Başkan Aydar, Tekin ve Karalar savunma yaptı

GÜNDEM 28.01.2026 - 16:16, Güncelleme: 28.01.2026 - 16:16 244 kez okundu.
 

Başkan Aydar, Tekin ve Karalar savunma yaptı

Aziz İhsan Suç Örgütünün ikinci gün duruşmalarında tutuklu sanıkların savunmaları alındı. Duruşmada, tahliyesini ve beraatini isteyen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, 2024'te Ceyhan Belediye Başkanı seçildiğini, bu tarihten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın ya da yakınlarının belediyeden aldığı herhangi bir ihale bulunmadığını söyledi. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de rüşvet aldığı için düzene uymadığı için bugün burada bulunduğunu savundu. Tekin, “Bu alacaklar, bu hacizler, bu baskılar bir hesaplaşma aracına dönüştürülmüştür. Aynı dönemde, belirli firmaların birlikte hareket ederek, aynı siyasi hedef doğrultusunda davrandığını da görüyoruz. Bu firmaların tamamı, ödeme baskısını ve tehditleri eş zamanlı yürütmüştür” dedi. Tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da, kimseden rüşvet almadığını, kimseye de rüşvet vermediğini savundu. Karalar, Baki Nugay, ‘Aziz İhsan Aktaş benim resmi ortağım değildir’ diyor. Bu Türkiye’nin dikkatinden kaçtı. Aktaş da iş alabilirdi, ihalelerin hepsi açıktı. Girebilirdi. Belediye başkanlarının ihale verme, almada rolleri yok. Hem Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı. Ben nedense bu dosyadayım?” dedi. ……………………. Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33'ü tutuklu 200 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşmasında ikinci gününde savunmalar alındı. Duruşmada ilk olarak Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan savunma yaptı. Kayhan’ın ardından Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin savunma yaptı. Tekin, suç örgütü lideri olarak iddianamede adı geçen Aziz İhsan Aktaş'ın korumalarla Silivri'ye gelmesi üzerine ağladığını anlattı. Sanıklar arasında 'etkin pişmanlık' hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş ile tutuklu belediye başkanları Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar; tutuksuz Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de bulunuyor. Duruşmada ilk olarak, 6 Temmuz’da gözaltına alınıp 8 Temmuz’da tutuklanan ve “rüşvete aracılık etmek” suçlamasıyla yargılanan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan’ın savunması alındı. AYDAR, TAHLİYESİNİ VE BERAATİNİ İSTEDİ Rüşvet almakla suçlanan tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da savunmasında, hakkındaki suçlamaları reddederek, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi. Aydar, 2024'te Ceyhan Belediye Başkanı seçildiğini, bu tarihten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın ya da yakınlarının belediyeden aldığı herhangi bir ihale bulunmadığını söyledi. Kendisinden önceki döneme ait ihalelerin de kendi döneminde devamı ya da yenilenmesinin söz konusu olmadığını bildiren Aydar, şunları kayda geçirdi: - İhsan Aktaş, değeri 4 milyon TL olan bir daireyi 20 milyon TL’ye aldığını ve bunun rüşvet olduğunu iddia etmektedir. Ancak Sayın Başkanım, babamla ev pazarlığı yaptığını söylediği 25–26 Temmuz tarihinde, akrabalarına ait şirketlerin belediyeden alacağı yalnızca 1,5 milyon TL’dir. Tapu devrinin yapıldığı ağustos ayında da bu alacak yine 1,5 milyon TL’dir. Daha da önemlisi, kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia ettiği tarihte, şirketlerinin belediyeden alacağı tek bir kuruş dahi yoktur. Sayın Başkanım, 1,5 milyon TL alacağı olan bir şirket için 20 milyon TL ödeme yapılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hiçbir alacağı bulunmayan bir şirket için 300 bin dolar verilmesi ise akla ve mantığa sığmamaktadır. Kadir Aydar, babasının hiçbir ticari ilişkisine dahil olmadığını belirterek, "Babam, Türkiye genelinde faaliyet