DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
Köşe Yazarı
DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
 

KADININ YERİ VE ÖNEMİ:

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i kurarak Türk milletini manda ve himayeden kurtarmış, bağımsız ve güçlü bir devletin temellerini atmıştır. Milli Mücadele'ye önderlik ederek Türk milletinin özgürlük ve egemenlik yolunda zafer kazanmasını sağlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak onları toplumun aktif bireyleri haline getirmiş, eğitim ve iş hayatında fırsat eşitliği sağlayarak kadınların özgür bireyler olarak yer almasını desteklemiştir. Medeni Hukuk’ta tek eşlilik ilkesinin benimsenmesi ile kadınları korumuştur. Kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi hayatta güçlenmesi için devrim niteliğinde adımlar atmıştır. Atatürk’ün kadına yönelik gerçekleştirdiği inkılaplar eğitim, seçme-seçilme hakkı, toplumsal hayatta yer edinme durumları toplumsal ve sosyolojik açıdan çok önemlidir. Cinsiyet ilişkilerinin bir süreç ve oluşum halinde kavranması gerekmektedir. Sosyolojik olarak tanımlanmış cinsiyet grupları içinde hiyerarşiler mevcuttur. Cinsiyet ilişkileri, tüm toplumsal ilişkiler gibi, aynı zamanda bir değişim, direnç ve mücadele alanı açmaktadır. Türk ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde olduğu gibi kadın, günümüzde de en değerli konumda, her şeyin üzerinde yüksek ve şerefli bir varlıktır. Kadın toplumun baş aktörüdür. Son yıllarda kadına yönelik şiddet nedeniyle genellikle kadın cinayetleri olarak adlandırılan ölüm olaylarında artış görülmektedir. 2022'de yaklaşık 334 kadın cinayeti yaşanmıştır. Bu tür ölümler genellikle büyük şehirlerde daha fazla gözlemlenmekle birlikte, İç Anadolu ve Marmara bölgeleri bu konuda dikkat çekmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 yılına ait verilerine göre 315 kadın; 2024’ün ilk altı ayında ise 205 kadın erkekler tarafından öldürülürken 2023’te 248; 2024’ün ilk altı ayında ise 117 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın düzeyde, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır. Bugün, Türk kadınının manası unutulmuştur. O, bunca varlıkların maddi manevi kaynağı olduğu halde yoksul bırakılmıştır. Kadına yönelik şiddetin altında, niteliği geri plana iten, şiddeti körükleyen popüler kültür yatıyor. Davranış bozukluğu, şiddetin ataerkil toplumlarda utanç verici bir şekilde normalleştirilmiş olmasından kaynaklanıyor. Atatürk, kadınların giyim-kuşamında ve toplumsal hayatta özgürlüklerini desteklemiştir. 1934’te gerçekleştirilen kıyafet devrimi ile kadınların çarşaf ve peçe giyme zorunlulukları kaldırılmıştır. Geleneksel giyim kurallarına bağlı kalmak zorunda olmayan kadınlar, daha modern ve rahat giysiler tercih etmeye başladılar. Kadın-erkek kıyafetleri ile ilgili reformda çağdaşlığı ve eşitliği hedefleyen cesur bir harekettir. Bu dönem kadınların toplumda aktif bir rol oynamalarını teşvik eden çeşitli sosyal reformlar da gerçekleştirilmiştir. Bu reformlar, Türk kadınlarının toplumsal ve siyasi yaşamda daha etkin bir rol oynamasını sağlamış, onların eğitim düzeyini artırmış, hukuki haklarını güçlendirmiş ve çalışma hayatına katılımlarını teşvik etmiştir. Atatürk'ün Türk kadınları için getirdiği bu reformlar, Türkiye'nin modernleşmesinde ve demokratikleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Aynı zamanda, dünya çapında kadınların haklarının güçlendirilmesi ve eşitlik ilkesinin yaygınlaşması açısından da büyük önem taşımaktadır. Mustafa Kemal Atatürk döneminde 1926’da Türk Medeni Kanunu'nu kabul edilerek Türk kadınlarının hukuki statülerini temelden değiştirilmiştir. Medeni kanunla birlikte, kadınlara erkeklerle eşit haklar tanındı. Miras, mülkiyet, evlenme, boşanma, velayet hakkı, mahkemelerde tanıklık hakkı gibi konularda kadınlar ve erkekler arasındaki hukuki eşitsizlik ortadan kaldırıldı. Tek eşlilik ilkesi kabul edildi. Evlenme yaşı olarak kızların 18 yaşını doldurmuş olma koşulu getirildi. Evlenme konusunda kadının asla zorla evlendirilmemesi, evlenmeye rızasını bizzat memura söylemesi şeklinde kurallar getirilerek, evlenme akdinin resmî nikâhla belediyelerde ve şahitler önünde gerçekleştirilmesi kararı alındı. Erkeğin kadını istediği zaman boşama hakkı kaldırılarak yerine erkek ve kadın eşit şekilde ancak dava açarak ve belli sebeplerde boşanabilir maddesi koyuldu. Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleri, kadınlarımızın ürettiği mal ve hizmetlerin yurt içinde ve yurt dışında pazarlama, tanıtım ve satışına aracılık ederek ülke ekonomisine ve kadın istihdamına katkı sağlayacaktır. Bu kooperatiflerin başarı ölçüsü, ekonomide yarattığı gelir ile kadın istihdamında elde ettikleri artış olacaktır. Toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargılar eşitsizliklerin, ayrımcılığın ve dışlanmanın temel nedenleri arasında. Bu nedenle insan haklarının önündeki en büyük engel. Araştırmalara göre reklamlarda kadınların erkeklere oranla daha fazla temsil edilmesine karşın erkekler kadınlardan %38 oranında daha fazla ön planda gösteriliyor. Ayrıca, erkeklerin çalışan rolünde temsil edilme oranıysa kadınlardan iki kat daha fazla. Geçmişten günümüze kadının toplumsal hayatta yer edinme hakkı Atatürk döneminde kadınlar, toplumsal hayatta aktif rol alabilmeleri için pek çok hak elde ettiler. Kadınlara medeni haklar tanındı, boşanma, miras ve mülkiyet hakları verildi. Günümüzde ise kadınlar, toplumsal yaşamda daha fazla yer almakta ve karar alma süreçlerine katılmaktadır. Ancak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hâlâ zorluklar yaşanmaktadır.    
Ekleme Tarihi: 24 Ağustos 2026 -Pazartesi

