Enflasyon işçi ücretini eritiyor

GÜNDEM 05.03.2026 - 15:35, Güncelleme: 05.03.2026 - 15:58 223 kez okundu.
 

Enflasyon işçi ücretini eritiyor

DİSK-AR’ın, “Ücret Kayıpları Mart 2026 Raporu” yayınlandı. Rapora göre, enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine 2 aylık toplam faturası en az 268 milyar 714 milyon lira. Yüksek enflasyon, adaletsiz vergi ve kesintilerin işçi ücretlerini eritmeye devam ettiğine vurgu yapılan raporda, yılın ikinci ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturasının 113,4 milyar lira olduğu savunuldu.
Raporda gelir ve damga vergilerinin toplam faturasının ise 155,3 milyar lirayı bulduğu belirtilerek, “İşçilerin birikimli toplam enflasyon ve vergi kaybı, 2025’in ilk iki ayına göre yüzde 53,7 arttı. İşçiler Şubat 2026’nın yaklaşık 8 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı. Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı (kesinti hariç) 8 bin 743 olarak gerçekleşti. Asgari ücret yılın ikinci ayında 2 bin 232 lira kaybetti” denildi. ……………….. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından mart ayına ilişkin yayımlanan "Ücret Kayıpları İzleme Raporu" sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk iki ayında enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine yansıyan toplam faturası en az 268 milyar 714 lira olarak gerçekleşti. Raporda, enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretleri üzerindeki birikimli faturasının şubat ayı itibarıyla 113,4 milyar lira olduğu kaydedildi. DİSK’in internet sitesinde, rapora ilişkin şunlara yer verildi: “Enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi sistemi işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıplar tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (yaklaşık 17 milyon) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan gelir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir gerçek (reel) ücretlerdeki erozyon 2026’nın ikinci ayında da hızla devam ediyor. Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi yüküdür. Örneğin 2025 yılının ilk yarısı 48.210 TL, Temmuz-Eylül 2025’te 51.049 TL ve Ekim-Aralık 2025’te 50.380 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025’te 3.000 TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7.557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025’te 10.231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025’te 14.883 TL olarak gerçekleşti. Önceki raporumuzda da ortaya koyduğumuz gibi 2025 yılında sigortalı işçilerin ücretinin birikimli toplam kaybı 2,5 trilyon TL’yi aştı. 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek. Bunun yanında devam eden yüksek enflasyon işçilerin ücretlerini aşındırmaya devam edecek. Ocak ve Şubat 2026 itibarıyla ortalama işçi ücreti brüt giydirilmiş olarak 66.956 TL olarak esas alındı. Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü daha yılın ikinci ayında 14.626 TL olarak gerçekleşti. Şubat 2026’daki yüzde 7,95 oranındaki iki aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti 4.160 TL daha gerilemektedir. Böylece işçinin 66.956 TL’lik brüt ücreti yılın ikinci ayında 18.787 TL kayıp yaşadı. Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin iki aylık enflasyon kaybı Şubat 2026’da birikimli toplam (tüm sigortalı işçiler için) 113,4 milyar TL’ye ulaşırken vergi kaynaklı birikimli toplam erime 155,3 milyar TL oldu. Böylece ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın ikinci ayında vergi ve enflasyonun 17 milyona yakın işçiye birikimli toplam kaybı en az 268,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Araştırma kapsamında incelediğimiz vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür. Daha yılın ikinci ayında birikimli olarak 268,7 milyar TL’ye yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 268,7 milyar liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net gerçek (reel) ücretleri hızla erimektedir”
DİSK-AR’ın, “Ücret Kayıpları Mart 2026 Raporu” yayınlandı. Rapora göre, enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine 2 aylık toplam faturası en az 268 milyar 714 milyon lira. Yüksek enflasyon, adaletsiz vergi ve kesintilerin işçi ücretlerini eritmeye devam ettiğine vurgu yapılan raporda, yılın ikinci ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturasının 113,4 milyar lira olduğu savunuldu.


Raporda gelir ve damga vergilerinin toplam faturasının ise 155,3 milyar lirayı bulduğu belirtilerek, “İşçilerin birikimli toplam enflasyon ve vergi kaybı, 2025’in ilk iki ayına göre yüzde 53,7 arttı. İşçiler Şubat 2026’nın yaklaşık 8 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı. Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı (kesinti hariç) 8 bin 743 olarak gerçekleşti. Asgari ücret yılın ikinci ayında 2 bin 232 lira kaybetti” denildi.
………………..
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından mart ayına ilişkin yayımlanan "Ücret Kayıpları İzleme Raporu" sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk iki ayında enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine yansıyan toplam faturası en az 268 milyar 714 lira olarak gerçekleşti. Raporda, enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretleri üzerindeki birikimli faturasının şubat ayı itibarıyla 113,4 milyar lira olduğu kaydedildi.
DİSK’in internet sitesinde, rapora ilişkin şunlara yer verildi:
“Enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi sistemi işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıplar tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (yaklaşık 17 milyon) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan gelir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir gerçek (reel) ücretlerdeki erozyon 2026’nın ikinci ayında da hızla devam ediyor.
Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi yüküdür. Örneğin 2025 yılının ilk yarısı 48.210 TL, Temmuz-Eylül 2025’te 51.049 TL ve Ekim-Aralık 2025’te 50.380 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025’te 3.000 TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7.557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025’te 10.231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025’te 14.883 TL olarak gerçekleşti. Önceki raporumuzda da ortaya koyduğumuz gibi 2025 yılında sigortalı işçilerin ücretinin birikimli toplam kaybı 2,5 trilyon TL’yi aştı. 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek. Bunun yanında devam eden yüksek enflasyon işçilerin ücretlerini aşındırmaya devam edecek.
Ocak ve Şubat 2026 itibarıyla ortalama işçi ücreti brüt giydirilmiş olarak 66.956 TL olarak esas alındı. Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü daha yılın ikinci ayında 14.626 TL olarak gerçekleşti. Şubat 2026’daki yüzde 7,95 oranındaki iki aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti 4.160 TL daha gerilemektedir. Böylece işçinin 66.956 TL’lik brüt ücreti yılın ikinci ayında 18.787 TL kayıp yaşadı.
Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin iki aylık enflasyon kaybı Şubat 2026’da birikimli toplam (tüm sigortalı işçiler için) 113,4 milyar TL’ye ulaşırken vergi kaynaklı birikimli toplam erime 155,3 milyar TL oldu. Böylece ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın ikinci ayında vergi ve enflasyonun 17 milyona yakın işçiye birikimli toplam kaybı en az 268,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
Araştırma kapsamında incelediğimiz vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür. Daha yılın ikinci ayında birikimli olarak 268,7 milyar TL’ye yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 268,7 milyar liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net gerçek (reel) ücretleri hızla erimektedir”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.