gösteren, müteahhitlik yapan, Ceyhan Ticaret Borsası Başkanı olan başarılı bir iş insanıdır. Aziz İhsan Aktaş ile olan ilişkisi tamamen ticari niteliktedir. Bu ticaretin kazanan tarafı da Aktaş’tır. Ben bu ticari detaylara, ancak gözaltına alındıktan sonra vakıf olmak zorunda kaldım" dedi. Aydar, iddianamede konu edilen hiç malın değerinden yükseğe satılmadığını belirterek, "Aziz İhsan Aktaş 'rüşvet verdim' diyor ama verdiği rüşvet, malın değerini karşılamıyor" diye konuştu. OYA TEKİN’DEN İDDİANAME ELEŞTİRİSİ CHP’nin tutuklu belediye başkanları arasında tek kadın belediye başkanı olan Oya Tekin’in savunmasında iddianameye eleştiriler yöneltti. Hukukçu olması sebebiyle teknik konulara ilişkin de konuşan Tekin, savunmasına "Şu an karşınızda, bir milyon nüfuslu Seyhan halkının seçilmiş iradesi olarak bulunuyorum. Ancak bundan da önemlisi, 35 yıllık bir hukukçu olarak karşınızdayım” diye başladı. Rüşvet iddiasına konu edilen 75 milyon TL’lik ödemenin, belediyenin geçmiş dönemden devraldığı, planlı ve hak edişlere dayalı bir borç ödemesi olduğunu belirten Tekin, belediye başkanının bu ödemelerde imza yetkisi bulunmadığını, ödeme gününü ve saatini bilmesinin de mümkün olmadığını ifade etti. Eşi Celal Tekin’in aynı gün Aziz İhsan Aktaş ile Ankara’da görüşmesinin iddianamede “tesadüf” olarak sunulduğunu hatırlatan Tekin, “Bu görüşmenin neden yapıldığı, içeriği, hukuka aykırı olup olmadığı yönünde iddianamede hiçbir somut tespit yoktur. Bu görüşme ile ödeme arasında tek bir maddi bağ yoktur” dedi. Para çekme dekontlarının da somut delil sayılamayacağını vurgulayan Tekin, “Bir milyon doların bana ya da eşime geçtiğine dair tek bir kanıt yok” diye konuştu. Tekin, “Aziz İhsan Aktaş, bu olayı Seyhan Belediyesi’yle hesaplaşma aracı olarak kullandı. Buraya benim eşimin adını da ekletti” ifadelerini kullandı. ‘ETKİN PİŞMANLIK ŞARTLARI OLUŞMUYOR’ Tekin, bir hukukçu olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını da eleştirdi ve “Rüşvet suçunda etkin pişmanlık, suç ortaya çıkmadan önce, failin kendi iradesiyle gidip durumu bildirmesi halinde söz konusu olabilir. Oysa burada soruşturma başlamış, kişiler tutuklanmış ve sonrasında bu beyanlar alınmıştır. Bu haliyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuken mümkün değildir” dedi. ‘RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL DÜZENE UYMADIĞIM İÇİN BURDAYIM’ Oya Tekin, savunmasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: “Bu alacaklar, bu hacizler, bu baskılar bir hesaplaşma aracına dönüştürülmüştür. Aynı dönemde, belirli firmaların birlikte hareket ederek, aynı siyasi hedef doğrultusunda davrandığını da görüyoruz. Bu firmaların tamamı, ödeme baskısını ve tehditleri eş zamanlı yürütmüştür. Ama ben şunu söyledim: Bu para benim param değil. Seyhan halkının parasıdır. Seyhanlıların kaynağını, hukuka aykırı biçimde kimseye aktarmam. Ben rüşvet aldığım için değil, rüşvet düzenine uymadığım için bugün burada sanık olarak yargılanıyorum. Eğer bu düzene uyum sağlasaydım, işlerin aynı şekilde sürmesine izin verseydim, bugün burada olmazdım” "BEN NEDEN BU DOSYADAYIM" Daha sonra Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın savunmasına geçildi. Savunmasına başlayan Karalar şunları söyledi: “2014’te de Seyhan Belediye Başkanı oldum. Öyle bir iş yaptık ki, herkes Zeydan Karalar Büyükşehir Belediye Başkanı olsun dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda borç, gelirin 4 katıydı. 