KADININ YERİ VE ÖNEMİ:

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i kurarak Türk milletini manda ve himayeden kurtarmış, bağımsız ve güçlü bir devletin temellerini atmıştır. Milli Mücadele'ye önderlik ederek Türk milletinin özgürlük ve egemenlik yolunda zafer kazanmasını sağlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak onları toplumun aktif bireyleri haline getirmiş, eğitim ve iş hayatında fırsat eşitliği sağlayarak kadınların özgür bireyler olarak yer almasını desteklemiştir. Medeni Hukuk’ta tek eşlilik ilkesinin benimsenmesi ile kadınları korumuştur. Kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi hayatta güçlenmesi için devrim niteliğinde adımlar atmıştır. Atatürk’ün kadına yönelik gerçekleştirdiği inkılaplar eğitim, seçme-seçilme hakkı, toplumsal hayatta yer edinme durumları toplumsal ve sosyolojik açıdan çok önemlidir.

Cinsiyet ilişkilerinin bir süreç ve oluşum halinde kavranması gerekmektedir. Sosyolojik olarak tanımlanmış cinsiyet grupları içinde hiyerarşiler mevcuttur. Cinsiyet ilişkileri, tüm toplumsal ilişkiler gibi, aynı zamanda bir değişim, direnç ve mücadele alanı açmaktadır. Türk ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde olduğu gibi kadın, günümüzde de en değerli konumda, her şeyin üzerinde yüksek ve şerefli bir varlıktır. Kadın toplumun baş aktörüdür.

Son yıllarda kadına yönelik şiddet nedeniyle genellikle kadın cinayetleri olarak adlandırılan ölüm olaylarında artış görülmektedir. 2022'de yaklaşık 334 kadın cinayeti yaşanmıştır. Bu tür ölümler genellikle büyük şehirlerde daha fazla gözlemlenmekle birlikte, İç Anadolu ve Marmara bölgeleri bu konuda dikkat çekmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 yılına ait verilerine göre 315 kadın; 2024’ün ilk altı ayında ise 205 kadın erkekler tarafından öldürülürken 2023’te 248; 2024’ün ilk altı ayında ise 117 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın düzeyde, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır. Bugün, Türk kadınının manası unutulmuştur. O, bunca varlıkların maddi manevi kaynağı olduğu halde yoksul bırakılmıştır.

