CHP’li Kış, Alifakı- Tuzla yolunu Meclis’e taşıdı
CHP’li Kış, Alifakı- Tuzla yolunu Meclis’e taşıdı
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarsus’ta yıllardır trafik kazaları ve ulaşım sorunlarıyla gündeme gelen Alifakı–Tuzla yolunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Cezaevi araçlarının yanı sıra bölge halkının, çiftçilerin ve tarımsal üretim yapan vatandaşların da kullandığı güzergâhta geçmiş yıllarda onlarca kişinin yaralandığını hatırlatan Kış, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan yolun iyileştirilmesine ilişkin somut proje, bütçe ve takvim istedi.
YILLARDIR AYNI ŞİKÂYETLER, AYNI TEHLİKE
Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ne ulaşımı sağlayan Alifakı–Tuzla güzergâhındaki yolun fiziki yetersizlikleri ve trafik güvenliği sorunları, yıllardır bölge halkının gündeminde. Dar yol, keskin virajlar, görüş mesafesinin yetersizliği ve farklı türde araçların aynı güzergâhı kullanması nedeniyle yaşanan tehlikelere dikkat çeken CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konuyu yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Kış, yolun yalnızca cezaevi ulaşımı açısından değerlendirilmesinin yanlış olduğunu belirterek, bölgede yaşayan vatandaşların günlük yaşamının ve tarımsal üretimin de bu güzergâha bağlı olduğunu vurguladı.
“BURASI SADECE CEZAEVİ YOLU DEĞİL, İNSANLARIN EVİNE VE EKMEĞİNE GİDEN YOL”
Tarsus’un Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Kış, güzergâhın çiftçiler, tarım işçileri, ürün taşıyan araçlar ve bölge sakinleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Kış, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu yolu yalnızca cezaevine ulaşım sağlayan bir güzergâh olarak görmek büyük bir eksikliktir. Burada insanlar yaşıyor, çiftçiler üretim yapıyor, meyve ve sebze yetiştiriliyor. Üretici traktörüyle tarlasına gidiyor, hasat ettiği ürününü pazara ulaştırmaya çalışıyor. Aynı yolu cezaevi personeli, ziyaretçiler, servis araçları ve ring araçları da kullanıyor. Yani burası yalnızca cezaevinin değil, bölge halkının da yolu. İnsanların evine, tarlasına, işine ve ekmeğine ulaşmak için kullandığı bu yolun güvenli hâle getirilmesi artık ertelenemez.”
ÜÇ AYRI KAZADA 46 YARALI!
Güzergâhta geçmiş yıllarda meydana gelen trafik kazaları da sorunun boyutunu ortaya koyuyor.
Basına yansıyan haberlere göre 20 Kasım 2022 tarihinde cezaevi personelini taşıyan araç ile pikabın çarpışması sonucu 11 kişi yaralandı.
16 Şubat 2023 tarihinde cezaevi midibüsü ile kamyonun kafa kafaya çarpıştığı kazada 23 kişi yaralanırken, 23 Eylül 2025 tarihinde cezaevi ring aracının şarampole devrilmesi sonucu 12 kişi yaralandı.
Yalnızca basına yansıyan bu üç kazada toplam 46 kişi yaralandı. Bölgede farklı tarihlerde başka trafik kazaları da meydana geldi.
Kış, kazaların ardından alınan önlemlerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu kazalar yaşandı, onlarca insan yaralandı. Peki ardından ne yapıldı? Yol genişletildi mi? Tehlikeli virajlar düzeltildi mi? Görüş mesafesini artıracak önlemler alındı mı? Vatandaşın yıllardır dile getirdiği talepler karşılandı mı? Bir yolun güvenli hâle getirilmesi için daha kaç kaza yaşanması gerekiyor?”
“ÇİFTÇİ ÜRETMEK İÇİN MÜCADELE EDİYOR, BİR DE YOL GÜVENLİĞİYLE UĞRAŞIYOR”
Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için güvenli ulaşım altyapısının zorunlu olduğunu belirten Kış, çiftçilerin zaten yüksek üretim maliyetleri altında mücadele ettiğini hatırlattı.
“Çiftçimiz mazotuyla, gübresiyle, ilacıyla, işçilik maliyetleriyle mücadele ediyor. Ürettiği ürünün karşılığını almakta zorlanıyor. Bir de ürününü taşırken yol güvenliğinden endişe etmek zorunda kalıyor. Tarımın bu kadar önemli olduğu bir bölgede üretim alanlarına ulaşımın güvenli ve kesintisiz olması gerekir. Yol meselesi yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda üretim ve ekonomik yaşam meselesidir.”
DSİ’YE AİT KANAL YOLU ALTERNATİF OLABİLİR Mİ?
Bölge halkının yıllardır dile getirdiği çözüm önerilerinden biri de mevcut güzergâha paralel uzanan Devlet Su İşlerine ait kanal yolunun alternatif ulaşım amacıyla değerlendirilmesi.
Kış, Bakanlığa bu konuda herhangi bir fizibilite veya teknik çalışma yapılıp yapılmadığını da sordu.
Mevcut yolun genişletilmesi, virajların iyileştirilmesi ve alternatif ulaşım imkânlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kış, ilgili kurumlar arasındaki yetki ve sorumluluk dağılımının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“YILLARDIR ŞİKÂYET VAR, PEKİ YATIRIM NEREDE?”
CHP’li Kış, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yönelttiği 10 soruluk önergede, 2020–2026 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarının sayısını, can kayıplarını ve yaralanmaları, yolun günlük araç yoğunluğunu, yapılan teknik incelemeleri ve ayrılan yatırım ödeneklerini sordu.
Yolun genişletilmesine yönelik hazırlanmış bir proje bulunup bulunmadığını, vatandaşların geçmiş yıllardaki başvurularına nasıl yanıt verildiğini ve DSİ kanal yolunun alternatif güzergâh olarak değerlendirilip değerlendirilmediğini de Bakanlığın açıklamasını istedi.
Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir bölgede insanlar yaşıyorsa, üretim yapılıyorsa, her gün çok sayıda araç o yolu kullanıyorsa devletin görevi güvenli ulaşımı sağlamaktır. Tarsus’ta vatandaşlarımız yıllardır aynı sorunları anlatıyor. Kazalar yaşanıyor, insanlar yaralanıyor, çözüm talepleri tekrarlanıyor. Artık genel açıklamalar değil, somut bir proje, ayrılmış bir bütçe ve uygulanabilir bir takvim görmek istiyoruz. Tarsus’un insanı da çiftçisi de güvenli yollarda ulaşım hakkına sahiptir. Bu talep bir ayrıcalık değil, kamusal bir sorumluluktur.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