5 yılda tüm haciz dosyalarını hallettik. Bugün itibarıyla belediyenin geliri şu anda borcun 4 katı. Milyonların desteklediği Zeydan Karalar şu an sizin karşınızda. Bizim biraz önce anlattığım başarılarımız bizi bu noktaya getirdi. Vatandaşlar ‘Sizi bu kadar sevdik ya o yüzden buradasınız’ diyorlar. Gelelim davaya. Ben kimseye rüşvet vermedim, kimseden rüşvet almadım. Baki Nugay, ‘Aziz İhsan Aktaş benim resmi ortağım değildir’ diyor. Bu Türkiye’nin dikkatinden kaçtı. Aktaş da iş alabilirdi, ihalelerin hepsi açıktı. Girebilirdi. Belediye başkanlarının ihale verme, almada rolleri yok. Hem Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı. Ben nedense bu dosyadayım? Ben Adanalıyım Silivri’de ne işim var dedim. Seyhan Belediyesi’nde 2014-2019 arası hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Zaten hakediş ödemelerinin çok düzenli yapıldığını sunduk delil olarak. ‘Ben ödemelerimi alamıyorum, Zeydan Karalar’a gittim, o da Özcan Zenger’e yönlendirdi’ deniyor. Ödemelerin düzenli yapıldığı bir ortamda niye gelsin bizden ödeme istesin?” "Zeydan Karalar’ın talimatıyla Özcan Zenger bana geldi’ deniyor dosyada" diye Karalar şöyle devam etti: "Kullanılmamış bu mesela iddianamede. Çeşitli defalar Zeydan Karalar’la görüşemeyeceği için bu da iddianameye konulmamış. Burada bir çaba var. Birileri beni tutuklamak için özel bir gayret göstermiş. Belli ki 5 ay sonra tutukluluktan kurtulmak için Baki Nugay’ın ifadelerinden dolayı buradayım. Masak raporu, HTS kaydı, bilirkişi raporu bunların hiçbir benimle ilgili değil. Dosyada yok. 7 aydır tutukluyuz, 8. aya gireceğiz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkmam. Bizim itirazımız tutuklu yargılamak. Yoksa boynumuz kıldan incedir, korkumuz yok. Ben kendisini savcılığa ihbar etmiş bir insanım. Tüm ihaleleri inceleyin dedim. İlçe belediyelerinden başka dört şehir belediyesi de girmeli. Kütahya mesela, tefrik edildi gönderildi. Isparta var. İkisi görevde, ben tutukluyum. Ben milyonların güvendiği insan olduğum için mi buradayım? Bu bir haksızlık değil mi? Hayatım boyunca ülkeme hizmet etmekten bir milim ayrılmadım. 7 aydır Adana’dan, ailemden, vefakar Adanalı kardeşlerimden ayrıyım. Benim tutuklu olmamdan ailemi, Adana’yı ve Adanalıları cezalandırmak anlamına geliyor." Karalar'ın savunmasının ardından duruşma sona erdi.
Aziz İhsan Suç Örgütünün ikinci gün duruşmalarında tutuklu sanıkların savunmaları alındı. Duruşmada, tahliyesini ve beraatini isteyen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, 2024'te Ceyhan Belediye Başkanı seçildiğini, bu tarihten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın ya da yakınlarının belediyeden aldığı herhangi bir ihale bulunmadığını söyledi. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de rüşvet aldığı için düzene uymadığı için bugün burada bulunduğunu savundu. Tekin, “Bu alacaklar, bu hacizler, bu baskılar bir hesaplaşma aracına dönüştürülmüştür. Aynı dönemde, belirli firmaların birlikte hareket ederek, aynı siyasi hedef doğrultusunda davrandığını da görüyoruz. Bu firmaların tamamı, ödeme baskısını ve tehditleri eş zamanlı yürütmüştür” dedi. Tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da, kimseden rüşvet almadığını, kimseye de rüşvet vermediğini savundu. Karalar, Baki Nugay, ‘Aziz İhsan Aktaş benim resmi ortağım değildir’ diyor. Bu Türkiye’nin dikkatinden kaçtı. Aktaş da iş alabilirdi, ihalelerin hepsi açıktı. Girebilirdi. Belediye başkanlarının ihale verme, almada rolleri yok. Hem Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı. Ben nedense bu dosyadayım?” dedi. ……………………. Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33'ü tutuklu 200 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşmasında ikinci gününde savunmalar alındı. Duruşmada ilk olarak Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan savunma yaptı. Kayhan’ın ardından Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin savunma yaptı. Tekin, suç örgütü lideri olarak iddianamede adı geçen Aziz İhsan Aktaş'ın korumalarla Silivri'ye gelmesi üzerine ağladığını anlattı. Sanıklar arasında 'etkin pişmanlık' hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş ile tutuklu