Gürer: “Daha az et, daha fazla döviz”
GÜNDEM
15.02.2026 - 14:19, Güncelleme:
15.02.2026 - 14:51 795 kez okundu.
Gürer: “Daha az et, daha fazla döviz”
Türkiye’nin 2016–2025 dönemindeki canlı sığır ithalat verilerini değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının 1 milyar 191 milyon dolarlık fatura ile Türkiye tarihinin tutar bazında en büyük ikinci ithalat yılı olduğunu söyledi. Gürer, ithalatın ülkemizi daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “İthalat et fiyatlarını düşürmedi, döviz kaybını büyüttü. 2010 yılında 11 milyon 500 bin büyükbaş varlığımız artan nüfus dikkate alındığında 10 yılda yapılan 10 milyon baş aşan hayvan ithalatına rağmen çözümcü bir sonuca eremedi” dedi.
İthal edilen hayvan sayıları ile ödenen bedeller arasındaki farka dikkat çeken Gürer, “Daha az hayvan almamıza rağmen çok daha fazla döviz ödedik” diyerek birim maliyetlerdeki artışa işaret etti. Gürer, “2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu sayı 739 bin 706 baş olarak gerçekleşti. 2025’te ithal edilen hayvan sayısı 2018 yılının altında kalmasına rağmen, fatura arttı. Bu durum, hayvan başına maliyetin arttığını gösteriyor” şeklinde konuştu.
Kilo bazlı verilerin, pazarlık gücünün zayıfladığını ifade eden Gürer, “2018 yılında 440 bin ton canlı hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu miktar 239 bin tona geriledi. Canlı ağırlık bazında yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüş söz konusu. Ancak ödenen döviz neredeyse aynı seviyede kaldı. Yani Türkiye daha az et alıyor ama neredeyse aynı dövizi ödüyor. Bu tablo, hayvancılıkta dışa bağımlılığın arttığını ve ülkenin pazarlık gücünün ciddi biçimde eridiğini gösteriyor” dedi.
..............
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin son 10 yıllık canlı sığır ithalat verilerini değerlendirdi. 2025 yılının ithalat faturasına dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısı azalırken döviz faturası katlandı. İthalat artık bir çözüm değil, ekonominin sırtında ağır bir yük haline geldi” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık politikalarında yaşanan çıkmazı verilerle ortaya koydu. 2025 yılında gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatının maliyet bazında en yüksek seviyelerine ulaştığını vurgulayan Gürer, buna rağmen et fiyatlarında düşüşün sağlanamadığını ifade etti. Gürer, ithalatın ülkemizi daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “İthalat et fiyatlarını düşürmedi, döviz kaybını büyüttü. 2010 yılında 11 milyon 500 bin büyükbaş varlığımız artan nüfus dikkate alındığında 10 yılda yapılan 10 milyon baş aşan hayvan ithalatına rağmen çözümcü bir sonuca eremedi” dedi.
2025: 2018’DEN SONRA EN YÜKSEK İTHALAT FATURASININ KESİLDİĞİ YIL
Türkiye’nin 2016–2025 dönemindeki canlı sığır ithalat verilerini değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının 1 milyar 191 milyon dolarlık fatura ile Türkiye tarihinin tutar bazında en büyük ikinci ithalat yılı olduğunu söyledi. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “2018 yılındaki 1 milyar 692 milyon dolarlık rekorun ardından, en yüksek döviz çıkışını 1 milyar 191 milyon dolar ile 2025 yılında yaşandı. 2023’teki 1 milyar 163 milyon dolarlık ve 2017’deki 1 milyar 159 milyon dolarlık rakamları geride bırakıldı. Bu tablo, ithalatın geçici bir pansuman değil, ne yazık ki kalıcı ve maliyetli bir bağımlılık haline geldiğini gösteriyor” diye konuştu.
HAYVAN SAYISI AZALDI, ÖDENEN PARA ARTTI
İthal edilen hayvan sayıları ile ödenen bedeller arasındaki farka dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Daha az hayvan almamıza rağmen çok daha fazla döviz ödedik” diyerek birim maliyetlerdeki artışa işaret etti. Gürer, “2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu sayı 739 bin 706 baş olarak gerçekleşti. 2025’te ithal edilen hayvan sayısı 2018 yılının altında kalmasına rağmen, fatura arttı. Bu durum, hayvan başına maliyetin arttığını gösteriyor” dedi.
HAYVAN BAŞINA İTHALAT MALİYETİ YÜZDE 65’TEN FAZLA ARTTI
Birim maliyet artışını rakamlarla anlatan Ömer Fethi Gürer, “2019 yılında bir hayvanın ithalat maliyeti yaklaşık 976 dolar iken, bu rakam 2024’te 1.888 dolara kadar çıktı, 2025’te ise 1.610 dolar seviyelerinde gerçekleşti. Sadece altı yıl içinde hayvan başına maliyet yüzde 65’in üzerinde arttı. İthalat, iddia edildiği gibi et fiyatlarını düşürmedi; aksine ülkeyi daha pahalı bir hayvancılık modeline mahkûm etti” dedi.
