DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
Köşe Yazarı
DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
 

GENÇLİĞİN HAYATTAN BEKLENTİLERİ:

Gençler enerjilerini sağlıklı bir şekilde boşaltamadıkları, kendilerini sağlıklı zeminlerde ifade edemedikleri ve akranlarıyla sağlıklı ortamlarda sosyalleşemedikleri sürece var olan şikayetler artarak devam edecektir. Ancak burada suçlu aranıyorsa suçlu gençler değil, onların bu ihtiyaçlarını görmeyen ve karşılamayan herkestir. Gençlik döneminin en önemli 3 temel ihtiyacı vardır. Bunlar; gencin enerjisini boşaltması, gencin kendini ifade edebilmesi ve gencin akranlarıyla sosyalleşebilmesidir. Söz konusu üç ihtiyaç belki her dönemde ihtiyaçtır ancak en yoğun olarak hissedildiği dönem gençlik dönemidir ve dolayısıyla sağlıklı bir şekilde karşılanmasının en önemli olduğu dönem de gençlik dönemidir. Çünkü hayat boyu en yüksek enerjiye gençlik döneminde sahip olur insan. Hayat boyu en çok gençlik döneminde konuşmak, anlatmak, göstermek ister kendini insan. Ve hayat boyu en çok gençlik döneminde akranlarının görüşlerine, kendini o görüşler çerçevesinde şekillendirecek kadar değer verir. Dolayısıyla gençlik döneminde en önemli gündem bu ihtiyaçların karşılanmasıdır. Değişen toplum düzeniyle birlikte gençlerin sırtındaki yük de paralel olarak artıyor. Kariyer hedefleri, maddi durum, sağlık ve ekonomi gibi unsurlar gençlerin hayatında birçok şeyin farklı olmasına neden oluyor. Şimdi gelin 21. yüzyıl Türkiye'sinde genç olmanın getirilerini birlikte inceleyelim. 1. Sosyal konulara daha duyarlı olmak. Kabul etmeliyiz ki hem dijitalin bir getirisi olarak hem de yaş grubu olarak gençler sosyal konularda sesini çıkarmayı çoğu zaman başarıyor. 2. Daima iş bulma daha doğrusu iş bulamama kaygısını taşımak. Ülkemizde bilindiği üzere üniversite okumak artık bir ayrıcalık değil. İşte bahsettiğimiz kaygı da tam bu noktada başlıyor. Üniversiteye büyük hayallerle giden birçok genç daha üniversite bitmeden iş bulamama kaygısı yaşıyor. İstihdamın yeterli düzeyde olmaması gençlerin birçoğunu bu kaygıya yönlendiriyor. Bu yüzden birçok genç okuduğu alan dışında para kazanma kaygısından dolayı çalışmak zorunda kalıyor. Gönül ister ki isteyen her insan eğitim gördüğü alanda işini severek ve en güzel şekilde yapsın. 3. Ve bazen canına tak edince gelen başka bir ülkeye yerleşme isteği! Son zamanlarda seçkin kurumlar tarafından yapılan araştırmalar bu gerçeği yüzümüze vuruyor. Sosyal medya kanallarında daha fazla beğenilmek için '' başka ülkeye gidicem yaaa.'' demekten daha ileri boyutta gerçeklik taşıyan bir mesele haline geldi bu durum. Birçok genç artık Almanya, ABD gibi ülkelere göç etmek istiyor. Bunun nedenlerinin neler olduğunu ise biraz düşünsek bulabiliyoruz aslında: daha iyi iş olanaklarına sahip olmak. 4. Dijital dönüşümün öncüsü olan bir kitlede bulunuyor olmak. Ülkenin dijitale en çabuk ayak uyduran ve bunu gerekli alanlarda bocalamadan kullanabilen kitlesi gençler. Aslında dijital dönüşümün getirileri sayesinden çalışma düzenleri, ifade özgürlüğü konusunda başarılı olan bu kitle dijitalin avantajlarını da güzel kullanıyor. 5. ''Ah bizim zamanımızda böyle miydi?'' cümlesinden yola çıkarak hangi neslin daha şanslı olduğunu düşünüp durmak. Teknolojinin gelişiminin hiç olmadığı kadar hızlı ve zirve yaptığı bir dönemin içine doğmalarına, büyük savaşlar ve yıkımlar görmemelerine rağmen Z kuşağının yüzde 56’sının kendini ebeveynlerine göre şanslı hissetmiyor oluşunun altında işsizlik, aldıkları eğitimden duydukları memnuniyetsizlik ve tüm dünyayı ilgilendiren iklim krizi gibi sorunlar yattığı söylenebilir. 6. Yılın girişimcisi olma hayalleriyle kendi işini kurmayı düşünmek. Bu cesur hareket kimileri tarafından takdir edilesi bir durum olsa da ülkenin ekonomik durumunu düşününce gençler durup tekrar düşünüyor maalesef. Ekonomik dalgalanmaların çok sık yaşandığı bir ülkede yaşıyor olmak, bu isteğin çoğu zaman sadece gençlerin hayallerinin süslenmesine neden oluyor. 7. O çok sevilen gönüllülük faaliyetlerine katılacak motivasyonu çoğu zaman bulamamak. Gönüllülük faaliyetleri insanın sosyal bir varlık olmasını destekleyen en önemli unsurlardan bir tanesidir. Fakat gençler bu faaliyetlerde yer almak için yeterli motivasyona çoğu zaman sahip değiller. Hayatlarında çoğu şeyin yolunda gitmediğini düşündükleri için ülkemizde gönüllülük faaliyetlerine katılan gençlerin sayısı çok az. 8. Gelecek için daima umutlu olmaya çabalamak. ''Umutla yaşayan, müzik olmadan da dans eder.''demiş George Herbert... Tam da bunun gibi aslında umut etmek her zaman motivasyonu artıran ve insanı yaşama bağlayan bir unsur. Türkiye'deki gençlerin birçoğu her şeye rağmen yine de umut etmeye devam ediyor. Gençlerin hayattan beklentileriyle ilgili konuşulması, düşünülmesi gereken daha bir sürü şey var. Sonuç olarak gençler hakkında bu kadar konuşur, şikâyetlerinden; onların hedefsizliğinden, boşluğundan, “garip”liğinden bahsederken resme bir adım geriden bakıp tamamını görmeye çalışmak ve sonuçtan ziyade sebep üzerinde durmak şarttır. Gençler enerjilerini sağlıklı bir şekilde boşaltamadıkları, kendilerini sağlıklı zeminlerde ifade edemedikleri ve akranlarıyla sağlıklı ortamlarda sosyalleşemedikleri sürece var olan şikayetler artarak devam edecektir. Ancak burada suçlu aranıyorsa suçlu gençler değil, onların bu ihtiyaçlarını görmeyen ve karşılamayan herkestir.
Ekleme Tarihi: 27 Nisan 2026 -Pazartesi