belediye başkanları Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar; tutuksuz Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de bulunuyor. Duruşmada ilk olarak, 6 Temmuz’da gözaltına alınıp 8 Temmuz’da tutuklanan ve “rüşvete aracılık etmek” suçlamasıyla yargılanan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan’ın savunması alındı. AYDAR, TAHLİYESİNİ VE BERAATİNİ İSTEDİ Rüşvet almakla suçlanan tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da savunmasında, hakkındaki suçlamaları reddederek, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi. Aydar, 2024'te Ceyhan Belediye Başkanı seçildiğini, bu tarihten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın ya da yakınlarının belediyeden aldığı herhangi bir ihale bulunmadığını söyledi. Kendisinden önceki döneme ait ihalelerin de kendi döneminde devamı ya da yenilenmesinin söz konusu olmadığını bildiren Aydar, şunları kayda geçirdi: - İhsan Aktaş, değeri 4 milyon TL olan bir daireyi 20 milyon TL’ye aldığını ve bunun rüşvet olduğunu iddia etmektedir. Ancak Sayın Başkanım, babamla ev pazarlığı yaptığını söylediği 25–26 Temmuz tarihinde, akrabalarına ait şirketlerin belediyeden alacağı yalnızca 1,5 milyon TL’dir. Tapu devrinin yapıldığı ağustos ayında da bu alacak yine 1,5 milyon TL’dir. Daha da önemlisi, kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia ettiği tarihte, şirketlerinin belediyeden alacağı tek bir kuruş dahi yoktur. Sayın Başkanım, 1,5 milyon TL alacağı olan bir şirket için 20 milyon TL ödeme yapılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hiçbir alacağı bulunmayan bir şirket için 300 bin dolar verilmesi ise akla ve mantığa sığmamaktadır. Kadir Aydar, babasının hiçbir ticari ilişkisine dahil olmadığını belirterek, "Babam, Türkiye genelinde faaliyet gösteren, müteahhitlik yapan, Ceyhan Ticaret Borsası Başkanı olan başarılı bir iş insanıdır. Aziz İhsan Aktaş ile olan ilişkisi tamamen ticari niteliktedir. Bu ticaretin kazanan tarafı da Aktaş’tır. Ben bu ticari detaylara, ancak gözaltına alındıktan sonra vakıf olmak zorunda kaldım" dedi. Aydar, iddianamede konu edilen hiç malın değerinden yükseğe satılmadığını belirterek, "Aziz İhsan Aktaş 'rüşvet verdim' diyor ama verdiği rüşvet, malın değerini karşılamıyor" diye konuştu. OYA TEKİN’DEN İDDİANAME ELEŞTİRİSİ CHP’nin tutuklu belediye başkanları arasında tek kadın belediye başkanı olan Oya Tekin’in savunmasında iddianameye eleştiriler yöneltti. Hukukçu olması sebebiyle teknik konulara ilişkin de konuşan Tekin, savunmasına "Şu an karşınızda, bir milyon nüfuslu Seyhan halkının seçilmiş iradesi olarak bulunuyorum. Ancak bundan da önemlisi, 35 yıllık bir hukukçu olarak karşınızdayım” diye başladı. Rüşvet iddiasına konu edilen 75 milyon TL’lik ödemenin, belediyenin geçmiş dönemden devraldığı, planlı ve hak edişlere dayalı bir borç ödemesi olduğunu belirten Tekin, belediye başkanının bu ödemelerde imza yetkisi bulunmadığını, ödeme gününü ve saatini bilmesinin de mümkün olmadığını ifade etti. Eşi Celal Tekin’in aynı gün Aziz İhsan Aktaş ile Ankara’da görüşmesinin iddianamede “tesadüf” olarak sunulduğunu hatırlatan Tekin, “Bu görüşmenin neden yapıldığı, içeriği, hukuka aykırı olup olmadığı yönünde iddianamede hiçbir somut tespit yoktur. Bu görüşme ile ödeme arasında tek bir maddi bağ yoktur” dedi. Para çekme dekontlarının da somut delil sayılamayacağını vurgulayan Tekin, “Bir milyon doların bana ya da eşime geçtiğine dair tek bir kanıt yok” diye konuştu. Tekin, “Aziz İhsan Aktaş, bu olayı Seyhan Belediyesi’yle hesaplaşma aracı olarak kullandı. Buraya benim eşimin adını da ekletti” ifadelerini kullandı. ‘ETKİN PİŞMANLIK ŞARTLARI OLUŞMUYOR’ Tekin, bir hukukçu olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını da eleştirdi ve “Rüşvet suçunda etkin pişmanlık, suç ortaya