"TALİM VE TERBİYE KURULU 100. YIL ÖZEL OTURUMU", YAPILDI
"TALİM VE TERBİYE KURULU 100. YIL ÖZEL OTURUMU", YAPILDI
Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla özel oturum gerçekleştirildi. Millî Eğitim Bakanı Tekin başkanlığındaki özel oturumda "100. Yıl Kararları" oy birliğiyle kabul edildi. Millî Eğitim Bakanlığının bilimsel danışma ve inceleme organı olan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kuruluşunun üzerinden 100 yıl geçti. Bir asırdır Türk millî eğitiminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda eğitim politikalarının geliştirilmesine bilimsel katkı sunan Kurul, bugün "100 Yıl Özel Oturumu" gündemiyle toplandı.
Bakanlığın internet sitesinde özel oturumla ilgili paylaşılan bilgide, 100. Yıl Özel Oturumu, Bakan Tekin başkanlığında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Kurul Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Kurul Başkanı Cem Gençoğlu'nun özel oturumu açmasının ardından Bakan Tekin, gündeme yönelik müzakereleri başlattı ve kurul üyelerine söz verdi. Talim ve Terbiye Kurulu üyeleri, 100. yıla yönelik görüşlerini aktardı. "100. Yıl Kararları" taslağının okunması sonrası yapılan açık oylamada, 5 maddeden oluşan kararlar Kurul üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi ve imzalandı.
"Kurulun katkılarıyla Bakanlık çok güzel işlerin altına imza attı"
Millî Eğitim Bakanı Tekin, özel oturumda yaptığı konuşmada, Millî Mücadele ile birlikte 1921 yılında toplanan Birinci Maarif Kongresi'nin, yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti devletinin neye ihtiyacı olduğuna dair özellikle eğitimle ilgili hususların tartışıldığı bir zemin olduğunu hatırlattı. Bu zeminin akabinde, 1 Kasım 1926 tarihinde bütün bunları resmî olarak yapmakla görevli Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kuruluşunun Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde ilan edildiğini kaydeden Tekin, Kurulun, geçen 100 yıllık süreçte çok önemli bir yapılanma süreci yaşadığını dile getirdi. Tekin, "Bu süreçte Millî Eğitim Bakanlığı açısından Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı çok önemli bir paydaş oldu. Bu Kurulun katkılarıyla Bakanlık çok güzel işlerin altına imza attı. Bunlardan biri olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni ben iki açıdan çok önemsiyorum. Biri, çizdiğim bu perspektif açısından, biri de programların özellikle beceri temelli hale gelmesi perspektifiyle baktığımızda bilhassa çağın realitelerine adapte olacak, uygun davranacak, hızlı hareket etme mekanizmasını oluşturdukları için. Çünkü geçen her yıl, her dönem geride kalma ve makasın açılmasıyla ilgili ciddi riskler taşıyordu. Bu anlamda hızlı bir süreci başlatmış olduk. Daha dinamik bir süreç. Bundan sonra da yürüyecek." değerlendirmesinde bulundu.
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin meyvelerini almaya başladık"
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin oluşturulması sürecinde hem genel müdürlüklerden gelen programların içeriği açısından hem de oluşturulan diğer komisyonlarla, Birinci Maarif Kongresi'nde arzu edilen milli seciyelere uygun bir maarif modelinin inşa edilmesi için ilave müdahaleler yaptığına işaret eden Bakan Tekin, bunu da çok önemsediğini söyledi. Tekin, şunları kaydetti:
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin meyvelerini almaya başladık. 2029 yılında PISA'nın yeni döngüsü yapılacak. Bu döngüde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin de etkisiyle çok daha başarılı bir sonuç alacağımıza inanıyorum. Diğer boyutuyla ise millî ve manevi değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılmasında bu sürecin çok pozitif bir sonucu olacağına inanıyorum."