Kadına yönelik şiddetin altında, niteliği geri plana iten, şiddeti körükleyen popüler kültür yatıyor.

Davranış bozukluğu, şiddetin ataerkil toplumlarda utanç verici bir şekilde normalleştirilmiş olmasından kaynaklanıyor.

Atatürk, kadınların giyim-kuşamında ve toplumsal hayatta özgürlüklerini desteklemiştir. 1934’te gerçekleştirilen kıyafet devrimi ile kadınların çarşaf ve peçe giyme zorunlulukları kaldırılmıştır. Geleneksel giyim kurallarına bağlı kalmak zorunda olmayan kadınlar, daha modern ve rahat giysiler tercih etmeye başladılar. Kadın-erkek kıyafetleri ile ilgili reformda çağdaşlığı ve eşitliği hedefleyen cesur bir harekettir.

Bu dönem kadınların toplumda aktif bir rol oynamalarını teşvik eden çeşitli sosyal reformlar da gerçekleştirilmiştir. Bu reformlar, Türk kadınlarının toplumsal ve siyasi yaşamda daha etkin bir rol oynamasını sağlamış, onların eğitim düzeyini artırmış, hukuki haklarını güçlendirmiş ve çalışma hayatına katılımlarını teşvik etmiştir. Atatürk'ün Türk kadınları için getirdiği bu reformlar, Türkiye'nin modernleşmesinde ve demokratikleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Aynı zamanda, dünya çapında kadınların haklarının güçlendirilmesi ve eşitlik ilkesinin yaygınlaşması açısından da büyük önem taşımaktadır. Mustafa Kemal Atatürk döneminde 1926’da Türk Medeni Kanunu'nu kabul edilerek Türk kadınlarının hukuki statülerini temelden değiştirilmiştir. Medeni kanunla birlikte, kadınlara erkeklerle eşit haklar tanındı. Miras, mülkiyet, evlenme, boşanma, velayet hakkı, mahkemelerde tanıklık hakkı gibi konularda kadınlar ve erkekler arasındaki hukuki eşitsizlik ortadan kaldırıldı. Tek eşlilik ilkesi kabul edildi. Evlenme yaşı olarak kızların 18 yaşını doldurmuş olma koşulu getirildi. Evlenme konusunda kadının asla zorla evlendirilmemesi, evlenmeye rızasını bizzat memura söylemesi şeklinde kurallar getirilerek, evlenme akdinin resmî nikâhla belediyelerde ve şahitler önünde gerçekleştirilmesi kararı alındı. Erkeğin kadını istediği zaman boşama hakkı kaldırılarak yerine erkek ve kadın eşit şekilde ancak dava açarak ve belli sebeplerde boşanabilir maddesi koyuldu.

Kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleri, kadınlarımızın ürettiği mal ve hizmetlerin yurt içinde ve yurt dışında pazarlama, tanıtım ve satışına aracılık ederek ülke ekonomisine ve kadın istihdamına katkı sağlayacaktır. Bu kooperatiflerin başarı ölçüsü, ekonomide yarattığı gelir ile kadın istihdamında elde ettikleri artış olacaktır.

Toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargılar eşitsizliklerin, ayrımcılığın ve dışlanmanın temel nedenleri arasında. Bu nedenle insan haklarının önündeki en büyük engel.

Araştırmalara göre reklamlarda kadınların erkeklere oranla daha fazla temsil edilmesine karşın erkekler kadınlardan %38 oranında daha fazla ön planda gösteriliyor. Ayrıca, erkeklerin çalışan rolünde temsil edilme oranıysa kadınlardan iki kat daha fazla.

Geçmişten günümüze kadının toplumsal hayatta yer edinme hakkı Atatürk döneminde kadınlar, toplumsal hayatta aktif rol alabilmeleri için pek çok hak elde ettiler. Kadınlara medeni haklar tanındı, boşanma, miras ve mülkiyet hakları verildi. Günümüzde ise kadınlar, toplumsal yaşamda daha fazla yer almakta ve karar alma süreçlerine katılmaktadır. Ancak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hâlâ zorluklar yaşanmaktadır.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.