulansların acil sağlık hizmeti sunumu için en kısa sürede ve güvenli şekilde olay yerine ulaşmasını öngörmektedir. Dolayısıyla siren ve tepe lambası açık ambulansın geçiş üstünlüğü dikkate alınarak her türlü kolaylık gösterilmelidir. Yargıtay’dan Emsal Karar: "Zorunluluk Hali" Cezalandırılamaz Açıklamasında yargı kararlarına da dikkat çeken Taşkın, Yargıtay’ın bu konuda net emsal kararları bulunduğunun altını çizdi. Yargıtay Ceza Dairesi'nin, acil hasta veya yaralı taşıyan sivil araçlara kesilen cezaları bile Türk Ceza Kanunu’ndaki "zorunluluk hali" maddesi uyarınca iptal ettiğini hatırlatan Taşkın, "Yargıtay emsal kararlarında, hayati tehlikesi olan bir hastayı yetiştirmek amacıyla yapılan hız veya kurallı ışık ihlallerini hukuka uygun bulmuştur. Sivil bir vatandaşın hastasını yetiştirirken tabi olduğu bu hak, asıl işi hayat kurtarmak olan 112 ambulans şoförlerine hayli hayli uygulanmalıdır. Yargıtay 'hayat kurtarmak trafik kuralından önce gelir' derken, idarenin ambulans şoförlerimize ceza yağdırması tam bir hukuk tezatıdır” dedi. İptal Davaları Bürokrasi Çilesine Dönüşmesin Mevcut sistemde haksız cezaların iptali için izlenen yasal sürecin sağlık çalışanlarını tüketeceğini, işinden soğutacağını, moral ve motivasyonunu düşüreceğini belirten Necip Taşkın, iptal davalarına dönüşecek bürokratik çileyi şu sözlerle aktardı: "Maaşından binlerce lira ceza kesilen personel, bu cezaları iptal ettirebilmek için tebliğ tarihinden itibaren Sulh Ceza Hâkimliklerine itiraz etmek zorunda kalacak. Dava dosyasına acil servis giriş fişleri, triyaj formları, 112 arama kayıtları ve görev kağıtları gibi onlarca delil eklemek zorunda kalacak. Kahraman sağlık çalışanlarımız vakaya mı yetişsin, yoksa adliyelerde iptal davaları ve bürokrasiyle mi uğraşsın? Sürücülerimiz 'Yine ceza yer miyim, maaşım kesilir mi?' korkusuyla baskı altında çalışıyor. Bu durum, acil sağlık hizmetlerinin ruhuna aykırıdır." Skandal Uygulama: Kaza Zararı Sağlıkçıya Rücu Ediliyor! Trafik cezalarının yanı sıra personeli en çok yıpratan konunun kazadan sonraki mali yükümlülükler olduğunu ifade eden Taşkın, kazanın mali boyutuyla ilgili olarak da şunları söyledi: "Ambulans sürücülerimiz sadece haksız cezalarla uğraşmıyor; personelin omuzlarında çok daha ağır bir yük var. Saniyelerle yarışırken ambulans kaza yaptığında, kasko ve sigorta prosedürleri arkasından kamunun uğradığı zararın yanı sıra karşı tarafın aracının yattığı süre kadar zararın tazmini de ambulansı kullanan ATT, paramedik veya şoförümüze rücu ettiriliyor! Yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık araç hasarları ve tazminatlar hayat kurtaran personelin sırtına yükleniyor. Devletin malıyla, devletin görevini yaparken kaza yapan personele 'bu zararı sen ödeyeceksin' demek hangi vicdana sığar? Bu korkuyla personel nasıl can kurtaracak?" Sağlık Bakanlığı ve Emniyete Ortak Sistem Çağrısı Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, bu haksızlığın ortadan kalkması için Sağlık Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü arasında acilen otomatik bir entegrasyon kurulması gerektiğini belirtti. Taşkın, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: Yazılım Entegrasyonu Sağlanmalı: Sağlık Bakanlığı'nın 112 vaka takip sistemleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı EDS sistemleri birbiriyle uyumlu hale getirilmelidir. Cezalar Otomatik Düşmeli: Aktif olarak görevde veya hasta naklinde olduğu sistem üzerinden doğrulanan ambulanslara kesilen cezalar, personelin önüne hiç gelmeden doğrudan sistemden silinmelidir. Maddi ve Manevi Mağduriyet Bitmeli: Sağlık çalışanlarının sırtındaki bu ekonomik yük ve adliyelerdeki dava süreçleri derhal sonlandırılmalıdır. Taşkın, açıklamasını "Hayat kurtaran ellerin, sistemsel hatalar yüzünden cezalandırılması ve mahkeme kapılarında koşturulması kabul edilemez. Hükümetimizden ve ilgili Bakanlıklarımızdan bu kanayan yaraya kalıcı bir düzenleme getirmesini bekliyoruz" diyerek noktaladı.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