İTHALAT DAMIZLIK DEĞİL, KESİMLİK AĞIRLIKLI
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerinin ithalatın niteliğindeki sorunu da belirtti. Toplam ithalatın yaklaşık yüzde 88’inin damızlık dışı (besilik ve kesimlik) hayvanlardan oluştuğunu kaydeden Ömer Fethi Gürer, “2025’te ithal edilen 739 bin hayvanın sadece 68 bin 707’si damızlık. Geriye kalan 670 bin 999 baş hayvan doğrudan kesime ya da besiye giden hayvanlar. Bu tablo, sürüyü büyütmeye değil günü kurtarmaya yönelik bir anlayışın sonucudur. Üretimi artırmayan, sadece tüketimi ithalatla ikame etmeye çalışan bu zihniyet sorunu derinleştiriyor” dedi.
DAHA AZ ET, DAHA FAZLA DÖVİZ
Kilo bazlı verilerin pazarlık gücünün zayıfladığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2018 yılında 440 bin ton canlı hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu miktar 239 bin tona geriledi. Canlı ağırlık bazında yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüş söz konusu. Ancak ödenen döviz neredeyse aynı seviyede kaldı. Yani Türkiye daha az et alıyor ama neredeyse aynı dövizi ödüyor. Bu tablo, hayvancılıkta dışa bağımlılığın arttığını ve ülkenin pazarlık gücünün ciddi biçimde eridiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
“İTHALAT HAYVANCILIĞI KURTARMADI, ÇÖKERTTİ”
Gelinen noktada ithalat merkezli politikaların değişmesi gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer, çözümün yerli üretimde olduğunu söyledi. “Hayvan ithalatı arttıkça et ucuzlamadı. Üretici maliyetler altında ezilip üretimden çekilirken, tüketici pahalı et yemeye devam etti. Çözüm bellidir: Yerli üreticiyi desteklemek, yem maliyetlerini, buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarını önlemek kesimlik kadar besilik hayvancılığı desteklemektir. Bu tablo değişmezse hem üretici hem tüketici sorun yaşamaya devam eder. Et ve Süt Kurumu ithalatçı bir anlayışla bu süreçte olması yerine yerli hayvancılığı destekler uygulamalara yöneltilmelidir. 2026 yılı için 500 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı öngörülmektedir. Ayrıca 200 baş hayvan üzeri işletmeciler istediği yerde kesim yapabilecekken 200 den az hayvan olan Et ve Süt Kurumu üzerinden kesime zorlanması da besiciler tepki göstermektedir” dedi.
Türkiye’nin 2016–2025 dönemindeki canlı sığır ithalat verilerini değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının 1 milyar 191 milyon dolarlık fatura ile Türkiye tarihinin tutar bazında en büyük ikinci ithalat yılı olduğunu söyledi. Gürer, ithalatın ülkemizi daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “İthalat et fiyatlarını düşürmedi, döviz kaybını büyüttü. 2010 yılında 11 milyon 500 bin büyükbaş varlığımız artan nüfus dikkate alındığında 10 yılda yapılan 10 milyon baş aşan hayvan ithalatına rağmen çözümcü bir sonuca eremedi” dedi. İthal edilen hayvan sayıları ile ödenen bedeller arasındaki farka dikkat çeken Gürer, “Daha az hayvan almamıza rağmen çok daha fazla döviz ödedik” diyerek birim maliyetlerdeki artışa işaret etti. Gürer, “2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu sayı 739 bin 706 baş olarak gerçekleşti. 2025’te ithal edilen hayvan sayısı 2018 yılının altında kalmasına rağmen, fatura arttı. Bu durum, hayvan başına maliyetin arttığını gösteriyor” şeklinde konuştu. Kilo bazlı verilerin, pazarlık gücünün zayıfladığını ifade eden Gürer, “2018 yılında 440 bin ton canlı hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu miktar 239 bin tona geriledi. Canlı ağırlık bazında yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüş söz konusu. Ancak ödenen döviz neredeyse aynı seviyede kaldı. Yani Türkiye daha az et alıyor ama neredeyse aynı dövizi ödüyor. Bu tablo, hayvancılıkta dışa bağımlılığın arttığını ve ülkenin pazarlık gücünün ciddi biçimde eridiğini gösteriyor” dedi. .............. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin son 10 yıllık canlı sığır ithalat verilerini değerlendirdi. 2025 yılının ithalat faturasına dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısı azalırken döviz faturası katlandı. İthalat artık bir çözüm değil, ekonominin sırtında ağır bir yük haline geldi” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık politikalarında yaşanan çıkmazı verilerle ortaya koydu. 