"Millî birliğimizi, Cumhuriyet'i, değerlerimizi sahiplenecek bir kuşak yetiştirmek ana işlevimiz"
Sokağa çıktıklarında vatandaşların 'Evet derslikler yaptınız, öğretmenler atadınız, okullarımızda teknolojik donanım artırıldı, okulların fiziki kalitesi arttı ama bizim hala eğitim öğretim süreçleriyle ilgili şikâyetlerimiz var. Eskiden çocuklarımız büyüklerine saygıda kusur etmez, tarihine, millî değerlerine sahip çıkardı. Biz böyle bir toplum istiyoruz.' dediğine dikkati çeken Bakan Tekin, bunun aslında içinde yaşanılan çağın önemli bir hastalığı olduğunu belirtti. "Dünya vatandaşlığı" ya da "küresel vatandaşlık" gibi bir kavram üretildiğini hatırlatan Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"Bu kavramla ülkelerin kendilerine ait millî değerleri örselenmeye ve kimin tarafından belirlendiğini bilmediğimiz bir karakter formuna doğru evrilmeye başladı. Bu, hepimizi rahatsız ediyor. Çünkü bu vatandaş tanımının içinde biz yokuz, bize ait değerler yok. Dolayısıyla bu vatandaş tanımının egemen olması durumunda bizi biz yapan değerlerimizin ne olacağı ile ilgili, bir sonraki kuşakla ilgili öngörüde bulunamıyoruz. Bununla mücadele etmek durumundayız. Vatandaşlarımızın talebi de bu, toplum da bunu istiyor. Bizim bir sorumluluğumuz var, bu konuda tedbir almak. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız bugüne kadar bilhassa Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde çok iyi bir sınav verdi. Bundan sonra da bu sürece bu perspektifle bakacağına inanıyorum. Bizim yapmamız gereken ana iş şu. Talim ve Terbiye Kurulu kurulurken de parlamentoda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği amaca matuf bir şekilde çalışması açısından millî birliğimizi, beraberliğimizi, devletimizi, Cumhuriyet'i, değerlerimizi sahiplenecek bir kuşak yetiştirmek bizim ana işlevimiz. Bundan taviz verirsek, bunu yapamazsak biz de görevimizi yapmamış oluruz. Hem idari ve hukuki anlamda görevimizi yapmamış oluruz hem de topluma karşı, millete karşı olan hassasiyetimize sahip çıkmamış oluruz."
Kurul Başkanı Gençoğlu: "Millî eğitimin köklü değerleri ile geleceğin ihtiyaçları arasında güçlü bir bağ kurmak temel sorumluluğumuz"
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Gençoğlu da Kurulun bugün bir asırlık tarihî tecrübe ve kurumsal birikimin şekillendirdiği köklü bir hafızayı temsil ettiğini söyledi. Bir asırlık kurumsal birikimin, geçmişten devraldıkları mirası korumanın ötesinde onu çağın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirerek geleceğe taşıma sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini kaydeden Gençoğlu, şöyle konuştu:
"Bugün Kurulumuz, Bakanlığımızın maarif vizyonu ve temel hedefleri doğrultusunda tüm hizmet birimleriyle eş güdüm içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Öğretmenlerimiz, akademisyenlerimiz, ailelerimiz ve eğitim camiamızın bütün paydaşlarıyla ortak aklı ve ortak emeği büyütmeyi esas almaktadır. Kurulumuz, millî eğitimin köklü değerleri ile geleceğin ihtiyaçları arasında güçlü bir bağ kurmayı temel sorumluluğu olarak görmektedir. Bu sorumluluk anlayışımızla Kurulumuz, köklerinden güç alan, bilim ve hikmetin rehberliğinde ilerleyen, millî kimliği ile insanlığın ortak değerlerini buluşturan, bilgi ve teknoloji üreterek ülkesinin ve insanlığın hizmetine sunan yetkin ve erdemli nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunmayı, ikinci yüzyılın temel hedefi olarak benimsemektedir. Talim ve Terbiye Kurulunun kuruluşunun 100. yılı münasebetiyle ortaya koyduğumuz bu iradeyi, ikinci yüzyıla yönelik kurumsal vizyon ve ilke beyanımız olarak ifade etmek isterim. Bu beyan, bir asrı aşan millî ve kurumsal birikimimizi geleceğe taşırken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedefleri doğrultusunda millî eğitime bilimsel temelde rehberlik etme sorumluluğunu da ortaya koymaktadır."