GENÇLİĞİN HAYATTAN BEKLENTİLERİ:

Gençler enerjilerini sağlıklı bir şekilde boşaltamadıkları, kendilerini sağlıklı zeminlerde
ifade edemedikleri ve akranlarıyla sağlıklı ortamlarda sosyalleşemedikleri sürece var
olan şikayetler artarak devam edecektir. Ancak burada suçlu aranıyorsa suçlu gençler
değil, onların bu ihtiyaçlarını görmeyen ve karşılamayan herkestir.
Gençlik döneminin en önemli 3 temel ihtiyacı vardır. Bunlar; gencin enerjisini
boşaltması, gencin kendini ifade edebilmesi ve gencin akranlarıyla sosyalleşebilmesidir.
Söz konusu üç ihtiyaç belki her dönemde ihtiyaçtır ancak en yoğun olarak hissedildiği
dönem gençlik dönemidir ve dolayısıyla sağlıklı bir şekilde karşılanmasının en önemli
olduğu dönem de gençlik dönemidir. Çünkü hayat boyu en yüksek enerjiye gençlik
döneminde sahip olur insan. Hayat boyu en çok gençlik döneminde konuşmak,
anlatmak, göstermek ister kendini insan. Ve hayat boyu en çok gençlik döneminde
akranlarının görüşlerine, kendini o görüşler çerçevesinde şekillendirecek kadar değer
verir. Dolayısıyla gençlik döneminde en önemli gündem bu ihtiyaçların karşılanmasıdır.
Değişen toplum düzeniyle birlikte gençlerin sırtındaki yük de paralel olarak artıyor.
Kariyer hedefleri, maddi durum, sağlık ve ekonomi gibi unsurlar gençlerin hayatında
birçok şeyin farklı olmasına neden oluyor. Şimdi gelin 21. yüzyıl Türkiye'sinde genç
olmanın getirilerini birlikte inceleyelim.
1. Sosyal konulara daha duyarlı olmak.
Kabul etmeliyiz ki hem dijitalin bir getirisi olarak hem de yaş grubu olarak gençler sosyal
konularda sesini çıkarmayı çoğu zaman başarıyor.
2. Daima iş bulma daha doğrusu iş bulamama kaygısını taşımak.
Ülkemizde bilindiği üzere üniversite okumak artık bir ayrıcalık değil. İşte bahsettiğimiz
kaygı da tam bu noktada başlıyor. Üniversiteye büyük hayallerle giden birçok genç daha
üniversite bitmeden iş bulamama kaygısı yaşıyor. İstihdamın yeterli düzeyde olmaması
gençlerin birçoğunu bu kaygıya yönlendiriyor. Bu yüzden birçok genç okuduğu alan
dışında para kazanma kaygısından dolayı çalışmak zorunda kalıyor. Gönül ister ki
isteyen her insan eğitim gördüğü alanda işini severek ve en güzel şekilde yapsın.
3. Ve bazen canına tak edince gelen başka bir ülkeye yerleşme isteği!
Son zamanlarda seçkin kurumlar tarafından yapılan araştırmalar bu gerçeği yüzümüze
vuruyor. Sosyal medya kanallarında daha fazla beğenilmek için '' başka ülkeye gidicem
yaaa.'' demekten daha ileri boyutta gerçeklik taşıyan bir mesele haline geldi bu durum.
Birçok genç artık Almanya, ABD gibi ülkelere göç etmek istiyor. Bunun nedenlerinin
neler olduğunu ise biraz düşünsek bulabiliyoruz aslında: daha iyi iş olanaklarına sahip
olmak.

