DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
Köşe Yazarı
DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
 

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILIŞ NEDENLERİ VE SONUÇLARI:

23 Nisan Perşembe günü ulusal egemenlik ve çocuk bayramını büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Bütün caddeler şimdiden bayraklarla donatılmış ve reklam panolarına günün anlam ve önemini belirten afişler asılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır. 23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgaline ve Meclis-i Mebusan'ın İstanbul'un işgalinin ardından kapatılmasına direniş göstermek üzere kurulmuştur. Asli görevi yürütmeyi denetlemektir ve yasama erkini kullanır. Meclisin en önemli amacı, vatanı düşman işgalinden kurtarıp, ulusal iradeyi hakim kılmaktı. TBMM'nin açılmasıyla, Türk tarihinde ilk defa halk iradesine dayalı bir meclis açılmıştır. Bu meclis ile yeni Türk devleti kurulmuş oldu. Saltanata karşı gelerek, Cumhuriyete giden ilk adım atıldı. Seçilen milletvekilleri ve İstanbul'dan Ankara'ya gelen son Osmanlı Mebusan Meclisi üyelerinin katılımıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. İstanbul'un işgaliyle başlayan ve 23 Nisan 1920'de meclisin açılması arasında geçen dönemde yaşanan siyasi gelişmeler, ülkede Cumhuriyet rejimine giden süreci hızlandırmıştı. Türkiye'yi tanıyan ilk devlet Ermenistan'dır ama Türkiye ile Ermenistan arasında hiçbir zaman diplomatik ilişkiler kurulmamıştır. Ermenilerle yapılan Gümrü Antlaşması, Büyük Millet Meclisinin imzaladığı ilk antlaşmadır. Bu antlaşmayla Kars ve çevresi kurtarılmış; hatta Ermeniler, Sevr Antlaşması'nın geçersiz olduğunu kabul etmişlerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür. İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası yaşanan gelişmeler neticesinde Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişi olarak ayrılmış ve üç gün sonra 19 Mayıs 1919’da, Samsun’a ayak basmıştır. Samsun’dan sonra gittiği Havza’da halktan vatanın içinde bulunduğu durumun ve işgallerin protesto edilerek mitingler yapılmasını istemiştir. Ardından kongreler yapılmış ve cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukûk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir. 20-22 Ekim 1919’da Amasya Görüşmeleri yapılmış ve Meclis-i Mebusan'ın açılması kararlaştırılmıştır. Meclis-i Mebusan, 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanmış, 28 Ocak 1920’de son derece önemli olan Misâk-ı Millî kararlarını kabul etmiştir. Bu beklenmeyen durum, İtilaf Devletleri tarafında büyük bir şaşkınlık yaratmış, 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri tarafından İstanbul resmen işgal edilmiştir. İstanbul’un işgal edilmesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış sürecini hızlandırmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen Milli Mücadele'de bir dönüm noktasıdır. Bundan sonraki süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstiklal Savaşı ile ilgili kararların alınmasında milletimizin tek temsilcisi olmuştur. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile millet hakimiyetine dayalı yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, açılışından sonra zaman kaybetmeden çalışmalara başlamıştır. Meclisin açılışından bir gün sonra, 24 Nisan 1920’de Ankara milletvekili Mustafa Kemal Paşa meclis başkanı seçilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ile Heyet-i Temsiliye’nin görevi sona erdiğinden kararları yürütecek bir hükümet kurulmalıydı. 24 Nisan günü Mustafa Kemal Paşa, buna benzer düşüncelerini sunmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir önerge vermiştir. Bu önergede yer alan hususlar şunlardır: 1. Hükümet kurmak zarurîdir. 2. Geçici olarak bir hükümet başkanı seçmek veya Padişah'a vekil tanımak mümkün değildir. 3. Mecliste yoğunlaşan milli iradenin, doğrudan doğruya vatanın mukadderatına el koymuş olduğunu kabul etmek temel ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstünde bir kuvvet yoktur 4.Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplar. Meclis’ten seçilerek ve vekil olarak görevlendirilecek bir heyet, hükümet işlerine bakar. Meclis Başkanı, bu heyetin de başkanıdır. Padişah ve Halife, baskı ve zorlamadan kurtarıldığı zaman, Meclis’in düzenleyeceği kanunî esaslar çerçevesinde durumunu alır. Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği bu önerge, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Böylece, Türkiye Büyük Millet Meclisi kuvvetler birliği ilkesini benimsemiş, yasama ve yürütme yetkileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi 24 Nisan 1920'deki toplantısında ilk yasasını çıkarmıştır. Bu yasa "Ağnam Vergisi" yasasıdır. Önerilmesi, komisyona havale edilmesi ve komisyon raporunun hazırlanması İstanbul'da yapılmış olan bu yasanın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk yasası olması Ankara ve İstanbul arasındaki süreklilik ve organik bağı göstermesi bakımından önemlidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra hükümet kurma işi ele alınmasına rağmen 3 Mayıs 1920 tarihine kadar hükümet kurulamamıştır. Hükümet kurulana kadar geçen sürede 25 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Paşa başkanlığında 7 kişilik geçici bir icra heyeti oluşturulmuş; 25 Nisan 1920’de yayınlanan beyanname ile düşman propagandasına alet olunmaması istenmiş, padişah ve halifeye karşı isyanın söz konusu olmadığı ve Meclisin, vatanın parçalanmasına engel olmak için çalıştığı ifade edilmiş; 26 Nisan 1920’de Sovyet Rusya’ya gönderdiği mektupla Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilk siyasi teşebbüsünü gerçekleştirmiş ve bu mektup ile yabancı emperyalizmine karşı ortak mücadele ile askeri ve siyasi ittifak çağrısı yapılmış; 27 Nisan 1920’de Padişaha bağlılık yazısı gönderilmiştir. Ayrıca geçici heyet, Damat Ferit Paşa’nın iş başına gelmesiyle artan olayları önlemek ve Meclis'in meşruluğunu inkar edenlere karşı 29 Nisan’da Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu çıkartmıştır. Böylece meşruluğunu yalnız kendisi kabulle kalmamış bunu kamuoyuna ilan etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 30 Nisan 1920’de, Avrupa devletleri dışişleri bakanlıklarına Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulduğu haber verilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, yabancı devletlerin İstanbul Hükümeti ile yapmış oldukları ve yapacakları anlaşmaların kabul edilmeyeceği bildirilmiştir. Geçici heyetin yerine, 3 Mayıs’ta yine Mustafa Kemal Paşa başkanlığında, 11 kişiden oluşan İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) oluşturulmuştur. Meclis-i Mebusan, 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanmış, 28 Ocak 1920’de son derece önemli olan Misâk-ı Millî kararlarını kabul etmiştir. Bu beklenmeyen durum, İtilaf Devletleri tarafında büyük bir şaşkınlık yaratmış, 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri tarafından İstanbul resmen işgal edilmiştir. İstanbul’un işgal edilmesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış sürecini hızlandırmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen Milli Mücadele'de bir dönüm noktasıdır. Bundan sonraki süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstiklal Savaşı ile ilgili kararların alınmasında milletimizin tek temsilcisi olmuştur. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile millet hakimiyetine dayalı yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Açılışından sonraki ilk çalışmalarından itibaren millî hâkimiyet esasına dayalı bir yönetim anlayışı sergileyen Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstiklâl Savaşı'nı başarılı bir şekilde yönetmiş, İstiklâl Savaşı kazanılınca da 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet yönetimini resmen kabul ettiğini ilan etmiştir. Meclisin açılışının birinci yıl dönümünde, 23 Nisan “Ulusal Egemenlik Bayramı” olarak kutlanmıştır. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından, bunun sadece ulusal egemenlik bayramı olarak kutlanması yeterli görülmemiş ve 23 Nisan 1929’dan itibaren “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmıştır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 1979 yılından itibaren yabancı devlet çocuklarının da katılmaya başlaması ile uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Dünyada hiçbir devlet adamının çocuklara bayram armağan etmediği bilinmektedir. Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri de göstermesi bakımından bu davranışı çok anlamlıdır. Atatürk’ün yarının gençleri ve büyükleri olan çocuklara bir bayram armağan etmesi, diğer devlet liderlerine de örnek teşkil etmesi gereken bir davranıştır. Dünyada çocuk bayramını kutlayan ilk ve tek devlet Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. İlk yıllarda Çocuk Bayramı kutlamalarında olduğu gibi Türkiye, tüm ülke çocuklarını 23 Nisan kutlamalarına davet etmekte, Dünya Çocuk Bayramı önerisini resmî bir karar olmaksızın, fiili bir uygulama ile bu bayramı tüm dünya ülkelerine yayma amacını gerçekleştirmiş bulunmaktadır. Halen bu bayram, uygulamada ve sosyal hayatta Birleşmiş Milletler Örgütü ve uluslararası alanda resmî olarak ilan edilmese dahi tüm dünya ülkeleri tarafından Uluslararası Çocuk Bayramı olarak kabul edilmiş gibi görünmektedir. Bütün çocukların ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun.
Ekleme Tarihi: 20 Nisan 2026 -Pazartesi

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILIŞ NEDENLERİ VE SONUÇLARI:

23 Nisan Perşembe günü ulusal egemenlik ve çocuk bayramını büyük bir coşkuyla
kutlayacağız. Bütün caddeler şimdiden bayraklarla donatılmış ve reklam panolarına
günün anlam ve önemini belirten afişler asılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır.
23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgaline ve Meclis-i
Mebusan'ın İstanbul'un işgalinin ardından kapatılmasına direniş göstermek üzere
kurulmuştur. Asli görevi yürütmeyi denetlemektir ve yasama erkini kullanır.
Meclisin en önemli amacı, vatanı düşman işgalinden kurtarıp, ulusal iradeyi hakim
kılmaktı. TBMM'nin açılmasıyla, Türk tarihinde ilk defa halk iradesine dayalı bir meclis
açılmıştır. Bu meclis ile yeni Türk devleti kurulmuş oldu. Saltanata karşı gelerek,
Cumhuriyete giden ilk adım atıldı.
Seçilen milletvekilleri ve İstanbul'dan Ankara'ya gelen son Osmanlı Mebusan Meclisi
üyelerinin katılımıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. İstanbul'un işgaliyle başlayan
ve 23 Nisan 1920'de meclisin açılması arasında geçen dönemde yaşanan siyasi
gelişmeler, ülkede Cumhuriyet rejimine giden süreci hızlandırmıştı.
Türkiye'yi tanıyan ilk devlet Ermenistan'dır ama Türkiye ile Ermenistan arasında hiçbir
zaman diplomatik ilişkiler kurulmamıştır.
Ermenilerle yapılan Gümrü Antlaşması, Büyük Millet Meclisinin imzaladığı ilk
antlaşmadır. Bu antlaşmayla Kars ve çevresi kurtarılmış; hatta Ermeniler, Sevr
Antlaşması'nın geçersiz olduğunu kabul etmişlerdir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre
yürütür. İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye
sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az
yirmi üyeden meydana gelir.
Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası yaşanan gelişmeler neticesinde Mustafa Kemal
Paşa, 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişi olarak ayrılmış
ve üç gün sonra 19 Mayıs 1919’da, Samsun’a ayak basmıştır. Samsun’dan sonra gittiği
Havza’da halktan vatanın içinde bulunduğu durumun ve işgallerin protesto edilerek
mitingler yapılmasını istemiştir. Ardından kongreler yapılmış ve cemiyetler “Anadolu ve
Rumeli Müdâfaa-i Hukûk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir. 20-22 Ekim 1919’da
Amasya Görüşmeleri yapılmış ve Meclis-i Mebusan'ın açılması kararlaştırılmıştır.