100. Yıl Özel Oturumu Karar Metni
Talim ve Terbiye Kurulunun Millî Eğitim Bakanı Tekin başkanlığında, "Yüzüncü Yıl Özel Oturumu" gündemiyle yaptığı toplantıda Kurul üyelerinin oy birliğiyle alınan kararlar şöyle:
1. Millî Mücadele'nin en zorlu ve çetin şartlarında bile eğitim meselesini önceleyen bir millet olarak, 15-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında toplanan ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlık ettiği Birinci Maarif Kongresi'nin değer ve önemi hatırlatılarak alınmış kararlar tekrar gözden geçirilmiş; hürriyet ve istiklâlin askerî, siyasî, iktisadî alanlarda olduğu kadar eğitim, kültür ve dil bakımından da vazgeçilmezliği vurgulanmıştır.
2. Kurulduğu 1926 yılından bugüne, Türk millî eğitim sisteminin şekillendirilmesine yön vererek gelecek kuşakların yetiştirilmesinde önemli bir rol üstlenen Talim ve Terbiye Kurulu'nun hükmi şahsiyetine ve tarihsel önemine dikkat çekilmiş; Kurulda geçmişte görev yapmış tüm başkan ve üyeler rahmet ve minnetle anılmış, halen görev yapmakta olanların üstlendikleri sorumluluğun önemi vurgulanmıştır.
3. Sayın Cumhurbaşkanımızın yarınlarımız için yön ve istikamet belirlediği "Türkiye Yüzyılı" idealine uygun olarak hazırlanan ve yürürlüğe konulan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin geleceği hedefleyen bir eğitim manifestosu olduğu vurgulanmış; bu projeksiyon ile yeni kuşaklardan bilgi, düşünce, beceri, erdem ve estetik yetkinlikler bakımından kendi çağına "yeni bir söz" söyleyecek, "yeni bir hayat" teklifi getirecek bir atılım beklendiğine, bireysel ve toplumsal düzleme anlam katacak bir eğitim yaklaşımı sunulduğuna dikkat çekilmiştir.
4. Eğitimin bir millî güvenlik mevzuu olduğunun altı çizilerek milletimiz ve nesillerimiz için tarihin öznesi konumuna yükselmeyi sağlayacak nitelikte bir gelecek inşa etmenin dilde ve düşüncede verilecek mücadeleyle mümkün olduğu ifade edilmiştir.
5. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına, gayret, adanmışlık, bilimsellik, objektiflik ile millî hassasiyetler kriterlerine uygun olarak çalışmalarında başarı dilek ve temennileri ile toplantı sona ermiştir.
Talim ve Terbiye Kurulunun kuruluşu, 1 Kasım 1926'da ilan edildi
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Millî Eğitim Bakanlığının bilimsel danışma ve inceleme organı olarak Türk millî eğitim sisteminin geliştirilmesine, eğitim politikalarının bilimsel esaslar doğrultusunda şekillendirilmesine ve eğitimde niteliğin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Geçmişi Tanzimat Dönemi'ne kadar uzanan Kurulun kurumsal temelleri, Osmanlı Devleti'nde eğitim alanında faaliyet gösteren çeşitli danışma ve karar organlarına dayanıyor. Cumhuriyet döneminde eğitim sisteminin bilimsel esaslara göre yapılandırılması amacıyla 22 Mart 1926 tarihinde kabul edilen ve 3 Nisan 1926 tarihinde yürürlüğe giren 789 sayılı Maarif Teşkilatına Dair Kanun ile Millî Talim ve Terbiye Dairesi adıyla resmen kurulan Kurul, 1984 yılında bugünkü adını aldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1926'da Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada Millî Talim ve Terbiye Dairesinin kuruluşunu, "Memlekette talim ve tedris esaslarını ilmî ve müstakil bir merkezden sevk ve idare maksadıyla tasavvur edilen Talim ve Terbiye Dairesi tesis edilmiştir." ifadeleriyle ilan etti.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı; eğitim sisteminin geliştirilmesi, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması ve incelenmesi, ders kitapları ile eğitim materyallerinin bilimsel ve pedagojik ölçütler doğrultusunda değerlendirilmesi, yurt içi ve yurt dışındaki eğitim gelişmelerinin takip edilmesi ve diploma denkliklerine ilişkin ilkelerin belirlenmesi gibi görevleri yerine getiriyor. Bir asırlık kurumsal birikimiyle Başkanlık, Türk millî eğitiminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda eğitim politikalarının geliştirilmesine bilimsel katkı sunmayı ve eğitim sisteminin geleceğine yön veren çalışmalarda etkin rol üstlenmeyi sürdürüyor”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
