“Sağlıkta randevu krizi çözülmedi”

GÜNDEM 13.07.2026 - 13:24, Güncelleme: 13.07.2026 - 13:24 323 kez okundu.
 

“Sağlıkta randevu krizi çözülmedi”

Bakanlığın yıllardır çözemediği MHRS randevu krizine yeni bir isim bulduğunu belirten Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, e-Sevk sistemiyle MHRS'deki randevu sorununun çözülmediğini, aksine yükün aile hekimlerine aktarıldığını savundu. Dr. Mehlepçi, uygulamanın sağlıkta şiddet riskini artıracağı uyarısında bulundu.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı'nın kamuoyuna duyurduğu "e-Sevk" uygulamasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlığın yıllardır çözülemeyen Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) sorununa kalıcı çözüm üretmek yerine yeni bir uygulama geliştirdiğini belirten Dr. Mehlepçi, aile hekimlerinin vatandaş ile sağlık sistemi arasındaki gerilimin odağına yerleştirildiğini ifade etti. Bakanlığın "Randevu olmasa da bakılacaksınız" yönündeki söyleminin sağlık hizmetinin mevcut kapasitesiyle örtüşmediğini belirten Dr. Ahmet Mehlepçi, uzman hekim sayısının artırılmadığını, yeni poliklinikler açılmadığını ve muayene sürelerinde herhangi bir iyileştirme yapılmadığını söyledi. Randevu bulunamayan polikliniklere randevusuz hasta yönlendirilmesinin çözüm olmadığını kaydeden Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi, "MHRS ekranındaki kuyruk hastane koridorlarına taşınmaktadır" dedi. Aile hekimlerinin yalnızca tıbbi gereklilik doğrultusunda sevk kararı verebileceğini vurgulayan Dr. Mehlepçi, "Sevk, vatandaşın talebiyle verilen bir işlem değildir. Hangi hastanın hangi branşa yönlendirileceğine tıp bilimi, klinik gereklilik ve hekimin mesleki değerlendirmesi karar verir" ifadelerini kullandı. Sağlık sistemindeki temel sorunun sevk mekanizması değil, yapısal sorunlar olduğunu anlatan Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi; kamudan ayrılan sağlık çalışanları, performans sistemi ve kısa muayene sürelerinin çözülmesi gerektiğini belirtti. Acil servislere yılda 100 milyonu aşan başvurunun başarı olarak sunulamayacağını ifade eden Dr. Mehlepçi, bunun sağlık sistemindeki sorunların göstergesi olduğunu dile getirdi. RANDEVUSUZ HASTALARI HANGİ HEKİM MUAYENE EDECEK? Sağlık Bakanlığına çeşitli sorular da yönelten Dr. Mehlepçi, sevki tıbben gerekli görmeyen aile hekimlerinin oluşabilecek baskı ve şiddet olaylarından nasıl korunacağını, randevusuz hastaların hangi uzman hekim tarafından ve hangi kapasiteyle değerlendirileceğini, uygulamanın hastanelerde oluşturacağı yeni iş yükünün nasıl planlandığını kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı. Dr. Mehlepçi “Randevu bulunmayan bir polikliniğe randevusuz hasta göndermek çözüm değildir; MHRS ekranındaki kuyruğu hastane koridorlarına taşımaktır. Bakanlık vatandaşa söz veriyor, aile hekimini ise muayene odasında bu sözün hesabıyla baş başa bırakıyor.  Vatandaş gelecek: “Bakanlık ‘bakılacaksınız’ dedi. Beni sevk edin!” diyecek. Peki hekim sevki tıbben gerekli görmezse ne olacak? Vatandaşa bu beklentiyi yaratanlar gelip açıklama mı yapacak? Elbette hayır! Yine hekim hedef olacak” diye konuştu. SAĞLIKTA ŞİDDET RİSKİ ARTIYOR Uygulamanın hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde sağlıkta şiddet riskini artırabileceğini öne süren Dr. Mehlepçi, geçmiş yıllarda görevleri başında yaşamını yitiren sağlık çalışanlarını anımsatarak, sağlık sistemindeki yapısal sorunların sorumluluğunun hekimlere yüklenemeyeceğini ifade etti. Dr. Ahmet Mehlepçi, "Vatandaşa söz verip hekimi hedef tahtasına koymayın. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların bedeli hekimlere ve sağlık çalışanlarına ödetilemez” diye konuştu. Dr. Mehlepçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılda 100 milyonu aşan acil servis başvurusunu başarı gibi anlatmak trajikomiktir.  Nezle olan hastayla beyin kanaması geçiren hastanın aynı acil servis kapısına yığıldığı sistem başarı değil, iflastır! Bunun adı sağlık yönetimi değil PİAR’dır. Sağlık, PR çalışmalarıyla değil, bilimsel ve ortak akılla yönetilir. Açık söylüyoruz: Vatandaşa söz verip hesabı hekime ödetemezsiniz…”
Bakanlığın yıllardır çözemediği MHRS randevu krizine yeni bir isim bulduğunu belirten Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, e-Sevk sistemiyle MHRS'deki randevu sorununun çözülmediğini, aksine yükün aile hekimlerine aktarıldığını savundu. Dr. Mehlepçi, uygulamanın sağlıkta şiddet riskini artıracağı uyarısında bulundu.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı'nın kamuoyuna duyurduğu "e-Sevk" uygulamasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlığın yıllardır çözülemeyen Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) sorununa kalıcı çözüm üretmek yerine yeni bir uygulama geliştirdiğini belirten Dr. Mehlepçi, aile hekimlerinin vatandaş ile sağlık sistemi arasındaki gerilimin odağına yerleştirildiğini ifade etti.

