Sürdürülebilirlik, gezegenimizin doğal kaynaklarını koruyarak ve gelecek nesillere
yaşanabilir bir dünya bırakarak yaşamak için kritik bir gerekliliktir. Sürdürülebilirlik,
ekosistemleri dengeleyerek biyolojik çeşitliliği korur, iklim değişikliğiyle mücadele eder
ve kaynakları etkili bir şekilde kullanır.
Genel olarak sürdürülebilirlik, toplumumuzun mevcut ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin
kendi ihtiyaçlarını karşılama olanaklarından ödün vermeden dengelemek anlamına gelir.
Amaç, uzun vadeli ekolojik dengeyi ve insan refahını sağlamaktır.
Sürdürülebilirlik kavramı, bugün ve gelecekte canlı yaşamına zarar vermeden üretim
faaliyetlerine devam edebilmek şeklinde temel olarak tanımlanmıştır. Hayatımızın her
alanında görmekte olduğumuz ve giderek artan bir öneme sahip olan sürdürülebilirlik,
Bilim dünyasında geleceği daha iyi ve yaşanabilir hale dönüştürmeye çalışan becerilerin
geliştirilmesi ile beraber bugünkü ihtiyaçlarımızı/beklentilerimizi karşılamak için
benimsediğimiz bir yaklaşım olarak tanımlanmıştır. Bütün bu tanımlar, daha yaşanabilir
bir dünya kurmak için sürdürülebilirlik kavramının temel taşlarından biri haline geldiğini
ve tüm süreçlere entegre edilmesi gerektiğini göstermektedir.
Anlamsız bir moda sözcük mü yoksa hayatta kalmanın temel kavramı mı?
“Sürdürülebilirlik” her zamankinden daha önemli ama ne anlama geliyor?
Son yıllarda kelimenin kullanımı artmış olsa da, sürdürülebilirlik kavramı aslında yeni
değildir. Kökeni, sürdürülebilir kalkınmayı ilk olarak "gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını
karşılama yeteneğini tehlikeye atmadan bugünün ihtiyaçlarını karşılayan kalkınma"
olarak tanımlanmıştır.
Günümüzde sürdürülebilirlik tanımı, gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya yaratma
ihtiyacını hâlâ vurgulamaktadır. Sürdürülebilirlik, “gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını
karşılama olanaklarını tehlikeye atmadan ihtiyaçlarımızı karşılamak" anlamına gelir.
Bu geleceği şekillendirirken sürdürülebilirlik çoğunlukla çevresel bir bağlamda ele alınır.
Çevresel sürdürülebilirlik, insan tüketiminin doğal kaynakları tüketmemesini, ekolojik
sistemlerin dengede kalmasını ve yeryüzündeki yaşamın çeşitliliğini korumasını içerir.
Ancak sürdürülebilirlik aynı zamanda ekonomik ve sosyal konularla da bağlantılıdır.
Ekonomik sürdürülebilirlik, toplumların bağımsızlıklarını koruyabilmelerini, ihtiyaç
duydukları kaynaklara erişebilmelerini ve geçim kaynaklarını güvence altına
alabilmelerini sağlamayı içerirken, sosyal sürdürülebilirlik evrensel insan haklarını ve
gerekliliklerini korumayı içerir.
Günümüz dünyasında sürdürülebilirlik, iş kampanyalarına ve stratejilerine giderek daha
fazla dahil oluyor. Peki, iş dünyasında sürdürülebilirlik gerçekten ne anlama geliyor?
Bir işletme için sürdürülebilirlik, dış çevreyi, toplumu veya toplumu olumsuz etkilemeden
faaliyet göstermek anlamına gelir. Sürdürülebilir bir iş stratejisi, bu gruplardan biri veya
birkaçı üzerinde olumlu bir etki yaratmayı amaçlayan bir stratejidir.
Uygulamada, sürdürülebilir bir iş stratejisi birçok farklı biçim alabilir ve her kuruluş için
farklıdır. Şirketler, ambalajlarında sürdürülebilir malzemeler kullanmaya başlayabilir,
çevresel emisyonları azaltmak için tedarik zincirlerini optimize edebilir ve hatta yerel
topluma fayda sağlayacak programlara sponsor olabilirler. Genel olarak, sürdürülebilir iş
stratejilerinin ele alabileceği konular şunlardır:
1)İklim değişikliği
2)Gelir eşitsizliği
3)Doğal kaynakların tükenmesi
4)İnsan hakları sorunu.
Günümüz dünyasında sürdürülebilirlik, iş kampanyalarına ve stratejilerine giderek daha
fazla dahil oluyor.
Dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla
birlikte ele alınan sürdürülebilirlik kavramı ile hayata geçirilen sürdürülebilirlik
uygulamaları, günümüzün en büyük problemlerinden biri olan iklim değişikliğine uyum
sağlanması süreçlerinde kritik rol oynar.
Üç farklı kapsamın bir bütün olarak değerlendirilmesini ve dünyanın geleceğine dair
alınan kararların bu bakış açısıyla şekillenmesini amaçlayan sürdürülebilirlik kavramının
önemi aşağıdaki gibi detaylandırılabilir.
-Doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlayarak gelecek nesillerin
de bu kaynaklardan faydalanabilmesini hedefler.
-Biyoçeşitliliğinin korunması için gerekli aksiyonların alınmasını sağlar ve bu kapsamda
yapılan çalışmaları destekler.
-Atmosferde bulunan sera gazlarının mevcut miktarının artmaması ve hatta azaltılması
için çalışmaların yürütülmesini destekleyerek küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında
tutmayı ve iklim krizinin etkilerini azaltmayı amaçlar.
-Toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik, fırsat eşitliği, adil bir çalışma ortamının
oluşturulması gibi sosyal değerlerin önemini vurgular ve toplumun birbiri ile olan
uyumunu artırır.
-Uzun vadeli, istikrarlı ve başarılı ekonomik büyümeyi destekler.
-Olumsuz çevre koşulları, ekstrem hava olayları ve doğal afetler gibi tehditlerle
mücadele ederek küresel sağlık sorunlarının önüne geçmeyi hedefler ve güvenliğin
artırılmasını sağlar.
-Azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür kapsamında şekillenen ve döngüsel ekonomiye
de katkı sunan bir bakış açısına sahip olan sürdürülebilir yaşam tarzı bireyselden büyük
kurumlara kadar çok geniş bir ölçekte uygulanabilir.
Sürdürülebilir bir yaşam için bireysel olarak yapılabilecekler şu şekildedir:
-Sürdürülebilirlik konusu ile ilgili eğitimler almak
-Tüketim alışkanlıklarını; azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür şeklinde değiştirmek
-Su tasarrufu yapmak
-Enerji tasarrufu yapmak
-Toplu taşıma kullanmak
Toplu taşıma kullanımını teşvik etmek, bisiklet sürmek, yürüyüş gibi çevre dostu ulaşım
yöntemlerini tercih etmek de bireylerin karbon ayak izini azaltacaktır. Bunlarla beraber
atıkların azaltılması için geri dönüşüme uygun malzemeleri ayrıştırmak da bireylerin
yapabileceği sürdürülebilirlik faaliyetleri arasında. Sürdürülebilirlik, küresel bir
sorumluluk ve her bireyin katkısı çok değerli. Her adım küçük ya da büyük fark
etmeksizin, toplandığında büyük bir etki yaratacaktır. Gelecek kuşaklara temiz bir dünya
bırakmak için bugünden başlayarak, sürdürülebilirlik hareketine katılmak hepimizin
sorumluluğudur.
