“Cebimizden enflasyon da TÜİK de alıp götürüyor”
“Cebimizden enflasyon da TÜİK de alıp götürüyor”
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine tepki gösterdi. Memurun, emeklinin açıklanan rakamlara inanmadığını kaydeden Taşkın, Kamu çalışanları TÜİK’in değil, çarşıda pazarda, marketteki etiketleri görünce gerçek enflasyonun ne olduğunu anlıyor. Memur ve emeklinin cebinden hem enflasyon hem de TÜİK alıp götürüyor! Enflasyon ve vergi artışları, memur ve memur emeklisi gibi dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarının gelirini azaltıyor” diye konuştu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) aralık ayı enflasyon oranlarını açıklaması, memur ve memur emeklisinin maaş zammı döneminde TÜİK’in enflasyon oranlarını düşük gösterdiği inancı halk arasında yaygınlaşırken, TÜİK’in açıkladığı %0.89 aralık ayı enflasyonunun inandırıcılığının olmadığına değinen Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık ayı "Sektörel Enflasyon Beklentisi" anketi sonuçlarının bile karamsarlığı açıkça ortaya koyduğuna dikkat çekti.
Taşkın, T.C. Merkez Bankası’nın, piyasa katılımcıları, reel sektör ve hane halkının gelecek 12 aya dair tüketici enflasyonu tahminlerinin yer aldığı ankette; iş dünyasının beklentisinin %34,80, tüketicilerin beklentisinin ise %50,90 seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayarak ekonomik krizin faturasını en ağır şekilde ödeyen halkın iyileşmeye inanmadığını söyledi.
Enflasyon ve adaletsiz vergi, geliri eritiyor.
Necip Taşkın, enflasyon ve vergilerin, dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin alım gücünü düşürdüğünü belirterek, yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler geliri eritiyor, ifadelerini kullandı. Taşkın, enflasyon gerçeklerini ve dar ve sabit gelirli memur, emekli ve asgari ücretlinin yaşama mücadelesindeki acı gerçeği şu ifadelerle açıkladı:
“TÜİK’in açıklamasına göre 2025 aralık ayı enflasyonu %0.89, yıllık enflasyon ise %30.89 olarak gerçekleşti. ENAG ise aralık ayı enflasyonunu %2,11, yıllık enflasyonu ise %56,14 olarak açıkladı. Dar ve sabit gelirli vatandaşlar yaşadıkları enflasyonu daha iyi bildiği için TÜİK’e inanmıyorlar. Aslında açıklanan oranlara hiç şaşırmadık! Çünkü TÜİK bunu her ay yapıyor! İTO’nun İstanbul aralık ayı enflasyonu %1.23, yıllık enflasyonu %37.68 olarak açıklanan verileri bile enflasyonun düşmediğini gösteriyor. Memurun, emeklinin, asgari ücretlinin yaşam düzeyi kötüleşmiş, alım gücü düşmüş. Bu durumda gel de TÜİK’in makyajlı verilerine inan! Kamu çalışanları TÜİK’in değil, çarşıda pazarda, marketteki etiketleri görünce gerçek enflasyonun ne olduğunu anlıyor. Memur ve emeklinin cebinden hem enflasyon hem de TÜİK alıp götürüyor! Enflasyon ve vergi artışları, memur ve memur emeklisi gibi dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarının gelirini azaltıyor.
Araştırmalar her 3 kişiden birinin et yiyemediğini gösteriyor. Dar ve sabit geliriyle yaşamaya çalışan kamu çalışanları sadece sağlıklı gıdaya değil, aynı zamanda elektrik, su, ulaşım, doğalgaz, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaları yapamaz hale geldi.
Memurun, emeklinin, asgari ücretlinin insanca yaşama hakkı, sağlık hakkı, beslenme hakkı ve adaletli ücret hakkı elinden alınmıştır.
Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere rağmen dar ve sabit gelirlilerin insanca yaşama hakkı, sağlık hakkı, beslenme hakkı ve adaletli ücret hakkı elinden alınıyor. Hem enflasyon hem de vergiler nedeniyle net harcanabilir ücretlerinde erime oluyor. Gelir vergisi ile dolaylı ve dolaysız vergi yükünün ağırlığı memur ve memur emeklisinin gelir kaybını artırıyor. Gelir vergisi artarken bu gideri telafi edecek oranlarda vergi dilimi artışı yapılmıyor. Enflasyon nedeniyle oluşan reel kaybın telafi edilmemesi maaşlardaki reel kaybı daha fazla artırıyor. Dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin maaşlarındaki erime, dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarından zenginlere gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyonun erittiği maaşlardan yüksek oranda gelir vergisi kesilmesi adaletsizliğe yol açıyor. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklileri yoksullaşmıştır. Cebinde kalan harcanabilir net geliri ile ay sonunu nasıl getireceğini düşünen ve yıllardır kendilerine haksızlık yapılan bu kesimin insanca yaşayabilmesi için enflasyonun üstünde maaş zammı yapılarak reel kayıpları telafi edilmelidir.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