çıkmadan önce, failin kendi iradesiyle gidip durumu bildirmesi halinde söz konusu olabilir. Oysa burada soruşturma başlamış, kişiler tutuklanmış ve sonrasında bu beyanlar alınmıştır. Bu haliyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuken mümkün değildir” dedi. ‘RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL DÜZENE UYMADIĞIM İÇİN BURDAYIM’ Oya Tekin, savunmasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: “Bu alacaklar, bu hacizler, bu baskılar bir hesaplaşma aracına dönüştürülmüştür. Aynı dönemde, belirli firmaların birlikte hareket ederek, aynı siyasi hedef doğrultusunda davrandığını da görüyoruz. Bu firmaların tamamı, ödeme baskısını ve tehditleri eş zamanlı yürütmüştür. Ama ben şunu söyledim: Bu para benim param değil. Seyhan halkının parasıdır. Seyhanlıların kaynağını, hukuka aykırı biçimde kimseye aktarmam. Ben rüşvet aldığım için değil, rüşvet düzenine uymadığım için bugün burada sanık olarak yargılanıyorum. Eğer bu düzene uyum sağlasaydım, işlerin aynı şekilde sürmesine izin verseydim, bugün burada olmazdım” "BEN NEDEN BU DOSYADAYIM" Daha sonra Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın savunmasına geçildi. Savunmasına başlayan Karalar şunları söyledi: “2014’te de Seyhan Belediye Başkanı oldum. Öyle bir iş yaptık ki, herkes Zeydan Karalar Büyükşehir Belediye Başkanı olsun dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda borç, gelirin 4 katıydı. 5 yılda tüm haciz dosyalarını hallettik. Bugün itibarıyla belediyenin geliri şu anda borcun 4 katı. Milyonların desteklediği Zeydan Karalar şu an sizin karşınızda. Bizim biraz önce anlattığım başarılarımız bizi bu noktaya getirdi. Vatandaşlar ‘Sizi bu kadar sevdik ya o yüzden buradasınız’ diyorlar. Gelelim davaya. Ben kimseye rüşvet vermedim, kimseden rüşvet almadım. Baki Nugay, ‘Aziz İhsan Aktaş benim resmi ortağım değildir’ diyor. Bu Türkiye’nin dikkatinden kaçtı. Aktaş da iş alabilirdi, ihalelerin hepsi açıktı. Girebilirdi. Belediye başkanlarının ihale verme, almada rolleri yok. Hem Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı. Ben nedense bu dosyadayım? Ben Adanalıyım Silivri’de ne işim var dedim. Seyhan Belediyesi’nde 2014-2019 arası hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Zaten hakediş ödemelerinin çok düzenli yapıldığını sunduk delil olarak. ‘Ben ödemelerimi alamıyorum, Zeydan Karalar’a gittim, o da Özcan Zenger’e yönlendirdi’ deniyor. Ödemelerin düzenli yapıldığı bir ortamda niye gelsin bizden ödeme istesin?” "Zeydan Karalar’ın talimatıyla Özcan Zenger bana geldi’ deniyor dosyada" diye Karalar şöyle devam etti: "Kullanılmamış bu mesela iddianamede. Çeşitli defalar Zeydan Karalar’la görüşemeyeceği için bu da iddianameye konulmamış. Burada bir çaba var. Birileri beni tutuklamak için özel bir gayret göstermiş. Belli ki 5 ay sonra tutukluluktan kurtulmak için Baki Nugay’ın ifadelerinden dolayı buradayım. Masak raporu, HTS kaydı, bilirkişi raporu bunların hiçbir benimle ilgili değil. Dosyada yok. 7 aydır tutukluyuz, 8. aya gireceğiz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkmam. Bizim itirazımız tutuklu yargılamak. Yoksa boynumuz kıldan incedir, korkumuz yok. Ben kendisini savcılığa ihbar etmiş bir insanım. Tüm ihaleleri inceleyin dedim. İlçe belediyelerinden başka dört şehir belediyesi de girmeli. Kütahya mesela, tefrik edildi gönderildi. Isparta var. İkisi görevde, ben tutukluyum. Ben milyonların güvendiği insan olduğum için mi buradayım? Bu bir haksızlık değil mi? Hayatım boyunca ülkeme hizmet etmekten bir milim ayrılmadım. 7 aydır Adana’dan, ailemden, vefakar Adanalı kardeşlerimden ayrıyım. Benim tutuklu olmamdan ailemi, Adana’yı ve Adanalıları cezalandırmak anlamına geliyor." Karalar'ın savunmasının ardından duruşma sona erdi.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.