4. Dijital dönüşümün öncüsü olan bir kitlede bulunuyor olmak.
Ülkenin dijitale en çabuk ayak uyduran ve bunu gerekli alanlarda bocalamadan
kullanabilen kitlesi gençler. Aslında dijital dönüşümün getirileri sayesinden çalışma
düzenleri, ifade özgürlüğü konusunda başarılı olan bu kitle dijitalin avantajlarını da güzel
kullanıyor.
5. ''Ah bizim zamanımızda böyle miydi?'' cümlesinden yola çıkarak hangi neslin daha
şanslı olduğunu düşünüp durmak.
Teknolojinin gelişiminin hiç olmadığı kadar hızlı ve zirve yaptığı bir dönemin içine
doğmalarına, büyük savaşlar ve yıkımlar görmemelerine rağmen Z kuşağının yüzde
56’sının kendini ebeveynlerine göre şanslı hissetmiyor oluşunun altında işsizlik, aldıkları
eğitimden duydukları memnuniyetsizlik ve tüm dünyayı ilgilendiren iklim krizi gibi
sorunlar yattığı söylenebilir.
6. Yılın girişimcisi olma hayalleriyle kendi işini kurmayı düşünmek.
Bu cesur hareket kimileri tarafından takdir edilesi bir durum olsa da ülkenin ekonomik
durumunu düşününce gençler durup tekrar düşünüyor maalesef. Ekonomik
dalgalanmaların çok sık yaşandığı bir ülkede yaşıyor olmak, bu isteğin çoğu zaman
sadece gençlerin hayallerinin süslenmesine neden oluyor.
7. O çok sevilen gönüllülük faaliyetlerine katılacak motivasyonu çoğu zaman
bulamamak.
Gönüllülük faaliyetleri insanın sosyal bir varlık olmasını destekleyen en önemli
unsurlardan bir tanesidir. Fakat gençler bu faaliyetlerde yer almak için yeterli
motivasyona çoğu zaman sahip değiller. Hayatlarında çoğu şeyin yolunda gitmediğini
düşündükleri için ülkemizde gönüllülük faaliyetlerine katılan gençlerin sayısı çok az.
8. Gelecek için daima umutlu olmaya çabalamak.
''Umutla yaşayan, müzik olmadan da dans eder.''demiş George Herbert... Tam da
bunun gibi aslında umut etmek her zaman motivasyonu artıran ve insanı yaşama
bağlayan bir unsur. Türkiye'deki gençlerin birçoğu her şeye rağmen yine de umut
etmeye devam ediyor.
Gençlerin hayattan beklentileriyle ilgili konuşulması, düşünülmesi gereken daha bir sürü
şey var.
Sonuç olarak gençler hakkında bu kadar konuşur, şikâyetlerinden; onların
hedefsizliğinden, boşluğundan, “garip”liğinden bahsederken resme bir adım geriden
bakıp tamamını görmeye çalışmak ve sonuçtan ziyade sebep üzerinde durmak şarttır.
Gençler enerjilerini sağlıklı bir şekilde boşaltamadıkları, kendilerini sağlıklı zeminlerde
ifade edemedikleri ve akranlarıyla sağlıklı ortamlarda sosyalleşemedikleri sürece var
olan şikayetler artarak devam edecektir. Ancak burada suçlu aranıyorsa suçlu gençler
değil, onların bu ihtiyaçlarını görmeyen ve karşılamayan herkestir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.