“Ek maaş istiyoruz”

GÜNDEM 09.02.2026 - 15:27, Güncelleme: 09.02.2026 - 15:27 642 kez okundu.
 

“Ek maaş istiyoruz”

Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, Şehir Hastanelerinde ebe ve hemşirelerin 100 saate varan fazla mesailer yaptığını dile getirdi. Artan iş yükü karşısında Şehir Hastanelerinde ebe ve hemşerilerin çalışmak istemediğini kaydeden Nennioğlu, “Adana Şehir Hastanesi’nde çalışanlar ağır nöbet yükü nedeniyle zaman zaman ücretsiz izin almak zorunda kalmakta, bu durum hizmet sunumunu aksatmaktadır” dedi. Nennioğlu, Şehir Hastanelerinde görev yapan, hemşire, ebe ve tüm sağlık çalışanlarına ek maaş verilmesini istedi.
Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, şehir hastanelerinin bugün ülke genelinde sağlık sisteminin ana yükünü taşıdığını, nitelikli tanı ve tedavi hizmetlerinin, özellikli branşlar ve yoğum bakım hizmetlerinin çok büyük bir bölümünün bu hastanelerde sunulmasına karşın, bu ağır hizmet yüküne rağmen uzun süredir hemşire, ebe ve sağlık çalışanı sayısındaki yetersizliğin görmezden gelindiğini söyledi. Adana Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yapan Nennioğlu, defalarca dile getirmelerine karşın Adana Şehir Hastanesi’nde mevcut personel açığı, artan iş yükü, yoğun nöbet düzeni ve yüksek sorumluluk gerektiren hizmetlerin çalışanlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu kaydetti. Nennioğlu, “Aynı işi yapan, aynı riski alan ve aynı yoğunlukta çalışan sağlık emekçilerinin farklı koşullarda ve yetersiz mali karşılıklarla çalıştırılması kabul edilebilir değildir” dedi. Nennioğlu, şöyle konuştu: “Bugün gelinen noktada, Cumhurbaşkanımızın gözbebeği olarak ifade edilen şehir hastaneleri tüm yükü sırtlamış durumdadır. Ancak ne yazık ki bu hastanelere hemşire ve ebe gelmek istememektedir. Bunun en somut örneklerinden biri İstanbul Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’dir. İller arası 200 hemşire tayini talep edilmiş, yeterli tercih yapılmadığı için kadrolar boş kalmıştır. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Biz Adana’daki sağlık yöneticilerini suçlamıyoruz. Aksine, sahadaki gerçekliği bilen yöneticilerimizin yanındayız. Sorunun yerelde değil, sistemsel olduğunu her platformda dile getirdik. Hemşire ve ebe eksikliğini en üst düzeyde Sayın Valimize ve Bakanlık üst düzey bürokratlarına defalarca ilettik, basın açıklamaları yaptık. Demek ki artık farklı ve kalıcı çözümler üretmek zorundayız. Hemşireler ve ebeler sağlık sisteminin temel direğidir. Ancak bugün bu meslek grupları insanüstü bir tempoyla çalıştırılmaktadır. Özellikle Adana’da, başta Şehir Hastanesi olmak üzere birçok kurumda aylık ortalama 100 saate varan fazla mesailer yapılmaktadır. Bu durum yalnızca çalışan sağlığını değil, hasta güvenliğini de doğrudan tehdit etmektedir. Mevcut mevzuat yalnızca belli bir sürenin üzerindeki fazla çalışmaya ücret ödenmesini düzenlemekte, ancak bu yoğun çalışma düzenini fiilen engellememektedir. Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli iş kapsamında yer almasına rağmen, bu kadar uzun nöbet süreleri tükenmişliğe ve hizmet kalitesinde ciddi düşüşe yol açmaktadır. Artık insani bir üst sınır zorunludur. Özel sektörde olduğu gibi yılda 540 saat, ayda 48 saat fazla mesai sınırı getirilmeli; bu sınırı aşan çalışmaya izin verilmemelidir. Buna paralel olarak, gerçek ihtiyaca uygun yeni personel istihdamı acilen sağlanmalıdır. Sadece Adana Şehir Hastanesi örneği bile tabloyu net biçimde ortaya koymaktadır. Çalışanlar ağır nöbet yükü nedeniyle zaman zaman ücretsiz izin almak zorunda kalmakta, bu durum hizmet sunumunu aksatmaktadır. Son yapılan 37 