Meclis-i Mebusan, 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanmış, 28 Ocak 1920’de son derece
önemli olan Misâk-ı Millî kararlarını kabul etmiştir. Bu beklenmeyen durum, İtilaf
Devletleri tarafında büyük bir şaşkınlık yaratmış, 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri
tarafından İstanbul resmen işgal edilmiştir.
İstanbul’un işgal edilmesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nin açılış sürecini hızlandırmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de
Ankara'da açılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Mustafa Kemal
Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen Milli Mücadele'de bir dönüm noktasıdır. Bundan
sonraki süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstiklal Savaşı ile ilgili kararların
alınmasında milletimizin tek temsilcisi olmuştur. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin
açılması ile millet hakimiyetine dayalı yeni bir devletin temelleri atılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, açılışından sonra zaman kaybetmeden çalışmalara
başlamıştır. Meclisin açılışından bir gün sonra, 24 Nisan 1920’de Ankara milletvekili
Mustafa Kemal Paşa meclis başkanı seçilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin
açılması ile Heyet-i Temsiliye’nin görevi sona erdiğinden kararları yürütecek bir hükümet
kurulmalıydı. 24 Nisan günü Mustafa Kemal Paşa, buna benzer düşüncelerini sunmak
amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir önerge vermiştir. Bu önergede yer alan
hususlar şunlardır:
1. Hükümet kurmak zarurîdir.
2. Geçici olarak bir hükümet başkanı seçmek veya Padişah'a vekil tanımak mümkün
değildir.
3. Mecliste yoğunlaşan milli iradenin, doğrudan doğruya vatanın mukadderatına el
koymuş olduğunu kabul etmek temel ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstünde bir
kuvvet yoktur
4.Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplar. Meclis’ten
seçilerek ve vekil olarak görevlendirilecek bir heyet, hükümet işlerine bakar. Meclis
Başkanı, bu heyetin de başkanıdır.
Padişah ve Halife, baskı ve zorlamadan kurtarıldığı zaman, Meclis’in düzenleyeceği
kanunî esaslar çerçevesinde durumunu alır. Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği bu önerge,
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Böylece, Türkiye Büyük Millet
Meclisi kuvvetler birliği ilkesini benimsemiş, yasama ve yürütme yetkileri Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nde toplanmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi 24 Nisan 1920'deki toplantısında ilk yasasını çıkarmıştır.
Bu yasa "Ağnam Vergisi" yasasıdır. Önerilmesi, komisyona havale edilmesi ve
komisyon raporunun hazırlanması İstanbul'da yapılmış olan bu yasanın, Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nin ilk yasası olması Ankara ve İstanbul arasındaki süreklilik ve organik
bağı göstermesi bakımından önemlidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra
hükümet kurma işi ele alınmasına rağmen 3 Mayıs 1920 tarihine kadar hükümet
kurulamamıştır. Hükümet kurulana kadar geçen sürede 25 Nisan 1920’de Mustafa
Kemal Paşa başkanlığında 7 kişilik geçici bir icra heyeti oluşturulmuş; 25 Nisan 1920’de
yayınlanan beyanname ile düşman propagandasına alet olunmaması istenmiş, padişah
ve halifeye karşı isyanın söz konusu olmadığı ve Meclisin, vatanın parçalanmasına
engel olmak için çalıştığı ifade edilmiş; 26 Nisan 1920’de Sovyet Rusya’ya gönderdiği
mektupla Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilk siyasi teşebbüsünü gerçekleştirmiş ve bu
mektup ile yabancı emperyalizmine karşı ortak mücadele ile askeri ve siyasi ittifak
çağrısı yapılmış; 27 Nisan 1920’de Padişaha bağlılık yazısı gönderilmiştir.

