Asgari ücret ilk 4 ayda 4 bin 110 lira eridi
Asgari ücret ilk 4 ayda 4 bin 110 lira eridi
DİSK-AR’ın Mayıs 2026 Enflasyon Bülteni’ne göre asgari ücret, yılın dördüncü ayında 4 bin 110 lira değer kaybetti. En düşük emekli aylığındaki erime ise 2 bin 928 lira olarak hesaplandı.
DİSK’in internet sitesinde bültenle ilgili şu bilgiler paylaşıldı:
“TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs 2026 sonuçlarını 5 Haziran 2026’da açıkladı. TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 32,61. TÜFE'deki değişim 2026 Mayıs ayında on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,24 olarak gerçekleşti. TÜFE’deki aylık değişim oranı yüzde1,71 oranında açıklandı. TÜFE’deki değişim bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 16,61 olarak açıklandı. Böylece yıllık programda hedeflenen yüzde 16’lık yılsonu enflasyonu aşılmış oldu. TCMB tarafından yüzde 24 olarak revize edilen yüzde 24’lük yılsonu enflasyonunun gerçekleşebilmesi için ise yılın geri kalanında aylık enflasyonun ortalama yüzde 0,88’i aşmaması gerekiyor.
TÜİK’in enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor. Mayıs 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu yüzde 50,06 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu yüzde 11,29 ile giyim ve ayakkabı olarak gerçekleşti. Aylık yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 2,28 ile konut oldu.
Asgari ücretin Mayıs 2026’da kaybı 4 bin 663!
Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor. Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2026 Mayıs’ta asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4 bin 663 TL oldu. En düşük emekli aylığı ise 2026 Mayıs itibarıyla 3 bin 322 TL’sini kaybetti.
FİYATLAR ARTMAYA DEVAM EDİYOR!
TÜİK’e göre yıllık enflasyon artış hızında bir yavaşlama söz konusu. Bunun temel nedenlerinden birinin baz etkisi olduğu biliniyor. Baz etkisi bir önceki yılın daha yüksek aylık enflasyonunun yerini cari yılda daha düşük bir aylık enflasyonun almasından kaynaklanıyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor. Fiyatlarda bir düşüş söz konusu değil. Enflasyon hesabına esas olan fiyat endeksleri, madde fiyatlarının derlenmesiyle oluşturuluyor ve fiyatlardaki artışı daha çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Buna göre TÜFE ile gıda fiyatları endeksi arasındaki fark açılmaya devam ediyor.
Gıda fiyatları, ortalama fiyatlardan daha hızla artış göstermeye devam ediyor. 2025:100 bazlı gıda fiyatları endeksi ise Mayıs 2005’te 2,5 iken Mayıs 2026’da 131,67’ye yükseldi. 2025:100 bazlı olan endekse göre gıda fiyatları 2005’ten bu yana 52,7 kat artış gösterdi.
TÜİK’e göre 2005 yılına göre genel fiyatlar 35,1 kat artarken, gıda fiyatları 52,7 kat arttı. Gıda fiyatlarının ortalama madde fiyatlarından daha hızlı artması sebebiyle son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki makas açılmaya devam ediyor. Uzun dönemde gıda fiyatlarının genel ortalamadan çok artması gıda harcaması yüksek olan düşük gelir gruplarının geçim sıkıntısının artmasına yol açıyor.
TÜRKİYE ENFLASYONDA OECD BİRİNCİSİ!
Türkiye, yüksek enflasyon oranları ile ECD ülkeleri içinde açık ara birincidir. Türkiye’de enerji ve gıda dışı enflasyon oranı 2025 yılsonunda yüzde 32’dir. Türkiye’den sonra en yüksek enflasyona sahip ülke yüzde 5,8 ile Estonya, enflasyonu en yüksek üçüncü ülke ise yüzde 5,6’dır. AB üyesi 27 ülkede enflasyon oranı yıllık yüzde 2,5 iken G7 ülkelerinde yüzde 2,4 ve OECD ortalamasında yüzde 3,7’dir. Türkiye’de 2025 yılsonu enflasyonu OECD ortalamasının 9 ve AB ortalamasının 13 katı düzeyindedir.
ENFLASYONUN YÜKÜ DAR GELİRLİYE
Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor. TÜİK verilerine (2025-referans yılı 2024) göre en düşük yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,4'ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 29,2’dir. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48'ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,4’te kalmaktadır. Böylece dar gelirli
grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktar oldukça fazladır. Bu durum pahalılığın farklı toplumsal kesimlerde farklı hissedilmesine yol açmaktadır. Dar gelirlilerin harcanabilir gelirlerinin sınırlı olması nedeniyle daha yoğun bir geçim sıkıntısı çekmektedir. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.
Düşük gelirliler gıdadan kısıp kira ve konuta harcıyor
Öte yandan TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması 2023 ve 2025 verilerine bakıldığında en düşük yüzde 20’lik gelir grubunda hanehalkının ortalama gıda harcamasının payının (en fazla bütçe ayrılan kategori olmakla birlikte) son iki yılda yüzde 36’dan yüzde 29,2’ye gerilediği görülmektedir. Bu gelir grubunun bütçesinden ayırdığı paydaki belirgin artışlar ise konut ve kira olmaktadır. Konut ve kiradaki fiyat artışları ile buralardan bütçelerinde kesintiye gidemeyen en düşük gelir grubu hanelerinin, temel ihtiyaç olan gıdaya ayırdıkları payda yaklaşık 7 puanlık bir gerileme yaşanmıştır. Bu, yüzde 20’lik en yoksul grubun var olan gelirle haneyi geçindirmekteki zorluğunu göstermesi bakımından önemlidir”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