bin kişilik atamada Adana’ya yalnızca 22 hemşire ve 2 ebe kadrosu ayrılmıştır. Bu tablo, PDC verilerinin sahadaki gerçek ihtiyacı yansıtmadığını açıkça göstermektedir. Öte yandan bilimsel çalışmalar; gece nöbetlerinin özellikle kadın çalışanlarda melatonin baskılanmasına yol açtığını ve buna bağlı olarak kanser riskini artırdığını ortaya koymaktadır. Bu mesele yalnızca bir çalışma düzeni sorunu değil, aynı zamanda çalışan sağlığı açısından acil müdahale gerektiren bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğu 7/24 çalıştığını, gece gündüz, bayram seyran demeden nöbet tuttuğunu ifade etmektedir. Bir sağlık çalışanı ayda 168 saat zorunlu çalışmanın yanında ortalama 80–128 saat daha zorunlu fazla mesai yapmaktadır. Buna rağmen fazla çalışma ücretleri normal mesai saatinin yalnızca üçte biri oranında ödenmekte; bu çalışmalar için yıpranma payı verilmemekte ve emekliliğe yansıtılmamaktadır. Gece gündüz tutulan nöbetler sabit ek ödeme ve performans ödemelerine dahi yansımamaktadır. Bu durum sürdürülemezdir. Taleplerimiz nettir: * Şehir hastanelerinde görev yapan hemşire, ebe ve tüm sağlık çalışanlarına ek maaş verilmelidir. * Döner sermaye ödemeleri artırımlı ve adil şekilde yeniden düzenlenmelidir. * Nöbet ücretleri yükseltilmeli, şehir hastanelerine özgü ek nöbet ücreti uygulaması getirilmelidir. * Nöbet saatlerine üst sınır getirilmelidir. * Adana özelinde PDC verileri güncellenmeli, gerçek ihtiyaca göre kadro planlaması yapılmalıdır. * Yeni hemşire ve ebe atamaları 2026 sonu beklenmeden acilen gerçekleştirilmelidir. * Aile hekimliğinde çalışan personelin geri dönüşü sağlanmalı ya da bu alandaki eksiklik için kalıcı çözümler üretilmelidir. Adana Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde geçmiş yıllarda 110 sağlık çalışanı görev yaparken, farklı kurumlara görevlendirmeler ve yeni birim açılışları nedeniyle bugün bu sayı 72’ye düşmüştür. Normalde bir yoğun bakımda hemşire başına 2 hasta düşmesi gerekirken, acil serviste 1 hemşireye 4 hatta 6 hasta düşmektedir. Bu tablo hem çalışan sağlığını hem de hasta güvenliğini ciddi şekilde riske atmaktadır. Bu süreçte, sahadaki gerçekliği bilen ve mevcut tüm imkânlarla sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için büyük bir sorumlulukla çalışan Adana İl Sağlık Müdürümüz Uz. Dr. Halil Nacar’a, Adana Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Osman Çiloğlu’na ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Sayın Nilüfer Başak’a yapıcı yaklaşımları ve iş birliğine açık tutumları için teşekkür ediyoruz. Sorunun kişisel değil, sistemsel olduğunun farkında olan bu yaklaşımı önemsiyoruz. Son olarak açıkça ifade ediyoruz: Bu talepler, sağlık çalışanlarının insanca çalışma koşullarına kavuşması ve halkımıza güvenli, nitelikli sağlık hizmeti sunulabilmesi için zorunludur. Taleplerimiz karşılık bulana, sorunlarımız çözüme kavuşana ve sesimiz yetkililer tarafından duyulana kadar meşru ve demokratik eylemlerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Bu mücadele yalnızca sağlık çalışanlarının değil, sağlık hizmeti alan herkesin mücadelesidir”
Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, Şehir Hastanelerinde ebe ve hemşirelerin 100 saate varan fazla mesailer yaptığını dile getirdi. Artan iş yükü karşısında Şehir Hastanelerinde ebe ve hemşerilerin çalışmak istemediğini kaydeden Nennioğlu, “Adana Şehir Hastanesi’nde çalışanlar ağır nöbet yükü nedeniyle zaman zaman ücretsiz izin almak zorunda kalmakta, bu durum hizmet sunumunu aksatmaktadır” dedi. Nennioğlu, Şehir Hastanelerinde görev yapan, hemşire, ebe ve tüm sağlık çalışanlarına ek maaş verilmesini istedi.

Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, şehir hastanelerinin bugün ülke genelinde sağlık sisteminin ana yükünü taşıdığını, nitelikli tanı ve tedavi hizmetlerinin, özellikli branşlar ve yoğum bakım hizmetlerinin çok büyük bir bölümünün bu hastanelerde sunulmasına karşın, bu ağır hizmet yüküne rağmen uzun süredir hemşire, ebe ve sağlık çalışanı sayısındaki yetersizliğin görmezden gelindiğini söyledi.

Adana Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yapan Nennioğlu, defalarca dile getirmelerine karşın Adana Şehir Hastanesi’nde mevcut personel açığı, artan iş yükü, yoğun nöbet düzeni ve yüksek sorumluluk gerektiren hizmetlerin çalışanlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu kaydetti. Nennioğlu, “Aynı işi yapan, aynı riski alan ve aynı yoğunlukta çalışan sağlık emekçilerinin farklı koşullarda ve yetersiz mali karşılıklarla çalıştırılması kabul edilebilir değildir” dedi.
Nennioğlu, şöyle konuştu:
“Bugün gelinen noktada, Cumhurbaşkanımızın gözbebeği olarak ifade edilen şehir hastaneleri tüm yükü sırtlamış durumdadır. Ancak ne yazık ki bu hastanelere hemşire ve ebe gelmek istememektedir. Bunun en somut örneklerinden biri İstanbul Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’dir. İller arası 200 hemşire tayini talep edilmiş, yeterli tercih yapılmadığı için kadrolar boş kalmıştır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Biz Adana’daki sağlık yöneticilerini suçlamıyoruz. Aksine, sahadaki gerçekliği bilen yöneticilerimizin yanındayız. Sorunun yerelde değil, sistemsel olduğunu her platformda dile getirdik. Hemşire ve ebe eksikliğini en üst düzeyde Sayın Valimize ve Bakanlık üst düzey bürokratlarına defalarca ilettik, basın açıklamaları yaptık. Demek ki artık farklı ve kalıcı çözümler üretmek zorundayız.
Hemşireler ve ebeler sağlık sisteminin temel direğidir. Ancak bugün bu meslek grupları insanüstü bir tempoyla çalıştırılmaktadır. Özellikle Adana’da, başta Şehir Hastanesi olmak üzere birçok kurumda aylık ortalama 100 saate varan fazla mesailer yapılmaktadır. Bu durum yalnızca çalışan sağlığını değil, hasta güvenliğini de doğrudan tehdit etmektedir.
Mevcut mevzuat yalnızca belli bir sürenin üzerindeki fazla çalışmaya ücret ödenmesini düzenlemekte, ancak bu yoğun çalışma düzenini fiilen engellememektedir. Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli iş kapsamında yer almasına rağmen, bu kadar uzun nöbet süreleri tükenmişliğe ve hizmet kalitesinde ciddi düşüşe yol açmaktadır. Artık insani bir üst sınır zorunludur. Özel sektörde olduğu gibi yılda 540 saat, ayda 48 saat fazla mesai sınırı getirilmeli; bu sınırı aşan çalışmaya izin verilmemelidir. Buna paralel olarak, gerçek ihtiyaca uygun yeni personel istihdamı acilen sağlanmalıdır.