Ayrıca geçici heyet, Damat Ferit Paşa’nın iş başına gelmesiyle artan olayları önlemek
ve Meclis'in meşruluğunu inkar edenlere karşı 29 Nisan’da Hıyanet-i Vataniye
Kanunu’nu çıkartmıştır. Böylece meşruluğunu yalnız kendisi kabulle kalmamış bunu
kamuoyuna ilan etmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi 30 Nisan 1920’de, Avrupa devletleri dışişleri bakanlıklarına
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulduğu haber verilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi
tarafından, yabancı devletlerin İstanbul Hükümeti ile yapmış oldukları ve yapacakları
anlaşmaların kabul edilmeyeceği bildirilmiştir. Geçici heyetin yerine, 3 Mayıs’ta yine
Mustafa Kemal Paşa başkanlığında, 11 kişiden oluşan İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar
Kurulu) oluşturulmuştur.
Meclis-i Mebusan, 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanmış, 28 Ocak 1920’de son derece
önemli olan Misâk-ı Millî kararlarını kabul etmiştir. Bu beklenmeyen durum, İtilaf
Devletleri tarafında büyük bir şaşkınlık yaratmış, 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri
tarafından İstanbul resmen işgal edilmiştir. İstanbul’un işgal edilmesi ve sonrasında
yaşanan gelişmeler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış sürecini hızlandırmış ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde
gerçekleştirilen Milli Mücadele'de bir dönüm noktasıdır. Bundan sonraki süreçte Türkiye
Büyük Millet Meclisi, İstiklal Savaşı ile ilgili kararların alınmasında milletimizin tek
temsilcisi olmuştur. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile millet
hakimiyetine dayalı yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Açılışından sonraki ilk
çalışmalarından itibaren millî hâkimiyet esasına dayalı bir yönetim anlayışı sergileyen
Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstiklâl Savaşı'nı başarılı bir şekilde yönetmiş, İstiklâl
Savaşı kazanılınca da 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet yönetimini resmen kabul ettiğini
ilan etmiştir. Meclisin açılışının birinci yıl dönümünde, 23 Nisan “Ulusal Egemenlik
Bayramı” olarak kutlanmıştır. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından, bunun
sadece ulusal egemenlik bayramı olarak kutlanması yeterli görülmemiş ve 23 Nisan
1929’dan itibaren “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanmaya
başlanmıştır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 1979 yılından itibaren
yabancı devlet çocuklarının da katılmaya başlaması ile uluslararası bir nitelik
kazanmıştır. Dünyada hiçbir devlet adamının çocuklara bayram armağan etmediği
bilinmektedir. Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri de göstermesi bakımından bu
davranışı çok anlamlıdır. Atatürk’ün yarının gençleri ve büyükleri olan çocuklara bir
bayram armağan etmesi, diğer devlet liderlerine de örnek teşkil etmesi gereken bir
davranıştır.
Dünyada çocuk bayramını kutlayan ilk ve tek devlet Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. İlk
yıllarda Çocuk Bayramı kutlamalarında olduğu gibi Türkiye, tüm ülke çocuklarını 23
Nisan kutlamalarına davet etmekte, Dünya Çocuk Bayramı önerisini resmî bir karar
olmaksızın, fiili bir uygulama ile bu bayramı tüm dünya ülkelerine yayma amacını
gerçekleştirmiş bulunmaktadır. Halen bu bayram, uygulamada ve sosyal hayatta
Birleşmiş Milletler Örgütü ve uluslararası alanda resmî olarak ilan edilmese dahi tüm
dünya ülkeleri tarafından Uluslararası Çocuk Bayramı olarak kabul edilmiş gibi
görünmektedir.
Bütün çocukların ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.