ÇİLEM ŞENESEN
Köşe Yazarı
ÇİLEM ŞENESEN
 

Bunu nasıl yaparsınız?

  İnsanoğlu yıllardan beri evcil hayvanlarla beraber yaşamaktadır. Kimi papağan, kimi balık, çoğu ise kedi ve köpekten hoşlanır. Evde beslediğimiz hayvanlar, hayatımızın birer parçası olurlar. Ailemizin üyesi haline gelirler adeta. Hareketleri, sadakatleri dikkatimizi daha çok çekmeye başlar. Bunun yanında hayvan sevmeyenler ve evde hayvan olduğu için sizi hayatından eleyenlerle de karşılaşırsınız. Oysa ki, onlar içgüdüsel olarak sevgilerini vermeye hazırdır. Sadece çocuklara değil, büyüklere de terapi yaparlar. Ülkemizin şirin bir köşesindeki barınakta köpeklerin perişan hallerini gördüm. Virüs var diye görevliler evlerindeymiş. Yuh! Senin ki can ya onların ki! Sen nasıl da kendi canının derdine düşmüşsün onları ölüme terk etmişsin…  İş bu dünyayla bitmiyor Sayın barınak görevlileri!  Allah’ın huzurunda bunun hesabını vermekten kaçabilecek misiniz bakayım… Barınakta görev yapacakların hayvansever olması gerekmez mi? İnsanlar kendi dertlerini, duygu düşüncelerini ifade edebiliyorlar, ya onlar öyle mi? Can dostlarımız görürler, duyarlar, hissederler lakin ihtiyaçlarını söyleyemezler. Onları sahiplenmek ve mutlu etmemiz gerekir. Dünyada insanların ne kadar yaşamaya hakkı varsa, hayvan dostlarımızın da vardır. Hayvanlar insana ayrı bir huzur veriyor. Kuş sesleri mesela; nasıl da farklı yerlere götürüyor insanı. Bunları unutmamak ve hayvan dostlarımızı ölüme terk etmememiz gerekiyor. Çocuklara küçük yaştan itibaren hayvan sevgisi aşılamak her anne babanın görevi olmalı.  Unutmayın!  Onlar, insanları karşılıksız sever…
Ekleme Tarihi: 07 Nisan 2020 - Salı

Bunu nasıl yaparsınız?

 

İnsanoğlu yıllardan beri evcil hayvanlarla beraber yaşamaktadır. Kimi papağan, kimi balık, çoğu ise kedi ve köpekten hoşlanır. Evde beslediğimiz hayvanlar, hayatımızın birer parçası olurlar. Ailemizin üyesi haline gelirler adeta. Hareketleri, sadakatleri dikkatimizi daha çok çekmeye başlar. Bunun yanında hayvan sevmeyenler ve evde hayvan olduğu için sizi hayatından eleyenlerle de karşılaşırsınız. Oysa ki, onlar içgüdüsel olarak sevgilerini vermeye hazırdır. Sadece çocuklara değil, büyüklere de terapi yaparlar. Ülkemizin şirin bir köşesindeki barınakta köpeklerin perişan hallerini gördüm. Virüs var diye görevliler evlerindeymiş. Yuh! Senin ki can ya onların ki! Sen nasıl da kendi canının derdine düşmüşsün onları ölüme terk etmişsin… 
İş bu dünyayla bitmiyor Sayın barınak görevlileri! 
Allah’ın huzurunda bunun hesabını vermekten kaçabilecek misiniz bakayım… Barınakta görev yapacakların hayvansever olması gerekmez mi? İnsanlar kendi dertlerini, duygu düşüncelerini ifade edebiliyorlar, ya onlar öyle mi? Can dostlarımız görürler, duyarlar, hissederler lakin ihtiyaçlarını söyleyemezler. Onları sahiplenmek ve mutlu etmemiz gerekir. Dünyada insanların ne kadar yaşamaya hakkı varsa, hayvan dostlarımızın da vardır. Hayvanlar insana ayrı bir huzur veriyor. Kuş sesleri mesela; nasıl da farklı yerlere götürüyor insanı. Bunları unutmamak ve hayvan dostlarımızı ölüme terk etmememiz gerekiyor. Çocuklara küçük yaştan itibaren hayvan sevgisi aşılamak her anne babanın görevi olmalı. 
Unutmayın! 
Onlar, insanları karşılıksız sever…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.