2025 yılında gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatının maliyet bazında en yüksek seviyelerine ulaştığını vurgulayan Gürer, buna rağmen et fiyatlarında düşüşün sağlanamadığını ifade etti. Gürer, ithalatın ülkemizi daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “İthalat et fiyatlarını düşürmedi, döviz kaybını büyüttü. 2010 yılında 11 milyon 500 bin büyükbaş varlığımız artan nüfus dikkate alındığında 10 yılda yapılan 10 milyon baş aşan hayvan ithalatına rağmen çözümcü bir sonuca eremedi” dedi. 2025: 2018’DEN SONRA EN YÜKSEK İTHALAT FATURASININ KESİLDİĞİ YIL Türkiye’nin 2016–2025 dönemindeki canlı sığır ithalat verilerini değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının 1 milyar 191 milyon dolarlık fatura ile Türkiye tarihinin tutar bazında en büyük ikinci ithalat yılı olduğunu söyledi. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “2018 yılındaki 1 milyar 692 milyon dolarlık rekorun ardından, en yüksek döviz çıkışını 1 milyar 191 milyon dolar ile 2025 yılında yaşandı. 2023’teki 1 milyar 163 milyon dolarlık ve 2017’deki 1 milyar 159 milyon dolarlık rakamları geride bırakıldı. Bu tablo, ithalatın geçici bir pansuman değil, ne yazık ki kalıcı ve maliyetli bir bağımlılık haline geldiğini gösteriyor” diye konuştu. HAYVAN SAYISI AZALDI, ÖDENEN PARA ARTTI İthal edilen hayvan sayıları ile ödenen bedeller arasındaki farka dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Daha az hayvan almamıza rağmen çok daha fazla döviz ödedik” diyerek birim maliyetlerdeki artışa işaret etti. Gürer, “2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu sayı 739 bin 706 baş olarak gerçekleşti. 2025’te ithal edilen hayvan sayısı 2018 yılının altında kalmasına rağmen, fatura arttı. Bu durum, hayvan başına maliyetin arttığını gösteriyor” dedi. HAYVAN BAŞINA İTHALAT MALİYETİ YÜZDE 65’TEN FAZLA ARTTI Birim maliyet artışını rakamlarla anlatan Ömer Fethi Gürer, “2019 yılında bir hayvanın ithalat maliyeti yaklaşık 976 dolar iken, bu rakam 2024’te 1.888 dolara kadar çıktı, 2025’te ise 1.610 dolar seviyelerinde gerçekleşti. Sadece altı yıl içinde hayvan başına maliyet yüzde 65’in üzerinde arttı. İthalat, iddia edildiği gibi et fiyatlarını düşürmedi; aksine ülkeyi daha pahalı bir hayvancılık modeline mahkûm etti” dedi. İTHALAT DAMIZLIK DEĞİL, KESİMLİK AĞIRLIKLI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerinin ithalatın niteliğindeki sorunu da belirtti. Toplam ithalatın yaklaşık yüzde 88’inin damızlık dışı (besilik ve kesimlik) hayvanlardan oluştuğunu kaydeden Ömer Fethi Gürer, “2025’te ithal edilen 739 bin hayvanın sadece 68 bin 707’si damızlık. Geriye kalan 670 bin 999 baş hayvan doğrudan kesime ya da besiye giden hayvanlar. Bu tablo, sürüyü büyütmeye değil günü kurtarmaya yönelik bir anlayışın sonucudur. Üretimi artırmayan, sadece tüketimi ithalatla ikame etmeye çalışan bu zihniyet sorunu derinleştiriyor” dedi. DAHA AZ ET, DAHA FAZLA DÖVİZ Kilo bazlı verilerin pazarlık gücünün zayıfladığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2018 yılında 440 bin ton canlı hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu miktar 239 bin tona geriledi. Canlı ağırlık bazında yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüş söz konusu. Ancak ödenen döviz neredeyse aynı seviyede kaldı. Yani Türkiye daha az et alıyor ama neredeyse aynı dövizi ödüyor. Bu tablo, hayvancılıkta dışa bağımlılığın arttığını ve ülkenin pazarlık gücünün ciddi biçimde eridiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. “İTHALAT HAYVANCILIĞI KURTARMADI, ÇÖKERTTİ” Gelinen noktada ithalat merkezli politikaların değişmesi gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer, çözümün yerli üretimde olduğunu söyledi. “Hayvan ithalatı arttıkça et ucuzlamadı. Üretici maliyetler altında ezilip üretimden çekilirken, tüketici pahalı et yemeye devam etti. Çözüm bellidir: Yerli üreticiyi desteklemek, yem maliyetlerini, buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarını önlemek kesimlik kadar besilik hayvancılığı desteklemektir. Bu tablo değişmezse hem üretici hem tüketici sorun yaşamaya devam eder. Et ve Süt Kurumu ithalatçı bir anlayışla bu süreçte olması yerine yerli hayvancılığı destekler uygulamalara yöneltilmelidir. 2026 yılı için 500 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı öngörülmektedir. Ayrıca 200 baş hayvan üzeri işletmeciler istediği yerde kesim yapabilecekken 200 den az hayvan olan Et ve Süt Kurumu üzerinden kesime zorlanması da besiciler tepki göstermektedir” dedi.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
