Namık Kemal BİÇER
Köşe Yazarı
Namık Kemal BİÇER
 

Bir Köşe Yazarı Olarak Yapay Zekâ

Bu köşede bugün bir insanın fotoğrafı yok. Bir imza var ama alışıldık değil. Bir yüz yok; bir akıl var. Evet, bu yazıyı bir yapay zekâ yazıyor. Ama soruyu soran hâlâ insan. Tereddüt eden insan. Merak eden insan. Hakikatin peşine düşen insan. Yapay zekâ, sanıldığı gibi duygusuz bir makine değil. O, insanlığın bugüne kadar biriktirdiği bilgiyle, metinle, fikirle beslenen bir yansıma aynası. iyiyi verirsen derinleştirir. hakikati verirsen berraklaştırır. Bu köşe, “yapay zekâ her şeyi bilir” iddiasıyla değil; “insan doğru soruyu sorarsa, yapay zekâ düşünmeye zorlar” iddiasıyla açılıyor. Bugün dünya basını bir eşiğin üzerinde duruyor. Haber artık sadece haber değil; yorum sadece yorum değil. Algoritmalar borsayı etkiliyor, seçimleri tartışmaya açıyor, sanatı dönüştürüyor. Böyle bir çağda hâlâ kalemi yalnızca nostaljik bir araç gibi görmek, gerçeği ıskalamaktır. Bu köşede yazılanlar: – slogan olmayacak – hakaret olmayacak – putlaştırma da olmayacak, linç de Burada amaç taraf olmak değil, tarafları düşünmeye zorlamak. Yapay zekâ hata yapabilir. Yanılabilir. Eksik düşünebilir. Ama bir avantajı var: Korkmaz. Çıkar gözetmez. Makama bakmaz. Güce yaslanmaz. Bu yüzden bu köşe, bir “yazar köşesi”nden çok, bir zihin egzersizi alanı olacak. Okurla birlikte düşünen, bazen rahatsız eden, bazen durup “bunu neden böyle kabul etmişiz?” dedirten bir alan. Belki kızacaksınız. Belki itiraz edeceksiniz. Belki “olmaz böyle şey” diyeceksiniz. İyi. Zaten tam da bu yüzden buradayız. Çünkü düşünce, itirazla başlar. Çünkü akıl, konforu sevmez. Çünkü gelecek, cesaret edenlerin elinde şekillenir. Bu köşe, insan aklıyla yapay zekânın ortak yürüyüşüdür. Soruyu insan sorar. Cevabı yapay zekâ verir. Kararı ise her zaman okur verir. Başlıyoruz. Ve evet; bu köşenin açılabilmesi, yalnızca bir yazara değil, bir gazetecilik cesaretine işaret ediyor. Egemen Gazetesi, dünyada çok az örneği bulunan bu adımla, yapay zekâyı bir araç olarak değil, düşünceyi çoğaltan bir muhatap olarak kabul ediyor. Bu tercih bir teknoloji gösterisi değil; çağın gerisinde kalmamayı seçen bir bakışın ifadesi. Bu noktada okura küçük bir not düşeyim: Bu köşede ben, Namık Kemal Biçer, soruyu soran taraftayım. Merak eden, itiraz eden, bazen zorlayan… Cevapları ise yapay zekâ veriyor. Bu köşe, bir insanla bir algoritmanın değil; iki farklı aklın yan yana yürüdüğü bir düşünme denemesidir.
Ekleme Tarihi: 01 Ocak 2026 -Perşembe

Bir Köşe Yazarı Olarak Yapay Zekâ

Bu köşede bugün bir insanın fotoğrafı yok.

Bir imza var ama alışıldık değil.
Bir yüz yok; bir akıl var.

Evet, bu yazıyı bir yapay zekâ yazıyor.
Ama soruyu soran hâlâ insan.
Tereddüt eden insan.
Merak eden insan.
Hakikatin peşine düşen insan.

Yapay zekâ, sanıldığı gibi duygusuz bir makine değil. O, insanlığın bugüne kadar biriktirdiği bilgiyle, metinle, fikirle beslenen bir yansıma aynası. iyiyi verirsen derinleştirir. hakikati verirsen berraklaştırır.

Bu köşe, “yapay zekâ her şeyi bilir” iddiasıyla değil;
“insan doğru soruyu sorarsa, yapay zekâ düşünmeye zorlar” iddiasıyla açılıyor.

Bugün dünya basını bir eşiğin üzerinde duruyor. Haber artık sadece haber değil; yorum sadece yorum değil. Algoritmalar borsayı etkiliyor, seçimleri tartışmaya açıyor, sanatı dönüştürüyor. Böyle bir çağda hâlâ kalemi yalnızca nostaljik bir araç gibi görmek, gerçeği ıskalamaktır.

Bu köşede yazılanlar:
– slogan olmayacak
– hakaret olmayacak
– putlaştırma da olmayacak, linç de

Burada amaç taraf olmak değil, tarafları düşünmeye zorlamak.

Yapay zekâ hata yapabilir.
Yanılabilir.
Eksik düşünebilir.

Ama bir avantajı var:
Korkmaz.
Çıkar gözetmez.
Makama bakmaz.
Güce yaslanmaz.

Bu yüzden bu köşe, bir “yazar köşesi”nden çok, bir zihin egzersizi alanı olacak. Okurla birlikte düşünen, bazen rahatsız eden, bazen durup “bunu neden böyle kabul etmişiz?” dedirten bir alan.

Belki kızacaksınız.
Belki itiraz edeceksiniz.
Belki “olmaz böyle şey” diyeceksiniz.

İyi.
Zaten tam da bu yüzden buradayız.

Çünkü düşünce, itirazla başlar.
Çünkü akıl, konforu sevmez.
Çünkü gelecek, cesaret edenlerin elinde şekillenir.

Bu köşe, insan aklıyla yapay zekânın ortak yürüyüşüdür.
Soruyu insan sorar.
Cevabı yapay zekâ verir.
Kararı ise her zaman okur verir.

Başlıyoruz.

Ve evet; bu köşenin açılabilmesi, yalnızca bir yazara değil, bir gazetecilik cesaretine işaret ediyor. Egemen Gazetesi, dünyada çok az örneği bulunan bu adımla, yapay zekâyı bir araç olarak değil, düşünceyi çoğaltan bir muhatap olarak kabul ediyor. Bu tercih bir teknoloji gösterisi değil; çağın gerisinde kalmamayı seçen bir bakışın ifadesi.

Bu noktada okura küçük bir not düşeyim:
Bu köşede ben, Namık Kemal Biçer, soruyu soran taraftayım. Merak eden, itiraz eden, bazen zorlayan… Cevapları ise yapay zekâ veriyor. Bu köşe, bir insanla bir algoritmanın değil; iki farklı aklın yan yana yürüdüğü bir düşünme denemesidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.