Bakanlığın "Randevu olmasa da bakılacaksınız" yönündeki söyleminin sağlık hizmetinin mevcut kapasitesiyle örtüşmediğini belirten Dr. Ahmet Mehlepçi, uzman hekim sayısının artırılmadığını, yeni poliklinikler açılmadığını ve muayene sürelerinde herhangi bir iyileştirme yapılmadığını söyledi. Randevu bulunamayan polikliniklere randevusuz hasta yönlendirilmesinin çözüm olmadığını kaydeden Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi, "MHRS ekranındaki kuyruk hastane koridorlarına taşınmaktadır" dedi.
Aile hekimlerinin yalnızca tıbbi gereklilik doğrultusunda sevk kararı verebileceğini vurgulayan Dr. Mehlepçi, "Sevk, vatandaşın talebiyle verilen bir işlem değildir. Hangi hastanın hangi branşa yönlendirileceğine tıp bilimi, klinik gereklilik ve hekimin mesleki değerlendirmesi karar verir" ifadelerini kullandı.
Sağlık sistemindeki temel sorunun sevk mekanizması değil, yapısal sorunlar olduğunu anlatan Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi; kamudan ayrılan sağlık çalışanları, performans sistemi ve kısa muayene sürelerinin çözülmesi gerektiğini belirtti. Acil servislere yılda 100 milyonu aşan başvurunun başarı olarak sunulamayacağını ifade eden Dr. Mehlepçi, bunun sağlık sistemindeki sorunların göstergesi olduğunu dile getirdi.
RANDEVUSUZ HASTALARI HANGİ HEKİM MUAYENE EDECEK?
Sağlık Bakanlığına çeşitli sorular da yönelten Dr. Mehlepçi, sevki tıbben gerekli görmeyen aile hekimlerinin oluşabilecek baskı ve şiddet olaylarından nasıl korunacağını, randevusuz hastaların hangi uzman hekim tarafından ve hangi kapasiteyle değerlendirileceğini, uygulamanın hastanelerde oluşturacağı yeni iş yükünün nasıl planlandığını kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı. Dr. Mehlepçi “Randevu bulunmayan bir polikliniğe randevusuz hasta göndermek çözüm değildir; MHRS ekranındaki kuyruğu hastane koridorlarına taşımaktır. Bakanlık vatandaşa söz veriyor, aile hekimini ise muayene odasında bu sözün hesabıyla baş başa bırakıyor.  Vatandaş gelecek: “Bakanlık ‘bakılacaksınız’ dedi. Beni sevk edin!” diyecek. Peki hekim sevki tıbben gerekli görmezse ne olacak? Vatandaşa bu beklentiyi yaratanlar gelip açıklama mı yapacak? Elbette hayır! Yine hekim hedef olacak” diye konuştu.
SAĞLIKTA ŞİDDET RİSKİ ARTIYOR
Uygulamanın hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde sağlıkta şiddet riskini artırabileceğini öne süren Dr. Mehlepçi, geçmiş yıllarda görevleri başında yaşamını yitiren sağlık çalışanlarını anımsatarak, sağlık sistemindeki yapısal sorunların sorumluluğunun hekimlere yüklenemeyeceğini ifade etti.
Dr. Ahmet Mehlepçi, "Vatandaşa söz verip hekimi hedef tahtasına koymayın. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların bedeli hekimlere ve sağlık çalışanlarına ödetilemez” diye konuştu. Dr. Mehlepçi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yılda 100 milyonu aşan acil servis başvurusunu başarı gibi anlatmak trajikomiktir.  Nezle olan hastayla beyin kanaması geçiren hastanın aynı acil servis kapısına yığıldığı sistem başarı değil, iflastır! Bunun adı sağlık yönetimi değil PİAR’dır. Sağlık, PR çalışmalarıyla değil, bilimsel ve ortak akılla yönetilir. Açık söylüyoruz: Vatandaşa söz verip hesabı hekime ödetemezsiniz…”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.