Sadece Adana Şehir Hastanesi örneği bile tabloyu net biçimde ortaya koymaktadır. Çalışanlar ağır nöbet yükü nedeniyle zaman zaman ücretsiz izin almak zorunda kalmakta, bu durum hizmet sunumunu aksatmaktadır. Son yapılan 37 bin kişilik atamada Adana’ya yalnızca 22 hemşire ve 2 ebe kadrosu ayrılmıştır. Bu tablo, PDC verilerinin sahadaki gerçek ihtiyacı yansıtmadığını açıkça göstermektedir. Öte yandan bilimsel çalışmalar; gece nöbetlerinin özellikle kadın çalışanlarda melatonin baskılanmasına yol açtığını ve buna bağlı olarak kanser riskini artırdığını ortaya koymaktadır. Bu mesele yalnızca bir çalışma düzeni sorunu değil, aynı zamanda çalışan sağlığı açısından acil müdahale gerektiren bir halk sağlığı sorunudur.
Sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğu 7/24 çalıştığını, gece gündüz, bayram seyran demeden nöbet tuttuğunu ifade etmektedir. Bir sağlık çalışanı ayda 168 saat zorunlu çalışmanın yanında ortalama 80–128 saat daha zorunlu fazla mesai yapmaktadır. Buna rağmen fazla çalışma ücretleri normal mesai saatinin yalnızca üçte biri oranında ödenmekte; bu çalışmalar için yıpranma payı verilmemekte ve emekliliğe yansıtılmamaktadır. Gece gündüz tutulan nöbetler sabit ek ödeme ve performans ödemelerine dahi yansımamaktadır.
Bu durum sürdürülemezdir.
Taleplerimiz nettir:
* Şehir hastanelerinde görev yapan hemşire, ebe ve tüm sağlık çalışanlarına ek maaş verilmelidir.
* Döner sermaye ödemeleri artırımlı ve adil şekilde yeniden düzenlenmelidir.
* Nöbet ücretleri yükseltilmeli, şehir hastanelerine özgü ek nöbet ücreti uygulaması getirilmelidir.
* Nöbet saatlerine üst sınır getirilmelidir.
* Adana özelinde PDC verileri güncellenmeli, gerçek ihtiyaca göre kadro planlaması yapılmalıdır.
* Yeni hemşire ve ebe atamaları 2026 sonu beklenmeden acilen gerçekleştirilmelidir.
* Aile hekimliğinde çalışan personelin geri dönüşü sağlanmalı ya da bu alandaki eksiklik için kalıcı çözümler üretilmelidir.
Adana Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde geçmiş yıllarda 110 sağlık çalışanı görev yaparken, farklı kurumlara görevlendirmeler ve yeni birim açılışları nedeniyle bugün bu sayı 72’ye düşmüştür. Normalde bir yoğun bakımda hemşire başına 2 hasta düşmesi gerekirken, acil serviste 1 hemşireye 4 hatta 6 hasta düşmektedir. Bu tablo hem çalışan sağlığını hem de hasta güvenliğini ciddi şekilde riske atmaktadır.
Bu süreçte, sahadaki gerçekliği bilen ve mevcut tüm imkânlarla sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için büyük bir sorumlulukla çalışan Adana İl Sağlık Müdürümüz Uz. Dr. Halil Nacar’a, Adana Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Osman Çiloğlu’na ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Sayın Nilüfer Başak’a yapıcı yaklaşımları ve iş birliğine açık tutumları için teşekkür ediyoruz. Sorunun kişisel değil, sistemsel olduğunun farkında olan bu yaklaşımı önemsiyoruz.
Son olarak açıkça ifade ediyoruz:
Bu talepler, sağlık çalışanlarının insanca çalışma koşullarına kavuşması ve halkımıza güvenli, nitelikli sağlık hizmeti sunulabilmesi için zorunludur. Taleplerimiz karşılık bulana, sorunlarımız çözüme kavuşana ve sesimiz yetkililer tarafından duyulana kadar meşru ve demokratik eylemlerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Bu mücadele yalnızca sağlık çalışanlarının değil, sağlık hizmeti alan herkesin mücadelesidir”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.